Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Ahmet asgari ücrete ve mezarda emekliliğe karşı yürüyor!

Ahmet asgari ücrete ve mezarda emekliliğe karşı yürüyor!

Malatya’da çağrı merkezinde çalışan Ahmet arkadaşımız, 9 Eylül 2013 Pazartesi günü asgari ücrete ve mezarda emekliliğe karşı çıkmak için Malatya’dan Ankara’ya bir yürüyüş başlatıyor.
Türkiye’de Çağrı Merkezleri son birkaç yılda gelişim göstererek, büyük metropollerden çıkarak Anadolu’ya ve Doğu’daki illere kaymaya başladı. Doğu illerindeki işsizlik oranı şirketlerin çağrı merkezlerini bu bölgeye kaydırmasında önemli bir faktör oldu. Büyük şehirlerde asgari ücrete çağrı merkezi işçisi çalıştırmak pek mümkün olmuyor. Fakat Doğu’daki birçok ilde çağrı merkezi işçileri asgari ücret ya da asgari ücretin altındaki rakamlara çalıştırılıyorlar. Daha önce birçok çağrı merkezinden yaptığımız haberlerle buna benzer örnekler vermiştik. Bu örneklerden bir tanesi de Malatya CMC çağrı merkezi idi.
Malatya CMC’de çağrı merkezi çalışanları 11 saat, haftada 6 gün çalışıyorlar. Aylık belli bir çalışma saatini dolduramadıkları durumda ise asgari ücretin altında – 600, 700 TL civarı – bir maaş alıyorlar. Ahmet Tutuncu, hükümetin ve sermayedarların işsizliğe çare olduğunu söyledikleri, ölümü gösterip sıtmaya razı ettikleri bu çalışma biçimini protesto ediyor.

Bütün üye ve dostlarımızı, Ahmet arkadaşımızın yürüyüşüne destek olmaya çağırıyoruz.

Ahmet’in çağrı metnini aşağıda bulabilirsiniz:

“İsmim Ozan Ahmet TUTUNCU. Malatya’da yaşamaktayım. Mezarda emeklilik yaşı olan 65 yaşında emeklilik düzenlemesine ve Türkiye şartlarında geçinilmesi imkansız bir ücret olan 803 TL asgari ücrete tepki göstermek amacıyla 9 eylül 2013 tarihinde Malatya’dan Ankara’ya yürümeye başlıyorum.

Günümüz Türkiyesinde yolunda gitmeyen ve görmezden gelinen bir çok sorun var. Bunlardan özellikle ikisi beni ve vicdanımı çok rahatsız ettiği için, geleceğin Türkiyesinde yaşanılabilirliği tehlikeye düşürdüğü için birilerinin artık tepki göstermesi gerektiğine inanıyorum. Maalesef bu güne kadar atılan adımlarda bir sonuca varılamadı, belki yine öyle olacak ama biz gençlerin buna dur demesi lazım. Türkiye standartlarında komik bir rakam olan 803 TL ile ilgili kendisine yöneltilen “Bu ücretle nasıl geçinilir?” sorusuna ”Ekmeğin fiyatı belli, peynirin fiyatı belli, muhtaçsanız geçinirsiniz.” diyen Bakanımıza bizler de birkaç soru sormalıyız. Türkiye nüfus pramidinin olabildiğince küçüldüğü durumda, +65 yaş sınırında insanların emekli olabileceği bir tasarıya nasıl evet dediklerini sormalıyız. Milletvekillerinin bu konuda neden sustuklarını sormalıyız. İnsanların emekli olamadan açlıktan, yoksulluktan ölmesini mi istiyorlar, bunu sormalıyız. 13 Ağustos 1999 tarihinde emeklilik tasarısı düzenlemesine tepki gösterenler arasında yer alan şu anki Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL ve AKP Milletvekili Salih KAPUSUZ’un 1999′da gösterdiği tepki muhalefet partisinde yer aldıkları için miydi? Şimdi neden sessizler? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Faruk ÇELİK 1999′da o günün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar OKUYAN’a sorduğu üç soruyu şimdi neden kendine sormuyor?

Ülkemizde genç neslin geleceği karartılıyor. Yola çıkmamın nedeni kısaca bu. “Mezarda emekliliğe hayır” demek, biz emekçilerin hakettiklerini alamadıklarını dile getirmek, mutfağında pişirecek aş bulamayan anaların çaresizliğini hissettirmek için bu yolculuğa çıkıyorum. ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.’ demekten vazgeçelim. Bu ülkede 803 TL maaş alıp çocuklarının ihtiyaçlarını gidermeye çabalayan, çabaladıkça bocalayan anneler ve babalar var. İnsanlarımız bankalara muhtaç konumda, ödeyemeyecekleri borçlar altında. Her geçen gün daha da bataklığa saplanmaktayken, biz “Türkiye gelişiyor, ekonomi iyi gidiyor” diyenlerin yalanlarına kanamayız. Asgari ücrete ve emeklilik yaşına düzenleme yapılması için harekete geçmeliyiz, susmamalıyız, artık susma vakti değil!

Kamuoyunun bu haklı yürüyüşümde gereken desteği sunacağına inanıyorum.

Saygılarımla,

Ozan Ahmet Tutuncu

ÇAĞRI MERKEZİ ÇALIŞANLARI DERNEĞİ

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*