Madem birkaç ay içerisinde yasalaştırmayı düşünüyorlar gelin bir bakalım neymiş “aile” ve “dinamik nüfus yapısı”?

Aile, kapitalist üretim tarzı içinde mülkiyetin aktarılmasının ve emek gücünün yeniden üretilmesinin düzenlenmesine yarayan kurumdur. Ayrıca devletin cinselliği ve doğurganlığı kontrolüne alınmasının da aracıdır. Devlet -kadının babasının, kocasının işbirliğiyle- kadının ‘ev içi’ çalışmaya mahkum edilmesini, doğurmasını veya doğurmamasını tahakkümü altında tutar.

Devlet cinselliği ve doğurganlığı kontrol altına almaya çalışır çünkü; devletlerin müdahalesi, nüfus hareketlerinin, ve aslında insanların hayatlarının, sermayenin çıkarlarına uygun biçimde düzenlenmesini sağlar.

Sermayenin çıkarlarını korumakla yükümlü devlet mekanizması için nüfusun idaresi önemli bir alandır. Bu anlamıyla kapitalizmin devlet eliyle uygulamaya çalıştığı iki temel politikası vardır:

1-Nüfus/aile planlaması. Bu durumda gebelik önleyicilerin , kürtajın ve zorunlu kısırlaştırmanın dayatılması, genellikle ‘sürdürülebilir yoksulluk’ sınırının aşıldığı, yani yoksul nüfusun ‘korkutucu’ biçimde arttığı durumlarda uygulanır. Nüfusun bir bölümü ‘fazla üremek’le suçlanır sebep olaraksa cahillik gösterilir. Böylece devletin müdahalesine zemin hazırlanmış olur. Kadınlar, doğum kontrol haplarının kontrolsüzce dağıtılmasından, onay almaksızın kısırlaştırmaya kadar birçok biçimde şiddete maruz kalırlar.

Bizi ilgilendiren (açıklanan programın temelini oluşturan) ikinci yöntemse ;

2-Kürtaj karşıtlığı ve doğum yanlılığıdır. Kapitalizmin bu talebi emek gücüne ihtiyacın artmasına paraleldir.

Açıklanan yeni programla hükümet kadının emeğini, ücretli emek piyasasından dışlayarak -yarı zamanlı çalışmak gibi- ev işleri olarak kodlamaktadır.

Bu cinsiyete dayalı iş bölümü kapitalizm için en az uluslararası iş bölümü kadar vazgeçilmezdir.

Hükümetin yıllardır süregelen 3-5 çocuk söylemleri, kadının esas kariyeri anneliktir çıkışları tam da bundan ileri gelmektedir. Kadınlardan, emeğini ücretli emek piyasasından uzaklaştırarak eve hapsetmesi ve sürekli kapitalizme yeni ve ucuz iş gücü sağlayacak genç nüfusu arttırmak için doğurması beklenmektedir.

kadin-istihdam-paketi-AA

Şimdi kapitalizm gireceği krizden çıkmak için kadının emeğini ve bedenini kullanmaya çalışıyor pek tabii. Kadınları evde çocuk bakmaya mahkum etmeye, emeğini ‘ev işi’ olarak sömürmeye, yarı zamanlı, taşeron, kiralık işçi olarak çalıştırmaya alan yaratıyor bu açıklanan programlarla.

Tam burada 2009 yılında Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’in yaptığı açıklamayı hatırlayacak olursak; “ İşsizlik oranı niye artıyor biliyor musunuz? Çünkü kriz dönemlerinde daha çok iş aranıyor. Özellikle kadınlar arasında kriz döneminde işgücüne katılım oranı daha artıyor.”

Evet sermaye yaklaşan krizin ayak seslerini duyuyor ve hamlesini yapıyor. Kokuşmuş “kutsal aile”sini hortlatıp karşımıza dikiyor. Erkek egemen kapitalist zihniyetiyle kadınların ne de güzel anne oldukları ne cefakar olduklarını anlatıyor. Aynı zamanda kadınlardan ucuz-yarı zamanlı iş gücü olarak faydalanacağından belediye kreşleri vadediyor. Yani ısrarla doğurun diye bağırıyor kadınlara.

Biz açılacağı iddia edilen belediye kreşlerini yasalaştığı halde hiçbir yaptırım olmadığı için hiç açılmayan sığınaklardan biliyoruz, ki devletin  4+4+4 eğitim tasarısından, Arapça-Osmanlıca öğrenme zorunluluğundan, zorunlu din derslerinin giderek sınıf olarak aşağı çekilmesinden bakarak net olarak söyleyebiliriz ki: Kreşler açılsa dahi muhafazakar toplum yaratma istemi doğrultusunda, kreşlerin işlevi çocukluk döneminden başlayarak muhafazakar gençlik yaratma istemiyle şekilleneceği açık olarak önümüzde durmaktadır.

Bir de evlilik danışmanlığı dedikleri hadise var. Devlet yetkileriyle donatılmış 5 bin kişilik bir nevi aile müfettişleri ordusu kuruluyor. Ülkedeki madenleri denetlemekten aciz devlet dün Soma’yı Ermenek’i yaşarken ortada olmayan ya da yetkisiz kılınan müfettişleri şimdi aile denetimlerinde! İşlevi aileyi korumak, çocuk sayısını artırmak olan 5 bin aile müfettişi ve bunlara tanınan resmi ve fiili yetkilerle neoliberal muhafazakar kapitalizmi özetliyor.

Bu müfettişler sayesinde boşanmaların önüne geçmeye çalışılıyor. Boşanmak istediği için tehdit edilen kadını korumaktan aciz, kadın katillerinin bir numaralı savunucusu devlet şimdi bir de müfettişlerini dikiyor kadınların karşısına.

Bunun yanı sıra hükümetin iki yüzlülüğü, bu halin gerekliliği üzerineyse çalışacak 5 bin müfettiş sadece ve sadece her gün bir, iki aileye dahi gidebilse, bu aileleri sadece yılda bir defa görme ve en fazla fiziki olarak iki, iki buçuk milyon evi gezebilme geri kalan 17 milyondan fazla evi ise es geçme olarak yansıyacak. Bu paketin her yerinden samimiyetsizlik aktığı sadece buraya bakarak bile ortaya çıkmaktadır!

Açıktır ki bu program, kadınları ‘annelikle’ tanımlıyor.  Yani erkeklerle eşit olarak değil, ancak anneliğin kazandırdıklarıyla, erkeklerin adaletine sığınarak var olabileceğini söylüyor ve iki kişi arasındaki ilişkiyi ‘aile olmakla’ ve heteroseksüel ilişki biçimiyle sınırlandırıyor.

Tahakküm altına almaya çalıştığınız rahimlerimiz bizim! Devletin, babalarımızın, kocalarımızın, sevgililerimizin değil!

Kadın emeği sömürüsüne dayanan;  kadını düzenli, güvenceli işler yerine, anneliğe ve ev işlerine hapseden; yarı zamanlı düşük ücretli sermaye çalışanı yapan bu programlarınız sizi krizden kurtaramayacak!

Krize karşı Devrim, Kapitalizme karşı Komünizm!

sınıfsız dergisi