Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Batman, Mardin, Cizre ve Yüksekova’da işçilerden protesto

Batman, Mardin, Cizre ve Yüksekova’da işçilerden protesto

Batman, Mardin ve Şırnak’ın Cizre ilçesinde, Karayolları Bölge Şubeleri’nde çalışan ve 15 Şubat tarihinde iş akitleri feshedilecek işçiler protesto gösterisi düzenledi. ANF ve Yüksekova Haber‘in haberine göre hükümetin daha önce 5 bin işçiyi kadroya alacaklarını açıklamasına rağmen, sadece 1000 işçiyi almasını protesto etmek isteyen yaklaşık 200 işçi, Batman ve Mardin Karayolları Şubeleri önünde basın açıklaması yaptı.

Batman’daki Karayolları 97’nci Şube Müdürlüğü binası önünde toplanan yaklaşık 100 işçi, iş akitlerinin feshedileceği 15 Şubat öncesi harekete geçti. Aralarında 15-16 yıldan bu yana çalışan Karayolları işçilerinin de bulunduğu grup adına konuşan Yol İş Batman Temsilcisi Orhan Taşkıran, şöyle dedi:

“Kolay kolay sokağa çıkmayız. Ama aşımız, işimiz ve özellikle çoluk-çocuğumuzun geleceği söz konusu olduğunda neler yapabileceğimizi meydanlarda gösterdik. ‘Karayolları’na taşeronluk girmesin’ dedik. 5 bin işçiyi kadroya alacakları sözünü verenler, 1000 işçi aldıktan sonra anlaşmayı unutarak hile yaptı. Bu işçilerin sayısı neredeyse kadrolu işçi sayısına ulaştı. Sendika taşeronlukla mücadele kapsamında taşeron işçisi gibi gösterilen fakat özünde karayolları işçisi olan kardeşlerimizin de kabulüyle örgütlenmeyi başlattı. Yargıtay, Karayolları’nda taşeron işçisi adı ile çalıştırılan işçilerin işe başladıkları tarihten beri Karayolları Genel Müdürlüğü işçisi olduğuna karar verdi. Binlerce işçinin hakkına karşı takınılan oyalamacı tutum tahammül sınırlarını aştı. Yaklaşık 10 bin kadrolu işçiyi kızağa çekip 11 bin 555 iş aracı çürümeye terk etme pahasına Karayolları Genel Müdürlüğü, ülke düzeyinde tüm işleri anahtar teslimi ihale edilmeye başlandı. Hem de binlerce geçici işçi ortada bırakıldı. 6 bin idari personel pasif hale getirildi. İşin devleti zarara uğratma boyutunu ilgili kuruluşlar incelesin. Uzmanların yaptığı hesaba göre otoyol ve köprüler en çok 5 yıllık geliri karşılığında 25 yıllığına özel kesime verilmiştir. Firmalar 20 yıl toplanan paraları ceplere koyacak. Bu kazancın yüzde 40’ı da Malezya’ya gidecek.”

Mardin’deki 93’üncü Şube Şefliği önünde de toplanan yaklaşık 100 işçi adına konuşan Diyarbakır Yol İş Sendikası Temsilcisi Abdurrahman Ulam da hükümetin daha önce 5 bin işçiyi kadroya alacağını açıklamasına rağmen, sadece 1000 kişiyi işe alma kararı aldığını söyledi.

Hükümetin 10 bin Karayolu işçisini kızağa çekeceğini kaydeden Ulam, şöyle konuştu: “Bugün 81 ilde üyelerimiz işyerlerinde bizler gibi toplandı. Bu sorun tüm işlerimiz ve halkımızın ortak sorunudur. Ankara’da işçilerin nasır ellerinde yükselen taleplerimizin hayat bulması için bir adım daha atıyoruz. 5 bin işçiyi kadroya alacaklarının sözünü verenler, 1000 işçi aldıktan sonra anlaşmayı unutarak hile yapmaya başladı. İşyerlerinde ayrımcılık, huzursuzluk ve haksızlık had safhaya ulaştığı Yol-İş olarak bir kez daha müdahale ettik. Haklarımızı elde edebilmek için hukuk yoluna gittik kazandık, ama kabul etmediler.”

Şırnak’ın Cizre ilçesinde de Yol-İş Sendikası taşeron işçi sorununa dikkat çekmek için basın açıklaması yaptı. Karayolları Diyarbakır 9. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Cizre 95. Şube Şefliği’nde görev yapan Yol-İş Sendikası’na bağlı bir grup, şeflik binası bahçesinde ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Yol-İş Sendikası Cizre temsilcisi Edip Mungan, bugün tüm illerde basın açıklamalarıyla seslerini duyurmaya çalışacaklarını söyledi.

Mungan, 5 bin işçiyi kadroya alacaklarının sözünü verenlerin, bin işçi aldıktan sonra anlaşmayı unutarak hile yapmaya başladıklarını belirterek, “Sendika olarak, hak, hukuk ve diyalog yolundan hiçbir zaman vazgeçmedik. Yaklaşık 10 bin kadrolu işçiyi kızağa çekip, 11 bin 55 iş aracını çürümeye terk etme pahasına Karayolları Genel Müdürlüğü’nün ülke düzeyinde tüm işleri anahtar teslimi ihale edilmeye başlandı. Hem de binlerce geçici işçi ortada bırakılarak, hem de 10 bin kadrolu işçi kenara itilerek. 2013 yılında da hakkımızı alana değin mücadelemiz sürecektir” dedi.

Yüksekova’da taşeron işçiler basın açıklaması yaptı. İlçenin Karayolları 117. Şube Şefliği önünde düzenlenen basın açıklamasına karayollarına bağlı çalışan taşeron işçileri ile bazı Yol-İş Sendikasına bağlı üyeler katıldı.

Burada bir araya gelen taşeron işçiler adına basın açıklamasını Yılmaz Kayhan okudu.

28 Ocak 2013’te Yol-İş’in Ankara’da, Karayolları Genel Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği “İşimiz ve işyerlerimiz onurumuzdur” isimli basın toplantısına 5 bini aşkın işçi arkadaşlarının katıldığını hatırlatarak, “Karayolları, İl Özel İdareleri, Bayındırlık Bakanlığı ve özel şantiyeler kısaca sınıf kardeşlerimizin emek harcadığı her yer işimiz ve iş yerlerimizdir. Bu iş yerlerinde meydana gelen her gelişme, doğrudan aşımızı, işimizi ve geleceğimizi etkilemektedir. Biz bütün bunlara duyarsız kalmadık, duyarsız kalmayacağız. İş yerlerinden aynı kazandan çorba içtiğimiz, aynı şantiyelerde omuz omuza çalıştığımız tüm emekçilerin ortak sorunlarından söz ediyoruz. Ankara’da beş bindik, bugün ve bu saatlerde on binleriz, çoluk çocuğumuz ile yüz binleriz. Biz, bizi yok sayan ve ya görmek istemeyenlerden çok daha fazlayız. Eğer Yol-İş üyeleri sokaklara inmişse, iyi bilinmelidir ki, diyalog adına tüm yollar bitmiş demektir ve onlar bizi sokağa mecbur ediyorlar. Yol- iş üyelerini yaptıkları çalışmaları başkaları sahipleniyor. Bugün yaşanan sorunların başladığı yer karayollarında taşeronluk hastalığıdır. Taşeronluğun, çalışanların işini ve aşını tehdit etme noktasına gittiği tespit edildiğinde Yol-İş üyeleri hemen müdahil oldu. Karayollarına taşeronluk girmesin dedik. 5 bin işçiyi kadroya alacaklarının sözünü verenler bin işçi aldıktan sonra anlaşmayı unutarak hile yapmaya başladılar. Sendika bu kez taşeronluk ile mücadele kapsamında taşeron işçisi gibi gösterilen fakat özünde karayolları işçisi olan kardeşlerimizin de kabulü ile örgütlenmeyi başlattı“ dedi.

Kayhan,” Yargıtay, karayollarında taşeron işçisi adı ile çalıştırılan işçilerin, işe başladıkları tarihten beri Karayolları Genel Müdürlüğü işçisi olduğuna karar verdi. Demokratik bir hukuk devletinde yapılması gereken tek bir işlem vardır; Yargıtay kararının gereğini yapmak. İş yerlerimizde taşeron işçisi, kadrolu ya da beyaz yakalı olarak çalışıyor olmamız bizlerin farklı olduğunu göstermiyor. İş yerlerinde ücret alan herkes işçidir. 2013 yılında emeği ile geçinenlerin hakları, emekleri, işleri ve gelecekleri için kol kola, omuz omuza girmekten başka çaremiz yoktur. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum. Biz emeğimizin karşılığı olan maaşlarımızı zamanında alamıyoruz. Bunun için hepimiz çok zor durumda kalıyoruz. Kredi çeken, borca giren arkadaşlarımız var bunun için de emeğimizin karşılığı olan maaşlarımızın da zamanında yatırılması istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*