Anasayfa » GENÇLİK » Çok ileri gittiniz, şimdi her şeyi istiyoruz!

Çok ileri gittiniz, şimdi her şeyi istiyoruz!

“19 Mayıs Atatürk’ü anma, gençlik ve spor bayramı” Hükümetin operasyonuyla 19 Mayıs ve Atatürk vurguları epey geri plana atılarak, “neoliberal muhafazakar light Atatürkçü çağdaş dindar post-modern bir gençlik ve spor festivali”ne çevrildi. Tepedeki Atatürkçü gençlik mi dindar gençlik mi tartışmaları süredursun, biz “gençlik haftası” vesilesiyle asıl dünya gençlik isyanlarının sesine kulak verelim:

İspanya Geleceksiz Gençlik Hareketi‘nden Victor Valdes: “Gençlik ve işçi sınıfı, direnişle, mücadeleyle ve kapitalist elitler ve hakim sınıflarla net ve cepheden karşı karşıya geldi. Bu ancak emeklilik reformunu geri aldırmanın gereklerini yerine getirerek, eğitimin ticarileştirilmesi darbeleyerek, toplumsal ve evrensel barınma hakkının onurlu bir tarzda kazanılması için, şirketler için artık yeterince karlı olmadığımız için haksız yere işten çıkarılmamıza izin veren iş hukukunu kaldırarak gerçekleşecek. Çünkü, çok ileri gittiniz, şimdi her şeyi istiyoruz!

İngiltere’de genç bir siyah isyancı televizyondaki bir röportajda eylemlerin sebebini soran spikere yanıt veriyor: “Eğer isyan etmeseydik siz bugün bizimle konuşuyor olmayacaktınız. İki ay önce Scotland Yard’a yürüdük, hepsi siyah olan iki binden fazla insan, gayet barışçı ve sakin bir yürüyüştü, ve ne oldu biliyor musunuz? Basında tek bir kelime dahi çıkmadı. Dün geceki isyan ve yağmalamadan sonra etrafınıza bakın.”

İtalyan gençlik hareketinden Andrea De Marchıs: “Dünyada gelişen gençlik isyanları ile kapitalizmin yıkıcılığı ve dayattığı geleceksizlik arasında sıkı bir ilişki var. Gençler krizin etkilerine karşı mücadele yürütüyorlar. Yunanistan, İngiltere, Arnavutluk, İspanya ve dünyanın çeşitli ülkelerinde gençlerin düşmanları ve talepleri ortaktı. Çünkü, büyüyen kriz sonucunda işçilerin, öğrencilerin kazanılmış hakları ellerinden alınmaya başladı. İtalya’da da son dönemde güçlü biçimde gelişen mücadelenin iki ana unsuru, kamu okullarının ve üniversitelerin özelleştirilmesine karşı gelişen gençlik hareketi ve işçi sınıfı mücadelesi. Bu iki hareket açısından ilk zamanlarda öğrenciler okullarında, işçiler fabrikalarında dirensinler şeklindeydi. Ancak çıkarılan yasalar ve devam eden hak gaspları karşısında politik bir mücadele yürütmenin gerekliliği anlaşıldı. Ve şimdi sokaklarda, meydanlarda gençlikle işçiler ittifak kurdular. Öğrenciler, kamu çalışanları, işçiler sokaklarda biraraya gelerek muazzem eylemler gerçekleştirdi. ‘Parlamentoyu saracağız’ bu eylemlerde ana slogan oldu. ‘Gücü elimize alalım, krizden çıkış yolu bu!’ sloganlarıyla yürüdük. ”

Şili’de parasız eğitim talepli 100 binlerce kişilik, 2 bakan deviren, hükümeti sallayan aylar süren ve halen devam eden öğrenci hareketinden gençlerin, “Şili’de gençlik neden isyan ediyor?” sorusuna yanıtı: “Somut taleplerimiz; eğitimde kâra son, halk için ve nitelikli eğitim. Bu talebi anlamak için, Şili’de eğitimin büyük bölümünün, temel, orta ve yüksek eğitim düzeyleri gibi çeşitli düzeylerde, pazarın bir parçasını oluşturduğunu ve arz talep üzerinden işlediğini göz önünde bulundurmak gerekir, öyle ki yüksek eğitim ya da üniversite eğitimi emekçi çocuklarına yasak hale gelir. Eğer bunlar, eğitimlerini tamamladıktan sonra ancak birkaç yıllık çalışmayla ödeyebilecekleri şekilde yüksek faizlerle bankalara borçlanmazlarsa. Ancak şüphesiz, öğrenci isyanı somut taleplerden çok daha fazlasıdır. O, tüm dünyada eşitsizlik seviyesinin en fazla olduğu toplumlardan birini, neoliberalizmin cenneti olan bir ülkeyi merkez alan bir toplumsal patlamadır. Şu andaki öğrenci hareketinin acil sonucu ne olursa olsun, toplumsal dönüşümün büyük çizgileri kuruldu ve Şili’de yeni ve daha büyük öğrenci ve halk mücadelelerinin habercisi.”

Mısır’da Mübarak’in devrilmesinde de rol oynayan 6 Nisan Gençlik Hareketi‘nin isyanın ilk dönemlerinde Tahrir Meydan’ından yayınladığı deklarasyon: “Mısır gençleri ayağa kalkmışlar ve tiranlara karşı mücadele etmişlerdir. Büyük bir cesaret ve sabırla çıplak göğsümüze kurşunlar yedik. Tahrir Meydanı’ndan şunları duyuruyoruz: Şu taleplerimiz karşılanıncaya kadar dayanacağız. Mübarek derhal iktidardan inmelidir. Meclis ve senato feshedilmelidir. Özgürlük ve sosyal adalet ilkelerini güvence altına alan yeni bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır. Tahrir Meydanı’nda yüzlerce kişinin öldürülmesinden sorumlu olanlar yargılanmalıdır. Gözaltındakiler derhal serbest bırakılmalıdır. 25 Ocak ve 28 Ocak gösterileri çağrısında bulunan bütün gençlik grupları bu taleplerde hemfikirdir. Ayrıca, gösterilerin son bulmasını ve Mübarek hâlâ iktidardayken müzakerelerin başlamasını öne süren “Akil Adamlar Komitesi” olarak bilinen grupla aramızda hiçbir koordinasyon bulunmadığını duyurmak istiyoruz. Mübarek ayrılıncaya kadar hiçbir müzakere olmayacak, olabilecek herhangi bir müzakere yetki devriyle ilgili olacaktır.”

Bizim gençlik bayramımız, küresel planda yaygınlaşan isyanlarımızdır!…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*