Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » “Bölgesel Rejim Krizi ve Sınıf Mücadelesi” Panel-Söyleşi’si gerçekleştirildi

“Bölgesel Rejim Krizi ve Sınıf Mücadelesi” Panel-Söyleşi’si gerçekleştirildi

İşçi Meclisi tarafından düzenlenen “Bölgesel Rejim Krizi ve Sınıf Mücadelesi” başlıklı panel ve söyleşi Pazar günü saat 14.00 ile 17.30 arası Divriği Kültür Derneği’nde gerçekleştirildi.

Panele konuşmacı olarak İran Komünist İşçi Partisi Uluslararası İlişkiler Komitesi Sekreteri Siyaveş Azeri, Araştırmacı-Yazar Volkan Yaraşır, Eyüp-Alibeyköy Dersimliler Derneği Başkanı Rıza Yıldırım ve Devrimci Proletarya temsilcisi katıldı.

Küresel çok yönlü kriz, bölgede yaşanan kitle ayaklanmaları, burjuva tahakküm ilişkileri, kitle hareketlerinin bölgesel, sıçramalı niteliği ve bölgesel devrim, komünist öncü sorunu gibi başlıkların tartışıldığı etkinlikte bağımsız sınıf politikasına bölgesel, evrensel düzeyde duyulan ihtiyaç öne çıktı. Etkinliğe yaklaşık 50 kişi katıldı.

Etkinlik salonunda “Bölgesel Rejim Krizi ve Sınıf Mücadelesi” konu başlığının yanısıra “Ekim devriminin 96. yıldönümünde Yaşasın Sosyalist Devrim” yazılı ozalit asılıydı. Panel öncesinde Ekim Devrimi ve tüm devrim ve komünizm şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

Panelde ilk sözü Volkan Yaraşır aldı. Konuşmanın ağırlığı küresel kriz, bölgede kapitalist yeniden yapılanma gerekliliği, bölgenin jeostratejik önemi ve küresel sermayenin kriz, resesyon dönemleri üzerine kuruluydu. Kriz dönemlerinin antagonizmaların yükselmesi ve devrim, karşı devrim çarpışmasının hızlanması anlamı da taşıdığını vurgulayan Yaraşır, sermayenin bölgeye yaklaşımını kar maksimizasyonu ve düzeltici savaşlar ikilisi üzerinden açıkladı. Kar maksimizasyonunun esnekleşme, güvencesizleşme, işsizleşme anlamı taşıdığını vurguladı. 3Ucuz emek gücü olarak Arap kadınlarının artan oranda üretime çekildiğini ifade etti. Mali oligarşinin bölgede yoğunlaşması ile savaşları birbirinden ayırmadı. 2008′de başlayan krizle birlikte Avrupa’da yükselen kitle eylemlerine değindi ve bölgedeki kitle ayaklanmalarını bu dalganın Ortadoğu’yu vurması olarak okudu. Rojava’ya özel önem atfedilen konuşmada “Rojava Devrimi” kavramı kullanıldı, “Kürt özgürlük hareketi”’nin ortaya çıkardığı fırsatlara işaret etti. Ülkenin batısındaki sınıf mücadelesinin oldukça önemli olduğunu ve Kürdistan’dan yayılan dalgayla birleştiği durumda büyük bir potansiyelin açığa çıkacağı söylendi.

Ardından Rıza Yıldırım konuşmasını gerçekleştirdi. 2008′e kadar kontrolü mümkün, sistematik bir rejim olduğunu söyledi. “2008′den sonra ezilenlerin susturulması, ihtiyaçların ertelenmesi, kitlelerin sindirilmeye çalışılması belli bir birikim ve patlamayı kaçınılmaz kılıyordu, emperyal güçler ise bölgenin yeniden dizaynını istiyorlardı.” dedi.Suriye denkleminde ABD, Rusya, Çin, İran ve 5Türkiye’nin rollerine değindi. Sorunu sınıfın örgütlenmesi ve insiyatif koyması olarak tanımladı.

İlk tur konuşmalarının ardından ara verildi. 10 dakikalık aradan sonra konuşmalar sürdü.

Söz alan Siyaveş Azeri, İran’da 1979 devriminin arka planını ve devrim sürecini anlatarak konuşmasına başladı. ’60larda bölgede islamcıların marjinal olduğunu, Arap nasyonalizminin ise daha ön planda olduğunu söyledi. Pehlevi diktasında ucuz emek yoluyla kapitalist gelişimin tamamlandığını, ’78lerde İran’ın küresel krizden etkilendiğini ve bu kriz sırasında işçi sınıfının ilk kez ortaya çıkarak, kendi talepleriyle hareketi başlattığını belirtti. Siyasal islamın ilk kez büyük bir aktör olarak ortaya çıkışının ’79 devriminin yenilgisiyle gerçekleştiğini ifade etti. 1979 devrimi her ne kadar yenilgiyle sonuçlansa da temel çelişkilerin çözülmediğini söyleyerek ilerleyen Azeri, 1991′de Sovyetler çöktükten sonra yeni dünya düzeninin kurulması ve ABD hegamonyasının netleşmesiyle “teröristler savaşı” olarak adlandırdığı siyasal islam ve batı militarizmi savaşından söz etti. Ilımlı islamı ise kitlelerin basıncı ile geriye sıçratılmış siyasal islam olarak nitelendirdi. 4Bölgedeki güncel gelişmelerin kitle hareketlerinin temelinde gerçekleştiğini söyledi ve tüm sürecin emperyalistlerin komplosu olarak okunmaması gerektiğini de vurguladı. Emperyalizmin bölge varlığının temelinin devrimci hareketleri bastırmak olduğunu Suriye’de de iki burjuva cephesinin de bu noktada uzlaşabildiğini sözlerine ekledi.

Son sözü Devrimci Proletarya temsilcisi aldı. Rejim krizini yaratan başlıca aktör olarak kitlelerin aniden tarih sahnesine dalması gösterildi. Bunun temelinin uzun yıllardır işleyen neo liberal birikim süreci olduğu, işçilerin reel alım gücünün zayıfladığı bunun yanı sıra grev, eylem, öz örgütlülük deneyimlerinin de yükseldiğini ifade etti. Bir diğer akış unsuru olarak bölgedeki kapitalist ülkelerin sermaye birikimi sürecinin iç sınırlarına dayandığı ve bir kapitalist yeniden yapılanma ihtiyacının küresel mali oligarşi açısından da gözle görünür olduğu konu alındı. Süreç sınıflar mücadelesine içerili iki unsurun geçici denge durumu olarak ele alındı. Bu unsurlar birbiriyle bütünüyle çelişen azami kar temelli kapitalist reorganizasyon ve kitlelerin yeni bir yaşam istemi olarak öne çıkarıldı. Bu sürecin burjuva yönetememe krizinin derinleşmesi olduğu bazı ülkelerden verilen örneklerle desteklendi. Kendiliğinden kabarmaların hareket seyrinin dahi bölgesel devrimin temellerine işaret olduğu söylendi, sınıfın siyasallaşmasının sınırları halkçı demokratizm üzerinden konu alındı. Bağımsız sınıf politikası ve bölgesel-küresel çapta yenilenen öncü ihtiyacı kritik halkalar olarak gündemleştirildi.

panelKonuşmaların ardından salona söz verildi. Konuşma, soru ve yanıtlarla ilerleyen etkinlikte, program sorunu, öncü sorunu ve enternasyonalizm tartışması sürdü. Suriyeli mültecilere değinildi ve sınıf dayanışması örnekleri yaratılması gerekliliği vurgulandı. Yaklaşık 3,5 saat süren etkinlik konuşmaların ardından sona erdi.

Etkinlikte yapılan konuşmaların geniş özeti sitemizde ilerleyen günlerde yer alacak.
panel2

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*