Anasayfa » GÜNDEM » Bir Kez Daha Kaybettiler!

Bir Kez Daha Kaybettiler!

İşçi sınıfının görkemli Taksim 1 Mayıs kutlamalarından korkan sermaye iktidarı 2015 yılı dahil dört senedir başta 1 Mayıs mitingleri olmak üzere her türlü eyleme Taksim Meydanı’nı kapatıyor.

Kapatıyor, ama nafile bir çaba bu. Haziran Direnişi bize bir gerçeği gösterdi. İşçi sınıfının, bugün konum kaybı yaşayan beyaz yakalı işçilerin, kent yoksullarının istediklerinde o meydanı sermayenin egemenliğinden kurtarabileceklerini, hatta sadece meydanı değil zamanı, mekanı ve yaşamı da özgürleştirebileceklerini onlar da biliyor.

Asıl korkuları bu; bu nedenle her geçen sene daha “sıkı” güvenlik önlemleri alıyorlar. Ancak Taksim alanını kapatıp “kuş uçurtmasalar” dahi her sokağın, her meydanın ve aslında daha da önemlisi, her yüreğin 1 Mayıs alanı olmasının önüne geçemiyorlar.

Sabahın erken saatlerinden itibaren binlerce işçi ve emekçi Taksim Meydanı kararlılığı ile sokaklara çıkıyor. Saatlerce uğraşarak, önceden belirlenen toplanma alanlarına ulaşmaya çalışıyor. Onlarca noktada sermeye iktidarının saldırılarını zorlayıp aşa aşa, her alanı militanca bir öfkeyle Taksim Meydanı’na çevire çevire yürüyorlar.

Bu sene de 1 Mayıs’ı sudan bahanelerle yasaklayanlar asıl olarak işçi sınıfının kolektif bilincinin en çok açığa çıktığı bu günden korktukları için bu günü savaş alanına çeviriyorlar. Her sene uyduruk bahanelerle 1 Mayıs alanını işçi sınıfına yasaklıyorlar. Bir sene inşaatı bahane edenler, bir sonraki sene trafiği bahane ediyorlar. Oysa sabahın erken saatlerinden itibaren her türlü ulaşım aracını yasaklayanlar nasıl olur da trafik bahanesini sunabilirler? Ya da turizm bölgesi diyorlar, diyorlar da turistlere bir soralım “bayram” şeklinde geçen 1 Mayıs eylemleri mi, yoksa gaz bayramı mı tercihleri olur?

Burjuvazi kavgaya davet ett, biz de davetleri kabulümüzdür dedik bir kez ve onların yasaklarına karşı kararlılık ve irademizle her sene 1 Mayıs birlik ve mücadele gününü kutlamak için sokaklarda olduk. Bir kez daha diyoruz ki siz yasaklasanız da biz yüreğimizdeki Taksim inancından vazgeçmeyeceğiz. 1 Mayıs, kapitalizm koşullarında sınıfa karşı sınıf kavgasının günüdür. Ancak sınıfları ortadan kaldırdığımızda, asıl o zaman işçi sınıfının bayramı olacaktır. Onlar varsın “1 Mayıs’ı biz bayram ilan ettik” desinler; biz biliyoruz ki yılların mücadelesi, sınıfın kararlılığı ve militanlığı asıl o bayramı yaratan.

1 Mayıs 2015’in tartışmasız kaybedeni asıl olarak işçi sınıfının belleğinden ve yüreğinden Taksim Meydanı’nı silemeyen burjuva iktidarı olmuştur. Kazanan ise yine ve yeniden işçi sınıfıdır. İşçi sınıfını alanlara taşımakta ısrarcı olmayanlar, bu sene Şişli kolunu değil de, seçim ve iç güvenlik paketi gibi kaygılarla Beşiktaş kolunu tercih edenler ve Şişli hattını zayıf düşürenler de aslında 1 Mayıs 2015’in kaybedenleridir. DİSK binasının yıkılmak üzere olduğu bahanesiyle “1 Mayıs ana kolunu Beşiktaş’a çekiyoruz” diyenlere bir soruyoruz: Sizden bina isteyen mi oldu? Bina olmadan da iki ana kol tabii ki de yapılabilirdi. Beşiktaş’ta bir bina vardı da biz mi görmedik?

İşçi ve emekçiler burjuvazinin iç güvenlik paketini 1 Mayıs’ta kararlılık ve militanlıkla sokakta yenmiştir. Ancak bu paket sınıf savaşımının tabiri yerindeyse canlı bir organizmasıdır. Burjuva sınıfın yasasıdır. 1 Mayıs’ta gözaltına alınanlara yöneltilen ve 1 Mayıs sonrasında yaşanacak saldırılar yine bu paket üzerinden olacaktır. İlk maçı kazanan da gözaltı ve tutuklamalardan korkmadan alanlara akan işçiler olmuştur. Şimdi gözdağı verme amaçlı sergilenen gözaltı-tutuklama saldırıları ve sonrasında gelecek diğer saldırılara karşı da inatçı ve kararlı bir duruş sergilenmesiyle bu paket parçalanıp silinip gidecektir. Yüzlerce gözaltı, onlarca ton su, jop, gaz bombası ve plastik mermi ile saldıranlar çok güvendikleri iç güvenlik paketine rağmen militanca direniş sergileyenler karşısında silinip, yenilip gitmişlerdir.

İşçi sınıfı kararlı duruşu ile 2015 1 Mayısı’nı kazanmayı başarmıştır. İstanbul dışında Türkiye ve Kürdistan’ın bir çok kentinde işçiler ve emekçiler sokaklara çıkmıştır. Kürdistan işçi sınıfı Batman’da kitlesel bir bölgesel mitingle 1 Mayıs birlik ve mücadele gününü kutlamıştır.

1 Mayıs’ta bahar ve umut kazanmış, karanlık ve kokuşmuş kapitalist düzen kaybetmiştir.

1 Mayıs’ın hemen ardından işçi sınıfının her kesiminin gözü kulağı seçimlerde olacaktır. Düzen partilerinin vaatleri, liberal reformizmin düzen partilerini aratmayan vaatleri arasında sınıfın mücadelesi ve talepleri silikleşip gidecektir. İşçi sınıfı ve kent yoksullarının 1 Mayıs’tan alacağı en önemli ders aslında bizim istediklerimizi sadece ve sadece mücadele edersek kazanabileceğimizdir. Gezi’de kazandık, 1 Mayıs 2015’i korkularımızla yüzleşerek kazandık; şimdi parlamentarist hayalleri değil, gerçekleri örgütlenmenin zamanıdır.

Kapitalizmin krizi seçimlerle çözülemez; krizsiz, yıkımsız bir gelecek ancak ve ancak sosyalizmde mümkündür. Programlarında sınıf olmayanlar şimdiden bir kez daha yanılmış ve yenilmişlerdir. Sınıf savaşı 7 Haziran’dan önce de 7 Haziran’dan sonra da sürecektir.

7 Haziran’ın asıl kaybedeni ne yazık ki işçi sınıfı olacak, kazananı ise her rengi ile kapitalist sistem olacaktır. Bu kapitalist hayalleri dağıtmanın yolunu Gezi’de, Soma’da ve en son 1 Mayıs 2015’de gördük. Şimdi sınıfın hayallerini, yaşamda, zamanda ve mekanda özgürlüğü yaratmanın yolu karşımızda duruyor.

Baharı kazandık, sıra sınıf savaşını kazanmakta…

İşçi Meclisi’nin 57. Sayında yayınlanmıştır

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*