Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » DP Ekitap Dizisi-2 : ŞİLİ’DE SINIF SAVAŞIMLARI ve EKİM İSYANI (2005-2020) – Fuat Yücel Filizler

DP Ekitap Dizisi-2 : ŞİLİ’DE SINIF SAVAŞIMLARI ve EKİM İSYANI (2005-2020) – Fuat Yücel Filizler

Devrimci Prolerya ekitap dizisinin 2.’si olan Şili’de Sınıf Savaşımları ve Ekim İsyanı, sayfamızın E-Kütüphane bölümünde yayınlandı. 1. Ekitap’ta olduğu gibi bunda da PDF, EPUB, MOBI, DOCX formatlarında dijital çıktı alarak her platformda okuabilir halde kütüphanemize ekledik.

Şili “tarih sınıf mücadeleleri tarihidir” sözünün anıtsal bir örneğidir

Bugünkü Şili coğrafyasının son 400 yıllık tarihi, adeta
namutanahi bir direnişler, mücadeleler, dünyanın bir çok
ülkesinden daha sık görülen devrimci krizler ve isyanlar
tarihidir. Şili, Marx’ın “tarih sınıf mücadeleleri tarihidir”
sözünün canlı bir anıtı gibidir. Sömürgecilere, büyük toprak
sahiplerine, kaynaşmış kent-kır kapitalist oligarşisine,
emperyalizme, faşizme, ırkçılığa, şovenizme, ataerkilliğe,
çitlemelere, doğa yıkımına, toprak gasplarına, neoliberal
kapitalizme, karşı biri bitmeden diğeri başlayan savaşım ve
isyanlar tarihi.Şili’de yalnız “iş, ekmek, özgürlük” değil her şey mücadele
konusudur: Eğitim, sağlık, ulaşım, konut, toprak, su, enerji,
doğa, kent, mekan, zaman, bellek, beden, toplumsal cinsiyet,
ezilen yerli-ırk-ulus sorunları, birey, topluluklar, özerklik,
kültür, sanat, cinsellik, aşk…


Şili mücadele tarihinin büyüklüğünde, tek başına hiçbir şey
elbette bununla açıklanamayacak olsa da, bir noktaya kadar,
özgül ve uç coğrafyasının belli rolü vardır. Kuzeyi kurak ve
susuz bölgeler ve Atacama çölü ile, batısı ve güneyi Büyük
Okyanus ile, doğusu onu Güney Amerika kıtasının da geri
kalanından ayıran And Dağları zinciriyle çevrilidir. Kuzeyden
güneye And Dağları ile Pasifik Okyanusu arasında ince bir
şerit gibi akan bu coğrafyanın büyük bölümü, aslında
Mapuche ve diğer yerli halkların topraklarıydı. Ayamara
yerlileri, bu coğrafyaya “yeryüzünün bittiği yer” derlerdi.
Dünyanın güney-batı ucu. Bir nevi bir “sürgün ülke”. Bu
coğrafya, tarihinin büyük bölümünde, Güney Amerika
kıtasının da bir nevi “kenar mahallesi”ydi.


Ama bu aynı coğrafya, buraları yurt edinen yerli halkların,
örneğin bir İnkalar ve Mayalar gibi, büyük nüfuslu yerleşik
yaşama, sınıflı toplum ve devlete (ya da buna yakınlaşan
derin bir toplumsal tabakalaşmaya) dönüşmesini sınırladı.
Mapuchelerin ve daha küçük yerli toplulukların, en azından
bir kısmının, daha yakın zamanlara kadar (19. yüzyıl)
komünal ve göçebe geleneklerini azçok koruyabilmesini
sağladı. İstilacılara ve sömürgecilere karşı direnişine yardımcı
oldu. Ve belki de, bu coğrafyanın zorlukları kadar ekstrem
doğası, bu coğrafya insanının zorluklara katlanma eşiğini,
direşkenliğini, özgürlük sevdasını, yaratıcılığını, yerli
mitolojilerinden kozmogolijiye kadar hayal gücü ve ufkunu
yükselten etkenlerden biri oldu. Mapuche ve Şili halkları,
“dünyanın bittiği yer”i boyun eğmeyen direnişleri,
mücadeleleri, isyanları, kültür ve sanatları ile bir çok kez,Latin Amerika’nın ve dünya çapında “umudun başladığı yer”e dönüştürdüler.

(Kitaptan)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*