Anasayfa » GÜNDEM » Devlet yine kaybetti: Gezi Parkı direnişle yeniden “açıldı”

Devlet yine kaybetti: Gezi Parkı direnişle yeniden “açıldı”

İşçi ve emekçilerle alay edercesine Gezi Parkı’nın bir açılıp bir kapatıldığını açıklayan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu saatler süren saldırı ve direnişin ardından Gezi Parkı’nı yeniden açmak zorunda kaldı. Saat 00.00 civarından bu yana kentin ortasındaki parka insanlar üzerleri ve çantaları aranarak alınıyor. Ancak polis saldırısı Galatasaray Lisesi ve İstiklal caddesi civarında devam ediyor.

Türk polisinin bugün plastik mermi, gaz bombası ve TOMA’larla saldırısında başından yaralanan 17 yaşındaki lise öğrencisinin ameliyattan çıktığı açıklandı. Parkın açılıp kapatılmasının ardından gözaltına alınan Taksim Dayanışması üyeleri Mimarlar Odası Sekreteri Mücella Yapıcı, mimar Cansu Yapıcı, Mimarlar Odası 2.Başkanı Sabri Orcan, İstanbul Tabipler Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu, TMMOB İKK temsilcisi Süleyman Solmaz, Şehir Plancıları Odası Sekreteri Akif Burak Atlar, şehir plancısı Sezi Zaman, HDK Merkez Yürütme Üyesi Ender İmrek, Hakan Dilmeç, TKP MK Üyesi Erkan Baş, EMO İstanbul Şb. Bşk. Beyza Metinler, İclal Bozkaya, Aral Demircan, EHP Yöneticisi Emre Öztürk, Kamil Tekerek, Ongun Yücel, İsmail Sürücüoğlu, Halit Güven, Haluk Ağabeyoğlu, Elçin Fırat, Ali Akgün Ekici, Murat Sezin, İsmail Bozkaya, Ayşe Adanalı, EMEP yöneticisi Ercüment Akdeniz, FKF Sözcüsü Erçin Fırat, Sevil Kahraman, Ahmet Aktaş’ın dışında da çok sayıda gözaltı olduğu bildiriliyor. Polis ara sokaklardaki herkese plastik mermi saçıyor.

Taksim’deki saldırı üzerine Beşiktaş Abbasağa Forumu’nun kararıyla Ihlamurdere yönüne yürüyüş yapıldı. Büyükdere ve Kartal’dan da yürüyüşler başlatıldı.

Cumartesi günü palasıyla direnişçilere saldıran ve kendisini “mağdur küçük esnaf” olarak göstermeye çalışan Sabri Çelebi’nin ardından bu kez de silahlı bir “esnaf” Gezi Parkı direnişçilerine silah çekti ve ateş etti. Kuşkusuz bu “küçük esnaf” edebiyatı, biraz ekonomi ve ticaret bilgisine sahip hiç kimsenin inanmayacağı bir demagojiden ibaretti.
sahis

Yoğun bir işçi düşmanlığı ile iç içe geçmiş tarihsel gericilik birikiminin iç içe geçtiği, Erdoğan’ın “Zor tutuyoruz” söylevi ile işaret verdiği Taksim’in, Tophane’nin burjuvaları, satırları, palaları ve silahları ile Gezi direnişçilerine karşı saldırıya geçtiler. Bunlardan Sabri Çelebi’nin adı saldırıdan birkaç saat sonra TC kimlik numarasına varana dek sosyal medyaya düşünce babası “özür dilemek” zorunda kalmıştı!

Ancak bugünün bir kez daha yerlerde sürünen ismi, tükürdüğünü yalamak zorunda kalan Vali oldu!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*