Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Doğal gaza da büyük zam!

Doğal gaza da büyük zam!

Burjuva hükümet, elektriğe konutlarda yüzde 10 zamdan sonra doğal gaza da yüzde 14.5 zam yaptı.

Daha önce elektrik ve doğal gaz zamlarının kapıda olduğunu haberleştirmiş, şu yorumda bulunmuştuk:

Elektrik ve Doğal Gaza Büyük Zam Geliyor!

Devrimciproletarya.net, 26 Ağustos

Hükümet doğal gaz ve elektriğe büyük bir zam paketine hazırlanıyor. Hükümet daha önce doğal gaza zamma yeltenmiş, gelen tepkiler üzerine geri adım atmış, seçim sürecinde de zamlar ertelenmişti. Erdoğan seçim sürecinde bolca, “şu kadar eve doğal gaz getirdik, benim kadınım artık elinde kovayla bodrum katlarında iki büklüm uğraşmıyor, basıyorsunuz kombiye bütün ev sıcacık” edebiyatı yapmıştı. Önce ucuz doğal gaz verilip zorunlu tüketim standartı haline getirilmesinden sonra tekelci fiyatlamayla doğal gazın ateş pahası haline geldiğinden, doğal gazlı evlerde işçi ve emekçilerin kombi düğmesine basarken ellerinin titrediğinden, yine eski sobalı evlerde olduğu gibi bir odada kaloriferi çalıştırıp oturmak zorunda kaldığından, ya da günde ancak bir iki saat yakabildiğinden hiç bahsetmemişti.

Geri kapitalizm koşullarından orta-ileri kapitalizme hızlı geçiş süreciyle, yol, su, konut, elektrik, ısınma, iletişim, ulaşım, sağlık, eğitim altyapı sorunlarının çözülmesi, modern yaşam araçlarının ücra ilçelere, hatta köylere kadar girmesi, işçi ve emekçilerde uzunca bir süre yaşam standarlarında yükseliş, uygarlaşma ve refah hissi ve beklentisi yarattı. Gecekondulardan TOKİ konutlarına, sobadan kombiye, saatlerce yollarda sürünmekten metro ve metrobüse, iç hatlarda uçağa binebilmeye, yüksek hızlı trenlere, tek kanallı siyah beyaz tvden uydulu plazma tvlere, ancak sınırlı bir kesimin sahip olabildiği sabit ev telefonlarından herkesin elindeki cep telefonlarına, kişisel bilgisayarlara, her ilde açılan üniversitelere, modern hastane ve polikliniklere vb geçiş, kitlelerin de gözünü kamaştırdı, bunları kendi eseriymiş gibi gösteren AKP hükümetini desteklemesinde ve devam eden beklentilerinde önemli rol oynadı.

Ne var ki bu geçiş, uluslar arasılaşmış tekelci kapitalist üretim ve meta egemenlik ilişkilerinin yaygınlaşıp derinleşmesi temelindedir. Hiçbir boşluk bırakmamacasına yaygınlaşıp derinleşen ücretli kölelik, ancak satın alarak tüketilebilecek metalara kölelik, kapitalist özel mülkiyete kölelik temelindedir. Emeğin artan toplumsal üretkenliği temelinde gelişen kapitalizm kitlelerin toplumsal-bireysel ihtiyaç ve beklentilerini durmaksızın artırıp, bunlar için daha fazla ve daha kölece çalışmaya sürerken, bir yandan da en temel ve yaşamsal ihtiyaçlarını bile tekelci piyasa ilişkilerine bağlayıp karşılanmasını artan ölçüde engellemektedir. Ağırlaşan çalışma koşullarına, düşen ücretlere, fatura, kontur, tüketici kredisi borçları, ve en temel altyapı ihtiyaçlarından yapılan artan kısıntı ve yoksunluk eklenmektedir.

Fakat sorun geri kapitalizm koşullarından farklı olarak, altyapının, modern barınma, ısınma, ulaşım, iletişim, sağlık, eğitim vd araçlarının olmaması değildir. Herkese yetecek, bunlara şu veya bu düzeyde ulaşabilmek ve yararlanabilmek için canını dişine takmış işçi ve yoksul emekçilerin başını döndürecek ve daha fazla beklentiye sokacak kadar var ve çok olmasına karşın, bunlar üzerindeki küreselleşmiş tekelci kapitalist artıdeğer, azami kar ve piyasa ilişkileriyle kısıtlanmaktadır.

Modern yaşam araçları toplumsallaşmış emek üretkenliği temelinde ne kadar yaygınlaşırsa kapitalizmde o kadar “paran kadar” modern yaşamdır, ne kadar bollaşırsa işçi ve emekçiler için o kadar daha azdır, yaşam ne kadar kolaylaşmışsa işçi ve emekçiler için o kadar daha zordur. Ve kapitalizmin dehşet denklemi şudur: Emekgücünden başka satacak şeyleri olmayanların emekgüçleri ne kadar ucuzlarsa, kapitalistlere sattıkları emekgücü karşılığında ancak satın alabilerek karşılayabilecekleri yaşamsal ihtiyaçları o kadar daha pahalıdır!

Elektrik, doğal gaz, su, eğitim, sağlık özelleştirmelerinin giderek hızlanması, zamlar, artık basitçe “hayat pahalılığı” değil kapitalizmde işçi ve emekçilere “hayat yok” demektir. Daha az ısınma, daha az aydınlanma için daha çok çalışma demektir. Daha fazla kölece çalışma, kölece yaşam demektir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*