Anasayfa » BASINDAN » Bir Angarya Çalıştırma Hikayesi: Aile Öğretmenliği

Bir Angarya Çalıştırma Hikayesi: Aile Öğretmenliği

Düzce Valiliği, dönem başında “ilköğretim ve ortaöğretim düzeyindeki öğrencilerin ailelerinin eğitime katılımını sağlamak, okul-aile arası eğitimsel birlikteliği gerçekleştirmek ve öğrencilerin akademik başarılarını arttırmak amacıyla” Aile Öğretmenliği Projesi geliştirmiş ve bu projeyi uygulamaya koymuştu.

Proje Nasıl Uygulanıyor?

Şu an için sadece Düzce’de uygulamada olan Aile Öğretmenliği Projesi, veli görüşmeleri, gözlem, veli ve öğrenci anket uygulamaları, veli toplantıları, veli eğitimi gibi yöntemlerle uygulanıyor.

Aile öğretmenleri, proje kapsamında; her eğitim döneminde en az bir kez velilerin evlerine, çalışan ailelerin ise çalışma mekanlarına gidiyor, ev ziyareti mümkün olmayan ailelerle okulda görüşüyor, SBS, LYS ve YGS gibi sınavlara hazırlık için dershanelere giden öğrencilerin dershane öğretmen ve yöneticilerini ziyaret ediyor. Ev ziyaretlerinde müdahale edilmesi gereken durumları okul yönetimi ve okul rehberlik servisine bildiriyor ve gerekli tedbirler bu işbirliği ile alınıyor.

Performansın Düzce’deki adı

Uygulama, ilk bakışta veli-okul birlikteliğini de sağlayarak öğrencinin aile ortamının başarısını artıracak şekilde düzenleneceği gibi olumlu bir etki yaratsa da projenin uygulama aşamasının son halkası, uygulamanın asıl amacını gösteriyor.

Projenin son halkası olarak okul müdürlükleri, ders yılı sonunda aile öğretmenlerinin yaptığı aile ziyaret sayısını gösteren Aile Öğretmenliği Yılsonu Raporu’nu aile öğretmenlerinden alarak İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri’ne ulaştıracaklar. İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, okul raporlarının bir örneklerini İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne göndereceklerdir.

Raporlar değerlendirildikten sonra Aile Öğretmenliği Projesi’nin uygulanmasında “performans değerlendirme ölçütlerine göre” öne çıkan okul idarecileri ve aile öğretmenleri ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde “ödüllendirilecek”.

Yani Aile Öğretmenliği Projesi, dönem başında Performans Yönetim Sistemi adıyla duyurulan, 5 pilot ilde öğretmenlerin ve okul idarecilerini daha fazla çalıştırılabilmelerinin önünü açan uygulamanın Düzce’deki adıdır.

Performans Yönetim Sistemi, kamusal olması gereken eğitimin piyasanın ihtiyaçlarını karşılaması için oluşturulmuş bir sistemdir. Bu sistemle öğrenci ve veliler, öğretmenler ve idarecileri e-okul sistemi üzerinden değerlendiriyor; öğrenci ve velinin müşteri, öğretmen ve idarecinin satış elemanı olarak görülmesi pekiştiriliyor.

E-okul sistemi üzerinde değerlendirilen ve bu değerlendirmede en iyi puanı alan öğretmen ve okul idarecilerinin görevlerinde yükseltilerek ödüllendirilmesi, Aile Öğretmenliği Projesi’nde oluşturulan yılsonu raporunda öne çıkan okul idarecileri ve öğretmenlerin “ödüllendirilmesi” ile aynı anlamı taşıyor. Değerlendirme sonucunda sınıfta kalan ve az aile ziyareti gerçekleştiren öğretmenleri ise ‘tayin’ bekliyor.
Değerlendirmeye tabii tutulan öğretmenin performansı sonucunda alacağı ödül ve ceza; sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının bir uzantısı olarak karşımıza çıkıyor, dolayısıyla uygulama, esnek ve güvencesiz çalıştırmaya açılan yeni bir kapı olma özelliği gösteriyor.

ADEY=RİDEF=Aile Öğretmenliği

Aile Öğretmenliği Projesi, dönem başında “ilköğretime kayıtlı kız-erkek tüm çocukların okula düzenli devamlarını sağlamak ve okuldan diplomasız ayrılmalarını önlemek amacıyla” geliştirilen Aşamalı Devamsızlık Yönetimi (ADEY) ile de aynı özellikleri taşıyor.

Hazırlık sürecinde dahi il ve ilçe müdürlükleriyle görüşülmeden uygulamaya konan ADEY sisteminde de öğretmenler okula gelmeyen öğrencilerin evlerine gidiyor, öğrenci ve velilere Risk ve İhtiyaç Değerlendirme Formu doldurtuyor. Formdaki özel yaşama ilişkin soruların ise (‘Ailenizde cezaevinde kalan var mı?’ gibi) öğrencinin okula devamını ve başarısını arttırma konusunda ne gibi katkısı olacağı sorusunu akla getiriyor; bu kılıfla öğrenci ve veli fişleniyor.

İl ve ilçelerde okullardaki ADEY uygulamasını denetleyecek Risk Takip Kurulu’nun içinde ise öğretmen, okul idarecilerinin dışında muhtar, din görevlisi, STK temsilcileri de bulunuyor. Risk Takip Kurulu’nun bu bileşenleri ise uygulamanın, cemaati güçlendirmenin yeni bir ayağı olarak yürürlüğe konduğunu gösteriyor.

ADEY, RİDEF ve Aile Öğretmenliği uygulamalarıyla devletin çözmesi gereken sorunların çözümü öğretmenlere bırakılıyor; örneğin eğitimi sırasında maddi imkanları yetersiz olan öğrencinin bu probleminin çözümü öğretmenden isteniyor, ancak hangi kanallarla bu sorunun çözüleceği belirtilmiyor.

Ayrıca mesai saatleri dışında çalışacak öğretmenlerin ek ders ücreti gibi bir ücretlendirmenin olup olmayışı projeler kapsamında dile getirilmeyişi, öğretmenlerin sırtına yeni angarya işlerin yüklendiğini ve yüklenmeye çalışıldığını gösteriyor.

“Uygulamalar mesleğimizin saygınlığına gölge düşürüyor”

Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız angarya çalıştırmanın çeşitleri olan bu uygulamalar üzerine yaptığı açıklamada; öğrencinin sorunlarıyla ilgilenmeyi mesleklerinin doğal bir parçası olarak kabul ettiklerini, bunun için kendilerine bir “sözleşme” imzalatılmasını mesleki saygınlıklarına düşürülen bir gölge olduğunu, sorun olarak tanımlanan birçok maddenin hükümet politikalarından kaynaklandığını dile getirmişti.

(Kaynak: muhalefet.org)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*