İşsiz bırakan da tutuklayan da aynı!

İşsizlikten intihara sürüklenen 15 öğretmenin yaşamını yitirdiği, 300 binden fazla öğretmenin iş beklediği, işi olanların da ağır çalışma koşulları altında ezildiği bir dönemde buna karşı mücadele etmek nasıl suç olabilir?

egitimemekcileridernegi.org , 19 Haziran 2010

Aralarında Mersin temsilcimiz Nuray Koç’un da olduğu 5 kişi dün akşam 21.30’da çıkarıldıkları mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildiler.

İşsiz bırakan da, intihara sürükleyen de, tutuklayan da aynı devlet!

İşsizlikten intihara sürüklenen 15 öğretmenin yaşamını yitirdiği, 300 binden fazla öğretmenin iş beklediği, işi olanların da ağır çalışma koşulları altında ezildiği bir dönemde buna karşı mücadele etmek nasıl suç olabilir?

Dershanelerde ve özel okullarda kölelik koşullarında çalışmaya karşı kadrolu-güvenceli iş istemek nasıl suç olabilir?

Devletin kendi okullarında kayıt dışı çalıştırılan, öğretmen yerine dahi konulmayan ücretli öğretmenliğin yerine insanca çalışma hakkı istemek nasıl suç olabilir?

1 milyon 300 bin kamu emekçisinin güvencesiz çalışmasını dayatacak olan kamu personeli yasa tasarısına karşı “DUR” demek nasıl suç olabilir?

Parası olmayanın hastane kapılarında ölüme terk edildiği, parası olmayanın üniversite kapılarına yığıldığı, parası olmayanın açlığa mahkum edildiği gerçeğine karşı ses çıkarmak nasıl suç olabilir?

Aynı sorunu yaşadığımız güvencesizliğe karşı Ankara’nın karlı günlerinde 78 gün boyunca sokakta yatan TEKEL işçilerinin mücadelesini kendi mücadelesi olarak görmek nasıl suç olabilir?

Şimdi soruyoruz kim suçlu?

Bütün bunları yasaları ile, fiili uygulamaları ile yapan devlet mi?

Bütün bunları kabul etmeyerek “İNSANCA YAŞAMAK, İNSANCA ÇALIŞMAK” istiyoruz diyen temsilcimiz Nuray Koç ve diğer gözlatına alınanlar mı?

Eğer suç dedikleri buysa aynı suçu bizler de işledik, işlemeye de devam edeceğiz.

Biz de, güvencesiz çalışmaya karşı mücadele eden Nuray gibi kadrolu-güvenceli iş istiyoruz. Bizi de tutuklayın!

Biz de, Genç Sen üyesi Lütfü ve Cenk gibi parasız bilimsel demokratik anadilde eğitim isitiyoruz. Bizi de tutuklayın!

Biz de, Üreti-Yorum çalışanı Selçuk gibi sanatın metalaştırılmasına karşı paranın hükmünü sürmediği kültür sanat istiyoruz. Bizi de tutuklayın!

Biz de tıpkı Devrimci Proletarya okuru Ahmet gibi işçilerin ve emekçilerin onurlu mücadelesinin parçası olduğumuzu haykırıyoruz. Bizi de tutuklayın!

Biz de tutuklanan 15 KESK üyesi gibi daha iyi bir gelecek istiyoruz. Bizi de tutuklayın!

Gözaltına alınan ve tutuklanan tüm arkadaşlarımız gibi bizler de, toplumun her kesiminin açlığa mahkum olmadığı, işsizlikten ölüme sürüklenmediği, gelecek kaygısı taşımadığı, paranın ve para ilişkilerinin hükmünü sürmediği bir yaşam istiyoruz! Bizi de tutuklayın!

İstanbul’dan EED üyeleri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*