Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Adana’da sulara kapılan 8 işçiden haber alınamıyor…

Adana’da sulara kapılan 8 işçiden haber alınamıyor…

Adana’nın Kozan İlçesi’nde bulunan Gökdere Köprü Barajı’nın patlaması sonucu 2 işçinin cenazesine ulaşılmıştı. Sulara kapılan işçileri arama çalışmaları ise devam ediyor. Diğer yandan EnerjiSA tarafından Cengiz-Özaltın Konsorsiyumu’na yaptırılan barajda yaşananlar felakete göz göre göre davetiye çıkarıldığını gösteriyor. Görgü tanıkları tahliye tüneli kapağında bir hafta önce meydana gelen çatlakların kum torbaları ile takviye edildiğini belirtiyor. Diğer yandan Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında Proje Müdürü Erdal Nakas ile şantiye şefi Öncü Polat gözaltına alındı…

Adana İnşaat Mühendisleri Odası’ndan açıklama

İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Abdullah Bakır’a göre barajı hızlıca doldurmak için debinin çok yüksek olduğu dönemde su tutmak baraj kapağının üzerindeki basıncı arttırdı. Debinin yüksek olduğu dönemde su tutulmasının nedeni ise barajı bir an önce doldurup elektrik üretimine başlayarak para kazanmaktı. Faciayla ilgili ayrıntılı raporun yayınlanmasıyla beraber kaza hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olacağımızı söyleyen Bakır “ancak ilk belirlemelere göre kapağı patlatan şey hızlı su tutma uygulaması. Baraj birkaç ay sonra su tutsaydı bu facia olmayabilirdi. Yine de tek sorumlu olarak hızlı su tutmayı gösteremeyiz, çünkü bir barajın kapağı baraj tamamen dolduğunda, yüksek debi nedeniyle basınç oluştuğunda bu basınca dayanmalıdır. İnşaatın projesi incelendiğinde belki de yanlış malzeme seçimi yapıldığını göreceğiz” diye konuştu.

Yaşanan iş cinayetini Meclis üyemiz Doç. Dr. Emre Gürcanlı’ya sorduk

Baraj gölündeki 90 milyon metreküp suyun kontrolsüz bırakılması sonucunda oluştuğunu varsayarsak, ki çoğu haberde o şekilde verilmiş, olayı şöyle yorumlayabiliriz:

Baraj kapakları arkasında su tutar ve bu su normal zamanlarda statik bir yüktür. Kapaklar açıldığı zaman yoğun bir titreşim oluşur ve bu titreşim eğer uygun projelendirme yapılmamış ve uygun malzeme kullanılmamışsa betonda çatlaklara yol açacaktır. Dolayısıyla kapakların açılması bir hata. Peki ne yapılabilir? Çok genel olarak söylersek:

1. Çatlak görüldüğü iddia edilen kapak değil, diğer kapaklar ilk önce kademeli olarak açılabilir (birden fazla kapak olduğunu varsayarsak). Kapağın arkasındaki yük daha yavaş bir şekilde boşaltılabilir.

2. Uygun bir dip savak projelendirmesi olsaydı, daha kademeli bir şekilde, belki bir günde değil ama bir haftada yavaş yavaş yük boşaltılabilirdi. Burada tanımlara bakarsak:

Savak: Akımı ölçmek veya kontrol etmek veya yönünü değiştirmek amacıyla inşa edilen sabit veya hareketli su yapılarıdır. Kanal tabanı üzerine inşa edilirler ve kendi boyunca suyun geçmesi için akımı hızlandıran tüm engellere verilen genel isimdir.

Dip Savak: Gerekli hallerde barajı tamamen boşaltmak, dolu savak kapasitesini azaltmak, akarsu mansabına bırakılacak suyu salmak amacıyla yapılan hidrolikyapı.

Dolu Savak: Acil durumlarda barajın yıkılmaması amacıyla fazla suyu dışarı bırakacak şekilde tasarlanmış kapaklara verilen isim. Suyu yüksek seviyeden serbest bırakmasından dolayı enerji kırıcı havuza dökülecek şekilde tasarlanmalıdır.

3. Her halükarda acil durum müdahale planı harekete geçirilmeli (her şantiyede, gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği, gerekse de yangın, göçük, yapı çökmesi… konularında acil durum müdahale planı olmalıdır), ilk önce şantiye ölçeğinde önlemler alınmalı, çevre halk mutlaka haberdar edilmeli, mülki erkan ile gerekli iletişime geçilmelidir…

Ve tabi ki devletin bu türden inşaatları denetlemesi şart…

Cengiz ve Özaltın İnşaat AKP’yle parlamış

1980’de Rize’de sıradan bir inşaat firması olarak ortaya çıkan Cengiz İnşaat AKP döneminde önemli ihaleler kazanarak büyüdü. Doğaya geri dönüşü imkansız zararlar veren, her yıl çöken ve yeniden yapılan Karadeniz Otoyolu inşaatının büyük bir kısmının yanı sıra İstanbul-İzmir Otoyolu, İstanbul ve Ankara metrosu, Erbil Havalimanı ve bazı liman inşaatlarını yürüten Cengiz İnşaat’ın internet sitesindeki bilgiye göre bugün, yani kuruluşundan yalnızca 30 yıl sonra firmanın elindeki işlerin toplam değeri 7 milyar dolara ulaşmış. Diğer yandan, Özaltın İnşaat’ın sahibi Nuri Özaltın Türkiye’de her yıl düzenlenen “Forbes 100” listesinde Türkiye’nin en zengin 100 kişisi arasına son yıllarda aldığı kıyak ihalelerle girdi.

Kaza geliyorum demişti

Sayısız sivil toplum kuruluşu tarafından yıllardır eleştirilen Hidro Elektrik Santral (HES) inşaatlarının denetimsizliği bu kazanın haberini önceden vermişti. Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) 2011 yılında yayınladığı raporda Türkiye’de aynı anda 2000’den fazla HES inşaatı yapıldığı, bu inşaatlarda kullanılan malzeme kalitesinin dünya standartlarının altında olduğu vurgulanmıştı.

İnşaat şirketlerinin maliyeti düşürmek için taşeronlaşmaya gittiği, taşeronların da işçi sağlığı, güvenlik, çevre, sigortalı çalışma gibi konuları gözardı ettiğinin altını çizen raporda inşaat denetiminin yetersizliğine de dikkat çekilmişti.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi – 26 Şubat 2012

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*