Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » DİHA önünde dayanışma eylemi: Özgür basın için ortak mücadeleye

DİHA önünde dayanışma eylemi: Özgür basın için ortak mücadeleye

Ahmet Davutoğlu’nun, “Türkiye’de basın özgürdür” ifadeleri kullandığı saatlerde DİHA, Azadiya Welat, Aram Yayınları ve KURDİ-DER’in bulunduğu binaya yönelik hukuksuz polis baskınını ve gözaltıları protesto eden özgür basın emekçileri bugün (29 Eylül) DİHA İstanbul önünde yaptıkları eylemde baskı ve sansürle Türkiye’de basın özgürlüğüne bir kez daha darbe vurulduğunu belirterek, ortak mücadele çağrısı yaptı.

DİSK Basın İş, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) yöneticileri, DİHA, Özgür Gündem, Sendika.Org, ETHA, Atılım, Kızıl Bayrak, JİNHA, Evrensel, Yarın Gazetesi ve diğer sol-sosyalist basından emekçilerin katıldığı basın açıklamasına EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, HDP İstanbul milletvekilleri Hüda Kaya ve Levent Tüzel, gazeteci Celal Başlangıç da destek verdi.

“Özgür basın susmayacak” yazılı pankartın açıldığı eylemde özgür basın emekçileri adına yapılan basın açıklamasını okuyan DİHA İstanbul Büro Haber Şefi Zuhal Atlan, Kürt özgür basını üzerindeki baskıların AKP hükümetinin sürdürdüğü savaş politikalarıyla ilintili olduğunu söyledi. Atlan, “Savaş hükümeti AKP ile onun lideri Erdoğan, Kürt coğrafyasında işlediği savaş suçunu kadın, çocuk, genç, yaşlı sivil ölümlerini, hak ihlallerini gizlemek amacıyla Kürt basını üzerinde kurdukları baskı, sansür, karartma ve kapatma dozunu silahlı baskınla arttırmıştır” dedi.

21. kez engellendi

DİHA’nın internet sitesinin son bir ay içinde Başbakanlık Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından 20 kez kapatıldığını hatırlatan Atlan, dün akşam gerçekleştirilen baskının ardından harekete geçen TİB’in sayfayı 21’inci kez kapatarak abonelere haber servis etmesini engellemeye çalıştığı vurgulandı.

Atlan, “Biz biliyoruz ki bu baskın Roboski katliamını dünyaya duyurmamızın bedelidir. Bu baskın iktidar uşağı basının kirli yalanlarına karşı Cizîr’de, Silopi’de, Diyadin’de ve daha birçok yerde gerçekleri gün ışığına çıkarmamızın bedelidir. Biz biliyoruz ki biz varsak bu kirli savaşın gerçekleri gizlenemeyecek” ifadelerini kullandı.

Seçim öncesinde özgür basının susturulmak istendiğinin altını çizen Atlan, halkın haber alma hakkını geçmişte olduğu gibi bugün de savunmaya kararlı olduklarını ve geri adım atmayacaklarını vurgulayarak şöyle devam etti: “Hükümet, yargı ve polisi Anayasa’nın 90. Maddesi ile bağlı bulunduklarını hatırlatıyor ve uyarıyoruz. Şu anda Kürt basın çalışanlarının özellikle Kürdistan’da can güvenliği bulunmamaktadır. Unutmayalım ki susturulan basın susturulan toplumdur. DİHA ve Kürt basın çalışanları olarak halkların, inançların ve ötekileştirilmiş tüm toplumsal kesimlerin sesi olmaya devam edeceğiz. Bu anlamda hükümeti baskısına uğrayan tüm meslektaşlarımızı ortak mücadele ve dayanışmaya çağırıyoruz.”

Açıklamanın ardından konuşan TGS Genel Başkanı Uğur Güç “DİHA olmasaydı buzdolabının içine konulan ölü çocukları bilmeyecektik DİHA’yı bu yüzden susturmak istiyorlar. Bu yüzden biz DİHA’nın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

DİSK Basın- İş Genel Başkanı Faruk Eren, hükümetin Kürt özgür basınına 1990’lı yıllarda olduğu gibi gözdağı vermeye çalıştığını ifade ederken, Atılım Gazetesi’nden Sedat Şenoğlu ise, “Biz biliyoruz ki DİHA’ya yönelik bu baskı ve zulüm son olmadı, olmayacak. Ama biz safımızı belli ettik; yandaş medya değil, yoldaş medyayız” diye konuştu.

Gerçeği susturma operasyonu

Ardından konuşan HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, operasyonun gerçeği susturma, hakikatin üzerini örtme operasyonu olduğunu belirterek, “Gerçeği susturmak aynı zamanda bir soykırımdır” dedi. Kaya, “Barış taraftarlarını, özgürlük isteyenleri, özgür basının kalemini susturamadılar, susturamayacaklar” dedi.

Hükümetin savaş politikalarının devamı

Son olarak konuşan EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ise, AKP’nin özgür basın üzerindeki baskısının Kürdistan’da yürüttüğü savaş politikalarından bağımsız olmadığını, basın üzerindeki baskıların bu savaş politikalarını devamı olduğunu vurguladı. Gürkan, baskı ve gözaltılara karşı halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceklerini ve özgür basının yanında olacaklarını kaydetti.

Açıklama özgür basına destek çağrıları ile son buldu.

Sendika.Org, DİHA

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*