Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Ankara’da ilk 8 Mart eylemini Patent Enstitüsü işçileri yaptı

Ankara’da ilk 8 Mart eylemini Patent Enstitüsü işçileri yaptı

Geçtiğimiz yıl 8 Mart’ta işten çıkarılan Sosyal-İş üyesi Türk Patent Enstitüsü işçileri, işten çıkarılmalarının birinci yıldönümünde Enstitü önünde eylem yaptı.

İşe iade davalarını kazanan, kararın Yargıtay’da onanması bekleyen işçiler, “Birçoğunun kadın olduğu biz Patent işçileri, bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde buraya gül almaya değil, işimizi talep etmeye geldik” dediler.

Türk Patent Enstitüsü’nde taşeron şirket bünyesinde çalışan 64’ü kadın 110 işçi, 8 Mart 2011 tarihinde işten çıkarılmıştı. İşten çıkarılmadan önce işçilerin çoğunluğu Sosyal-İş’te örgütlenmiş, sendika işten çıkarılan 54 üyesi için işe iade davası açmıştı. Davada, taşeron ilişkisinin muvazaalı olduğu öne sürülerek, işçilerin asıl ve gerçek işveren olan Türk Patent Enstitüsü’ne iade edilmesi talep edilmişti. İş mahkemeleri, işçilerin Enstitü’ye iade edilmesi yönünde karar vermiş, Enstitü mahkeme kararlarını Yargıtay’da temyiz etmişti.

Hukuki mücadelenin yanı sıra fiili mücadelelerini de sürdüren işçiler, işten çıkarılmalarının birinci yıldönümünde Enstitü önünde sabah saatlerinde eylem yaptı. Eyleme DİSK Kadın Komisyonu ile Sosyal-İş yönetici ve üyeleri de katıldı. “Taşeronu yeneceğiz” yazılı bir pankartın taşındığı eylemde sık sık, “Taşeron gidecek, zulüm bitecek”, “Direne direne kazanacağız” ve “Patent işçisi yalnız değildir” sloganları atıldı.

‘İşsizliği de örgütlü olmayı da gördük’

İşten atılan işçiler adına bir konuşma yapan Necla Karaş, işsiz kaldıkları bir yıl boyunca işsizliğin tüm sıkıntılarını yaşadıklarını vurgulayarak, “Borçları, faturaları ödeyememeyi, çocuklarımızın eğitim giderlerini karşılayamamayı, geçim sıkıntısını, yoksulluğu, aile içi kavgaları ve fazlasını gördük. Ama başka bir şey daha gördük. Örgütlü olmanın, sendikalı olmanın, yalnız olmamanın farkını gördük. Susup gitmedik, Kabullenmedik” dedi.

‘İsyanımız taşeron sistemine’

Taşeron sistemine karşı isyan ettiklerini, taşeronlaştırmanın işçilerin bugününü, yarınını ve geleceğini ellerinden aldığını vurgulayan Karaş, “Taşeron denen illetten karanlığıyla ilk kez biz yüzleşmedik ve biliyoruz ki son da biz olmayacağız. İsyanımız taşeron sisteminedir. Bizler artık sorunlarımızın çözümünü bekliyoruz” diye konuştu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ndeki 40 taşeron şirket işçisinin de aynı kaderi paylaştığına dikkat çeken Karaş, işten çıkarılan işçilerin 25’inin kadın, 2’sinin ise hamile olduğuna işaret etti.

‘İşçiler, kadınlar susmuyor!’

Karaş, “Dünden farklı olan bir şey varsa; bugün artık işçiler, bugün kadınlar susmuyor, bu karanlığı kabullenmiyor. Birçoğunun kadın olduğu biz Patent işçileri, bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde buraya gül almaya değil, işimizi talep etmeye geldik. Tüm güçlüklere ve zorluklara rağmen geçici bir ayrılığa zorlandığımız işimize geri döneceğiz. Bunu başarıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Mücadele sürecek

Sosyal-İş Ankara Şube Başkanı Murat Bozbeyoğlu ise Çanakkale’de işten çıkarılan bir kadın işçinin eşinin işten çıkarma kararını duyduktan sonra kalp krizi geçirerek öldüğünü anımsatarak, taşeronlaştırmanın işçilerin işini, ekmeğini, iş güvencesini ve hatta yakınlarını tehlikeye attığını vurguladı. Bozbeyoğlu, Türk Patent Enstitüsü işçileri işe geri dönene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*