Anasayfa » NEYİ SAVUNUYORUZ (sayfa 10)

NEYİ SAVUNUYORUZ

Neoliberal kapitalizmde demokrasi ve faşizm-2: Kürt ulusal hareketi

Kürt ulusal direniş hareketinin etkileri Türkiye’de 2013’ün ikinci yarısında Gezi, hemen ardından 2014’te Kürt ulusal direniş hareketinin Rojava ve Şengal direnişleri, 6-7 Ekim isyan ve direnişi, rejimi ve iç ve dış politikalarını sarstı, kırılganlaştırdı, eskisi gibi sürdülemez hale getirdi. İsrail-Filistin’de “iki devletli çözüm süreci” gibi, Türkiye-Kürdistan’da “AB yerel özerklik şartı ve/veya Anayasal vatandaşlığa dayalı çözüm süreci” iflas etmekte gecikmedi. Kürt ...

Devamını Oku »

Neoliberal kapitalizmde demokrasi ve faşizm

Neoliberal Kapitalizmde Demokrasi ve Faşizm başlıklı, Ekim-Kasım 2016’da kaleme alınan, kitap olarak yayıma hazırlanan çalışmanın bir kısmını 4 bölümlük bir yazı dizisi olarak yayınlacağız. Türkiye 2005-2016 Türkiye’de neoliberal burjuva demokrasisine geçiş süreci, hızlandırılmış neoliberalizasyon politikaları ve neoliberal demokrasinin giderek despotiklaşme eğilimiyle iç içe gelişti. AKP hızlı neoliberal küreselleşmeci, ABci ve “askeri vesayet rejimi” karşıtı olarak topa girdi. Dünya Bankası-İMF (Derviş’in ...

Devamını Oku »

Hayır’ın İçinden Geçerek İleri

G.Lukacs, Lenin’in diyalektik düşünce tarzını incelediği “Lenin’in Düşüncesi, Devrimin Güncelliği” adlı kitabında, Lenin’i ve dolayısıyla Bolşevik Parti’ yi oportünist akım ve kişilerden ayıran iki özelliğin altını çizer. Birincisi, devrimin her koşulda güncelliğini koruması, bu stratejik hedefin gözden kaçırılmaması ve her soruna proletaryanın sınıf perspektifiyle yaklaşılmasıdır. Şöyle der Lukacs: “Bütün oportünist akımların ortak özellikleri olaylara asla proletaryanın sınıf açısından bakmamaları, böylece ...

Devamını Oku »

Kızıl hayalet: Bir kutupta sermayenin el koyduğu en gelişkin zihinsel yetilerimiz, diğer kutupta entelektüel sefaletimiz…

OHAL ve KHK’larla yeni bir istim kazanan burjuva oligarşik devlet baskı ve saldırıları dalgası, bu tür devlet terörizasyonu dalgalarında hep olduğu gibi, toplumsal muhalif, ilerici aydınları da hedefliyor. Toplumsal muhalif aydın, sanatçı, bilim insanı, akademisyen, eğitim emekçisi, gazeteciler tutuklanıyor ya da kamudaki görevlerinden, işlerinden atılıyor. Kürt halkı ve basınıyla dayanışmak; rejime ve bürokrasiye muhalefet etmek; neoliberal kapitalizmi eleştirmek; muhalif sendikal, ...

Devamını Oku »

Cerablus’un arka planı: ABD-Rusya’nın Suriye’deki yeni strateji platformu

Başbakan Binali Yıldırım, Cerablus işgalini realize etmeye çalışırken, şu beylik “Suriye’nin geleceğini Suriyeliler tayin edecektir” klişesini tekrarladı. “Suriyeliler”e neden sonra yeniden Esad güçlerini dahil ederken, tabii yine Kürtleri ve demokratik Arap güçlerini dışında tuttu. Ancak bu sözün arka planında, küresel güçlerin Suriye stratejisi platformunda yaşanan bir değişim var. Hem Esad rejimi hem de IŞİD ile savaşmada ağır başarısızlık ve hezimete ...

Devamını Oku »

Cerablus harekatı üzerine notlar

Suriye’de iç içe geçmiş çoklu küresel, bölgesel, yerel kapitalist güçler arasındaki hegemonya, yayılma, nüfuz, pay ve yeniden dizayn atak ve manevraları daha karmaşık bir evreye girdi. Suriye savaşlarında önceki kritik dönemeç noktaları: 1- Rusya, İran, Hizbullah desteğindeki Esad rejiminin yıkılmayacağının anlaşılması, ve ABD, AB (hatta en son Türkiye tarafından) en azından bir “geçiş süreci” için kabullenilmesi; 2- Rusya ve İran’ın ...

Devamını Oku »

Tekelci burjuvazinin savaşına değil sınıf kavgamıza asker yazılalım!

28 Ağustos 2012’de yayınlanmış yazımızı, bir dizi yönüyle TSK-ASAD ve cihadçı ve çapulcu çetelerinin Cerablus harekatı ve SDG/YPG’ye saldırı tehdidinin güncelliği nedeniyle yeniden yayınlıyoruz.    Bölgede Tunus’ta gelişip tüm coğrafyaya yayılan halk ayaklanmalarını tetikleyen bir etken tekçi gerici rejimlerin işçi sınıfı ve emekçileri mahkum ettiği özgürlük yoksunluğuysa diğeri de küresel kriz koşullarında çok daha ağırlaşan neoliberal yıkım politikalarıdır. Bir tutsak ...

Devamını Oku »

ASAD’ın Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı yapılması, çaresizliğin ifadesidir!

Özel askeri eğitim ve danışmanlık şirketi adı altında Türkiye, Kürdistan, Ortadoğu, Afrika ve müslüman ağırlıklı ülkelerde geniş kontrgerilla ve paralı askerlik organizasyon, eğitim ve faaliyetleriyle bilinen ASAD ve başkanı özel harpçi emekli general Tanrıverdi, Erdoğan tarafından cumhurbaşkanlığı başdanışmanlığına getirildi. Tanrıverdi, 12 Eylül askeri faşist darbesiyle ordu içinde hızla yükseldi, Kenan Evren’in gözde subaylarından biri oldu. Tümgeneral rütbesiyle, Kürdistan’da binlerce Kürt ...

Devamını Oku »

Saray’da büyük burjuva mutabakatı

AKP-Erdoğan, darbe girişiminin ardından küresel mali oligarşik burjuvaziye derin bağlılığını sunmak, güven telkin etmek ve istedikleri neoliberal yatırım ortamı programlarını birinci öncelikleri arasında olduğunu göstermek için çırpınıyor. Darbe girişiminin hemen ardından Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, en büyük 3 emperyalist yatırım bankasının telekonferans sistemiyle organize ettiği bir toplantıda, küresel mali sermaye gruplarının Türkiye’deki yatırım ve çıkarlarına ilişkin kan ter ...

Devamını Oku »

Önce toplumun kendisine ayrıcalık, üstünlük, otorite taslayan bir devlete mecbur olduğu önyargısından kurtulmak gerekir!

OHAL kapsamındaki KHK’larla burjuva devlet aygıtının iç işleyişi ve kurumlar arası güç ilişkileri yeniden düzenleniyor. Askeri Hastaneler Sağlık Bakanlığına, Askeri Yargı Adalet Bakanlığına, Jandarma ve Sahil Güvenlik İç İşleri Bakanlığına, Kuvvet Komutanlıkları Milli Savunma Bakanlığına, Genelkurmay Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığına bağlanıyor. Askeri Okullar kapatılarak Milli Savunma Bakanlığı bünyesine kurulacak, yönetim kademeleri Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı tarafından atanacak Milli Savunma Üniversitesi kuruluyor. Jandarma ...

Devamını Oku »