Anasayfa » GENÇLİK » Davutpaşa: “Hepimiz ölürüz, havaya uçarız!”

Davutpaşa: “Hepimiz ölürüz, havaya uçarız!”

Davutpaşa Katliamı’nın davası, yine ertelendi.

İstanbul-Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 14 Temmuz’da görülen davada; belediyenin denetimi ele alındı. Katledilenlerin yakınları ve avukatlar; zabıtanın arada bir atelyeye geldiklerini; ancak, asıl denetlenecek yer, kilitli ve fabrikanın sahibi Selçuk Başar’ın bürosunun yanında olduğundan, es geçildiği, suçlamasında bulundular. Sanık olarak çağırılan, belediyenin zabıta müdürü, ruhsat müdürü, imar planlama müdürü vb.; sorumluluğu ve suçu birbirlerine atarak, sıyrılmaya çalıştılar.

Katledilen işçilerden Semra Bakkal’ın çocuğu, Ebru’nun tanıklığı ve sanıkların avukatı arasındaki mücadele; mahkemenin sınırlarının çok ötesine geçiyordu. Mahkemeyi, davayı, Davutpaşa’yı, İstanbul’u aşıp; işçi sınıfı ile sermaye arasındaki uzlaşmaz karşıt kutuplaşma ve mücadeleyle bütünleşiyordu:

Ebru: “Anneme destek olmak için orada birkaç gün çalıştım. Patlamadan günler önce, annem bana, ‘Burası patlayabilir!’ dedi. ‘Patlarsa ne olur?’ diye sordum. ‘Hepimiz ölürüz, havaya uçarız!’ dedi.
Yargılananların avukatı: “Seni kim yönlendiriyor, kimin telkini var!”
Ebru: “Kimsenin telkini ile burada değilim. Benim annem öldü!”

Dava, hala soğutamadığı öfkeyi, 25 Ekim’e erteledi.

“Her yere başvurduk, fakat …”
Zeytinburnu-Davutpaşa’da, kapitalist Selçuk Başar’a ait maytap fabrikasında, 31 Ocak 2008 tarihindeki patlama sonucunda; 21 işçi katledilmiş, yüzden fazla kişi de yaralanmıştı.

İşçi katliamının ardından, sermayenin devleti, parmağını dahi kıpırdatmadı! İşçiler, emekçiler, sendikalar dahil kitle örgütleri; katliamın hesabını sormak ve devletin en küçük bir girişimde dahi bulunmamasını protesto etmek üzere; uzun bir dönem, sürekli eylemler yaptılar…

Sermayenin devleti, 1,5 yıl boyunca, katliamı unutturmaya ve sınıf kiniyle hesap sormayı soğutmaya çalıştı. Biriken sınıf kini ve eylemlerin süreklileşmesi nedeniyle, başarılı olamadı!

Gerekli her yere başvurduk. Dosyalar bıraktık. Ancak buna rağmen bir sonuç alınamadı. Hala bir ceza davası açılmadı!” (Cumartesi eylemlerinden, Taksim Tramvay Durağı, 11 Haziran 2009, İdris Çabuk)

Bazı olayların ardından hemen dava açılıyor, sonuca ulaşılıyor. Ablamı kaybettiğim, Davutpaşa’daki patlamanın ardından ceza davası hala açılmıyor!” (Serpil Bakkal, aynı eylem)

1,5 yıl: Soğutamadınız, soğutamayacaksınız!
Nihayet, 2009 Kasım’ında iddianame tamamlanabildi! Bilirkişi raporunda, katliamda “kusurlu” görülenlerin, belediyeden (İBB), İçişleri, Çalışma bakanlıklarıyla, devletin tepelerine kadar uzanması; devletin restiyle karşılandı: “Soruşturma izni verilmemiştir!”; imza, Kaymakam, Vali vb.

İddianame, katliamda “kusurlu” görülen, 8 kişi hakkında, 15 yıla kadar hapis istiyordu.

18 Şubat 2010’daki ilk duruşmada; İBB’nin, Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ’nin, İçişleri ve Çalışma bakanlıklarının davaya dahil edilmesi isteği; mahkeme tarafından reddedildi.

Biz adalet istiyoruz. Sorumluların ortaya çıkarılıp, cezalandırılmasını bekliyoruz. Başka Davutpaşalar olmasın, başka anaların canları yanmasın istiyoruz!” (Katliamda kızı işçi Semra Bakkal’ı yitiren Nigar Bakkal; mahkeme önündeki “Adalet istiyoruz!” pankartlı eylemde)

Dava 29 Nisan’a ertelendi. İkinci duruşma, ertelendi; 14 Temmuz’da görülen üçüncü duruşma, ertelendi; …

Davutpaşa, birikiyor
Davada; son duruşmada suçu birbirine atanlar, yani İBB müdürleri, atelyenin bulunduğu binanın sahipleri ve atelye amiri, yargılanıyor.

İşçiler, katliamda yakınlarını kaybedenler; patlamada yıkılan bölgenin, katledilenlerinin anısına park yapılmasını istiyorlar.

Aynı gün; bu kez Kütahya-Gediz’den geldi acı haber. Kömür ocağı, dinamit, bir işçi daha katledildi: Abdullah Ulutürk

Sermaye, iş cinayetleriyle, katlediyor.
Devlet, iş cinayetlerinin önünü açıyor, sınıf kinini soğutmaya çalışıyor.
Davutpaşa, birikiyor…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*