Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » ‘Der Imker – Arıcı’

‘Der Imker – Arıcı’

Rojavalı yönetmen Mano Khalil’in İsvicre’de ve Türkiye Kürdistan’inda çektigi filmi  ‘Der Imker – Arıcı’ adlı belgeseli İsvicre’de vizyona girdi.
Bir Kürt babanın İsviçre’deki öyküsünü anlatan film hakkında Mano Khalil ile görüştük.
Bu filmi çekmek fikri nerden geldi?
Ben Suriye kürtlerindenim. İsvicre’de arıcılık üzerine bir film çekmek istiyordum. Araştırmalarım üzerine kebap haricinde bir Kürdün arıcılıkla uğraşması ilgimi çekti. Ve böylece film serüvenimiz başladı.
Fakat film daha çok bir babanın dramını ele almış.
Evet İbrahim Gezer ile tanıştıktan sonra yasam öyküsünü dinledim. Hayat hikayesi de mesleği kadar ilgi çekiciydi. İbrahim’in yaşamını anlatmak benim için daha önemliydi. Bir Kürdün tüm acılarına rağmen Avrupa’da hayata tutunma micadelesini anlatmak bir Kürt olarak üzerime düşen görev olarak hissettim.
Film konusu değişince İbrahim Gezer’in tepkisi ne oldu?
Bu fikri kendisiyle paylaştığımda filmde yer almak istemedi. İlk elde ilişkimiz koptu. Ama kendisini ikna etmek için uğraştım sonunda kabul etti.
Sizce film beklediğiniz ilgiyi gördü mü?
Evet hatta beklediğimin üzerinde bir ilgi gördü. Film Almanca, Fransızca alt yazılı olarak vizyona girdi. Alman kantonlarından sonra şimdi de Fransız kantonlarında vizyonda. Salonların dolu olması da sevindirici.
Türkiye’de film çekimlerinde engellerle karşılaştınız mı?
Farklı yöntemler kullanmak zorunda kaldık. Arıcılık üzerine filmi çektik. Bir şeyi yapmak istediğinizde araçlarını da buluyorsunuz diyelim.
Şu an başka bir projeniz var mı?
Avrupalı bir anneden doğan bir gencin, Kürdistan da babasını araması konulu Kırlangıç adlı bir film çekiyoruz.
Teşekkürler.
‘Der Imker – Arıcı’, bir Kürt babanın acılı yasam öyküsü karşısında umutlarını yitirmeden hayata tutunmasını anlatıyor. Gerillaya katılan kızının sonradan ölüm haberi gelmesi üzerine karısı intihar ediyor.
Daha sonra oğlu gerillaya katılıyor. Yapılan baskılara boyun eğmeyerek yedi yıl arılarıyla dağda kaçak yaşıyor.
Daha sonra İsviçre’ye gelen İbrahim tüm engellemelere rağmen İsviçre’de de arıcılık yapmaya başlıyor. İsviçre’de oğlunun ölüm haberini alan baba Alp dağlarında arılarında teselli buluyor.
İbrahim Gezer: “Ben filmi şehit olan iki evladım ve tüm şehit evlatlarıma adıyorum. Belgeselin politik öğeleri mümkün olduğunca ön plana alındı. Ülkede yaşadıklarım, Kürt olmam, iki evladımı özgürlük saflarında yitirmem, sürgün olmam ve şu anda da mücadeleye hizmet etmem bütün bunlar filme politik bir içerik kazandıyor. Alp Dağları’ndan Engizekler’e, Nurhaklar’a bakmaya devam edeceğim ve bir gün mutlaka ülkemin dağlarında evlatlarımla birlikte olacağım.” diyor 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*