Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Ataması yapılmamış öğretmenlerden onbinlerce kırmızı zarf

Ataması yapılmamış öğretmenlerden onbinlerce kırmızı zarf

Ataması yapılmamış bir grup öğretmenin “Türkiye Cumhuriyeti Eğitimcileri” imzası ve çeşitli düzenci öğretmen sendikalarının desteğiyle başlattığı ve memurlar.net gibi çok sayıda internet sitesi, bloglar, facebook üzerinden organize edilen “kırmızı zarf eylemi”ne 1 haftada onbinlerce işsiz bırakılmış öğretmen katıldı.

“Kırmızı zarf eylemi”, kırmızı bir zarfın içine değil üstüne standart bir şikayet ve mağduriyet dilekçesi yazıp, bunları Hükümet, MEB, basın ve çeşitli kurum ve yazarlara göndermeyi içeriyordu.

“Kırmızı zarflar”, ataması yapılmamış 100 binden fazla öğretmenin tepkisi, eylem isteği ve basıncı üzerine ortaya çıktı. Öğretmenlerin olduğu bir çok internet sitesi ve blogunda, facebookta tepkiler ifade edilip paylaşılırken, neler yapılabileceği sorulurken, eylem isteği dalga dalga yayılırken, ortaya atıldı ve hedefsiz, hiçbir eylem hedefine bağlanmayan bir tür medyatik “toplu mağduriyet dilekçesi” biçimiyle hava boşaltma aracı olarak kullanıldı.

Onbinlerce işsiz bırakılmış öğretmen, içlerinde bir çoğu kırmızı zarf göndermenin biçimine, imzasına, “ataması yapılamamış” ifadesine itiraz ettiği halde kırmızı zarfları gönderdi. “Kırmızı zarf eylemi”ne 1 haftada onbinlerce katılım tepkinin yaygınlığını, internet ortamlarının bu tür tepki zeminleri üzerinden nasıl hızlı ve refleksif organizasyon aracı olabileceğini bir kez daha gösterdi.

Bu tür kısa ve yaygın kitlesel katılımlı, bazıları bizzat bir şeyler yapma arayışı ve eylem isteği içinde olan kitlelerin içinden çıkan inisiyatif ve önerilerle ortaya çıkan ve hızla yaygınlaşan organizasyonlar, hareketin tabanını genişletmek, en geri bilinçli olan kesimlere de kitlesel mücadele doğrultusunda bir adım attırmak, tepkiyi örgütlemek, yönlendirmek, hedeflendirmek, kamuoyu oluşturmak için yapılmaz değil. Ancak daha etkin ve mücadeleci kitle örgütlenmesi ve eylemlerine bağlanmadıkça da hava boşaltmanın, tepkileri yatıştırıp yine sistemden beklentiye sokmanın, mağduriyetçiliğin ötesine geçmiyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*