Anasayfa » GÜNDEM » Dicle Nehrinin Kıvrıldığı Yerde Katliamlara Seyirci Kalmak!

Dicle Nehrinin Kıvrıldığı Yerde Katliamlara Seyirci Kalmak!

85’li yıllarda Cizre ye ilk gittiğimde Dicle nehrinin kıvrılarak yarım ada gibi yerleşim yerini sarmasından kaynaklı isminin Arapça yarım ada anlamına gelen Cezire’den cumhuriyet döneminde Cizre’ye çevrildiğini Mir Abdal Camii olarak bilinen ve 1437 tarihinde inşa edilen medresenin ayakta kalan bölümlerini gezerken şehrin isminin anlamını öğrenmiş, Şair ve yazar Şeyh Ahmet’e Xani tarafından manzum
olarak yazılmış aşk hikâyesinin kahramanları Mem u Zin ile bu aşkın engelleyicisi olan Bekir’in mezarlarının caminin güney bölümündeki bodrum katında ziyaret ettiğimde yüz yıllar öncesine gitmiş gibi allak bullak olmuştum
Son günlerde Cizre’den gelen haberlerle de bilincimiz allak bullak olmakta. Hemen her gün onlarca kişi, çoğu genç ya da çocuk yaşta insanlar öldürülüyor. 12 yaşındaki Nihat Kazanhan adlı çocuğun ölüm acısını unutturacak onlarca acıyı peş peşe yaşattılar. Devlet adeta Dicle nehrinin sardığı gibi Cizre’yi dört bit tarafından sarmış adeta kuşatma savaşı yöntemleriyle öç alıyor. Devlet, her demokratik tepkiyi öldürerek bastırmaya çalışıyor. Bu da yetmiyor, gençler ya da çocuklar ya çalışırken ya oynarken polis kurşunlarıyla can veriyor. Polis, bilinçli ve hedef gözeterek, öldürme amaçlı ateş ediyor. Karşılıklı çatışma “süsü” verilerek 60 gündür sürdürülen katliam operasyonu 11
Şubat öğle saatlerinde bitirildiği duyurulmasına rağmen evlerin bodrumlarından ölü ve yaralı haberleri gelmeye devam ediyor. Bu denli gözü dönmüşlükle sürdürülen, topyekûn Kürt halkının hedefe konduğu “had” bildirme ve “diz çökertme” operasyonları olduğu anlaşılan vahşet uygulamaları “temizleme” adı altında bölgenin İdil başta olmak üzere tüm ilçe merkezlerini sıra ile gezeceğini tahmin etmek, yaşanan acıların katmerleşeceğini ön görmek için kâhin olmaya gerek yok. Açık faşizm uygulamaları ortalık yerde durmakta. Cumhurbaşkanlığı da yapmış olan kıdemli siyasetçi Süleyman Demirel’in lafıdır. “ Cinayetin faili bulunmamışsa o cinayet veya cinayetlerin faili devlettir .” Doğru söze ne denir? Elbette doğru denir. Artık her gün yeni bir ölüm haberi almak istemiyoruz.
Artık sözün hükmünü yitirdiği yerdeyiz. Bu cinayetlere daha fazla sessiz kalınamaz. Başta Kürt halkı olmak üzere tüm toplum bu gerilim ve şiddet politikalarına karşı öfke patlaması haleti ruhiye sindedir. Evet, Cizre’de yaşananlar her geçen gün bizleri de daha derin bir endişeye ve öfke seline sürüklemekte. 70’i aşkın insanın kurşunlanıp, yakılarak katledilmesi, vicdan sahibi hiçbir insan tarafından anlaşılır ve kabul edilir değildir. Özellikle DTK HDP DBP ve diğer demokratik kitle örgütlerinin yarıları kurtarma çalışmaları, beyaz bayraklı, beyaz baş örtülü anaların evlatlarını alma gayretlerinin kolluk tarafından sürekli engellenip bodrum katlarına sığınmış insanların göz göre ölüme terk edilişlerine sessiz kalan her kez Cizre de yaşanan katliamın suç ortağı olarak kayıtlarımıza geçecektir.
Devlet ve Siyasi iktidar Cizre’de olan bitenlerden sorumludur. Hrant Dink’in katledilmesi döneminde hakkında tutuklama talebi bulunan ve yurtdışına çıkış yasağı konmuş bir kişinin Cizre’ye Emniyet Müdürü olarak atanmasından tutun da “ipten kazıktan kurtulmuş” sürgün devlet görevlilerinin atama yeri haline getirilmiş bir coğrafyaya dönüştürülen bölge illerindeki tüm kolluk devlet memuru profilleri
olumsuzdur. Cizre’yi 1990’ları bile aratacak denli korkunç bir şiddet ablukasında tutan bu hukuk dışı, insanlık dışı saldırılardan kaygılanmamak elde değil. Çünkü her gelişme bölge halkının sabrını ve çözüm sürecine olan desteğini biraz daha zayıflattığını gün be gün umutların bir arada kardeşçe yaşama iradesinin eridiğini gözlemleye biliyorum..Hükümete ve devletin sorumlu kademelerine bulunanlar bir an evvel Cizre’de yaşattıkları vahşeti açıklamalı, sorumluları adalet önüne çıkartılacağını duyurup, Cizre halkından özür dilenmelidir. Cizre başta olmak üzere tüm yerleşim bölgelerinde normal şehir yaşamına dönülmesi için gereken düzenlemeler hayata
geçirilmesi de ihmal edilmemelidir.
Göksel Rıza ÖZKAN
Eğitim Emekçisi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*