Anasayfa » DÜNYA » Berlin Kreuzberg´deki kiracılar da yüksek kiralarla boğuşuyor

Berlin Kreuzberg´deki kiracılar da yüksek kiralarla boğuşuyor

Berlin’deki bir okurumuzdan gelen kiracı örgütlenmesi ve talepleri deneyimini kısaltarak yayınlıyoruz:

“Artan kirayı ödeyemiyorsanız, yeni bir konut arayınız” diyor Hermes Konut ve Servet yönetiminden yetkili sözcü bay H. Kiralar, Kottbusser Tor’daki Sosyal Konutlarda her yıl artıyor. Şaşkınlık büyük, daha önceki kiralar zaten ödenecek gibi değildi. Jobcenter, tekrar konut kiralarının düşürülmesiyle ilgi taleplerini iletti.

Konut yöneticileri, bu yıl kiralar artırılmasın isteğimizi reddettiler ve “Kiraların artmasından vaz geçtiğimizde cebimizden ödemek zorunda kalacağız” diyorlar. Gerçekten mı?

Konut sahibi firma, konut sunması için 30 yıldır Berlinlilerin ödediği vergi paralarını alıyor, buna karşılık, yasal olarak belirlenmiş kârının küçük bir bölümünden vazgeçmek istemiyor.

Kottbusser Tor’un güneyindeki her iki aileden birinin, kira ödendikten sonra, yaşam masrafları için geriye kişi başına 200 € kalıyor. Nisan’dan sonra, bu miktar 10 ila 20 € kadar azalacak.

Konut İdaresi, Kreuzberg’ de konutları daha yüksek kiraya veririm düşüncesiyle, eski kiracılarını başından atmak mı istiyor? Biz burada birkaç kuşaktan beri yaşıyoruz. Yanıbaşımızda, annemiz, babamız, kardeşlerimiz, arkadaş ve tanıdıklarımız oturuyor. Kreuzbergliyiz. Burası bizim evimiz. Şehir İdaresi, artık kiracıları da korusun, yalnız konut sahiplerinin kârlarını değil. Sosyal Kira ayarı, en yüksek kira metrekaresi 4€ ile süreli olarak sınırlandırılmalıdır.

Berlin’deki Sosyal Konut yapımı, Batı Almanya destekleme politikasının bir ürünüdür. Karmaşık bir tarihsel geçmişte yapılan yasaya göre konut sahiplerine sosyal konut sunmaları için 30 yıldır vergi ödeniyor. Ancak, konut sahipleri bu gün bu sormluluklarını yerine getirmiyorlar. Jobcenter dahi bu kiraları yüksek buluyor.

Bu ne biçim yasalar ki, konut sahiplerine milyonlarca vergi paramız üzerinde hak tanıyor?

Bugün, SPD ve CDU Senatosu, konut sorununu çözmek için yeni konutları destekliyeceğinden söz ediyor, biz bu girişimde aynı partilerin 2001’de sebep oldukları Berlin konut skandalının bir tekrarını görüyoruz. O zaman, sosyal konutlar için konut sahiplerine sağladığı kâr ve krediler yüzünden Berlin parasız kaldı ve ödeme gücünü yitirdi, bu durum ortaya çıkınca hükümet düştü. Berlin, halen bu durumdan kurtulamadı, ’70’lerde belirlenen yüksek konut maliyetleri kiralarımızı sürekli artırıyor. Berlin’de 160.000 sosyal konut vardır. Bugün bunların kiraları eşdeğer konutlardan yüzde 40 daha yüksek dir. Hangi amaçla Berlin Eyaleti, milyonlarca parayı bu özel şirketlere veriyor?

Şehir İdaresi, emekli gelirleri yaşam için yetmeyen, ağır işlerde çalışmalarına rağmen az kazanan, iyi gelir getiren iş bulamayan mılyonlarca vatandaş için ne yapıyor? Konutlardan çıkarılma kaygısı bizi sıkıyor, yoruyor. Kirayı nasıl ödeyeceğim kaygısı hoş bir durum olmadığı gibi, uzun yıllardaki komşusunu kaybetmek de üzücü bir durumdur. Gerçeği söylersek, biz severek Kreuzberg’de yaşiyoruz. Bizim arkadaşlarımız, ailelerimiz ve tanıdıklarımız burada yaşıyorlar. Birbirimizi karşılıklı destekliyoruz, böylelikle şehir bakım hizmetlerinden tasarruf ediyor. Birlikte şenlikler düzenliyoruz, Kotti’de benzersiz bir birleşimi oluşturuyoruz.

Kotti, Kreuzberg ve göçmenlik tarihi

Kottbusser Tor’un güneyinde 1000 kadar sosyal konut var. Her iki aileden biri gelirinin yüzde 40-50’sini kira olarak ödüyor. Türk ailelerin yaklaşık yüzde 80’i Kotti çevresinde oturuyor. Tesadüfi bir durum değil, yabancıların oturmaları sıkı kurallara bağlanmıştı: Önceleri yalnızca yurtlarda kalınırdı, daha sonra büyükanne ve babalarımız oturmak istedikleri yerlerde konut tutmaya müsaadeli değillerdi. düşük gelirlerinden dolayı Batı Berlin’in bakımsız semtlerine taşındılar.

Batı Berlinliler 1989’da Doğu Berlinlilerin pazar ekonomisine katılmasını kutlarken, bizlerden çoğunun pasaportuna Kreuzberge taşınma yasağı damgası vuruldu. Haksızlığa uğrayarak, sıkı kurallar altında yaşamla ilgili çok deneyim sahibi olduk. Fakat, Kreuzberg’i evimiz yaptık. Ve hepimiz, 1980’lerde yeni taşınanları, ev işgalcierini, alternatif kesimi, 90’larda orta sınıf yeşilleri ve sanatkar ve öğrencileri buraya uyumlu hale getirdik. Bu karışım, bizi mutlu ediyor, çünkü bu karışım Kreuzberg’i çekici kıldı.

Mahallenin insanlarıyla konuşulmadan, onların geleceklerini dikkate almadan, şehir geliştirme strateji ve tasarımlarımn nasıl saçma oluşturulduğuna tanık oluyoruz. Şehir plancılarına, kimleri buraya katmak istediklerini soruyoruz? Neden, ’60’larda Türkiye’den sözleşmeli gelen, düşük gelirli, Kotti’de artık kiraları ödüyecek güçten yoksun emeklileri çıkarmak istiyorsunuz? Bunlar Federal Almanya’nın kalkınmasına katkıda bulundular. Onlar, o dönem düşük ücretlı işlerde çalıştılar, şimdi emekli gelirleri yetmiyor ki, yaşamların son dönemini eskiden beri oturduğu çevrede tatlı bir şekillde geçirebilsinler.

Ayrıca, doktor yardımcısı, inşaat mühendisi, bilgisayar yazımcısı da ancak düşük gelirli işler alabiliyorlar, jobcenter’den yardım almak zorunda kalıyorlar. Bu durum, bizce iş piyasasındaki yapısal ırkçılıktır. Bu Ülkenin göçmenlik yasasının temelini oluşturan yabancıya zarar veren ayrımcılık, konut sorununda da mı sürdürülmek isteniyor? Jobcenter’den, kiraları ödeyemiyorsak Mahrzahn’a taşınmalıyız, duyumları aliyoruz. Biz biliyoruz ki, doğudaki ilçelerde güvenlik sorunu var. Son olarak da, Solingen, Mölln’de öldürme ve Rostock’daki vahşet olaylarından biliyoruz ki, can güvenliğimiz için batı ve doğuda belli alanlarda olmamız gerekir. Herkes bu saldırılardan haberdardır. Yeni yeraltı Nazi hareketinin öldürme olayları tekrar gösterdi ki, ölümcül şiddete dayanan ırkçılık halen bitmemiş. Girilmeyen alanlar, halen birçok insan için bir gerçekliktir.

Berlin Şehir idaresi, konutlarından çıkarılma ve daha ağır tehdit altındaki vatandaşları için sorumluluklarını üstlenmelidir. Biz Kreuzberg’de kalacağız.

Berlin Eyalet Hükümetinden talep ediyoruz:

Sosyal konutları Belediyelere devrediniz.
Sorumluluğunuzu üstleniz, sorumluluğunuzu yerine getirerek, geliri az olanlara ödenir konut sununuz.
Sosyal konutlar belediyelere devredilinceye kadar, kiraları metrekaresi 4€ ile sınırlandırınız.
Jobcenter, Sosyal Konutlarda kiraların düşürülmesiyle ilgili talepleplerini geri almalıdır.
Fazladan ödenen kiraların konut idaresi veya IBB tarafından (2011 deki kira üst sınırı olarak belirlenen metre karesi 5,35 € göz önünde bulundurularak) kiracılara geri ödenmesini istiyoruz.
Jobcenter’deki bazi görevlilerin ırkçılık karşıtı bir eğitimden geçirilmesini talep ediyoruz!

Biz, konutlarımızdan atılmaya karşı ve bu şehirdeki haklarımız için mücadele ediyoruz!
Biz, Sosyal Konutlardaki kiracıları, doğal olarak komşularımızı ve ayni kira sisteminde olanları selamlıyoruz.

Kottı & co Kiracılar Topluluğunda örgütlü
Güney Kottbusser Tor’daki Kiracılar

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*