Anasayfa » BASINDAN » ‘ABD kıyameti şimdi? Umalım öyle olsun!’

‘ABD kıyameti şimdi? Umalım öyle olsun!’

Justin Raimondo* / TIMETURK

Cumhuriyetçi kongre liderliği panik içerisinde. Obama yönetiminin yasadışı ve lüzumsuz Libya savaşı Cumhuriyetçi Dennis Kucinich’in buna son verilmesini isteyen önergesinin kazandığı ivmede ortaya çıktı. Kucinich’in tasarısı, yönetime tüm ABD güçlerini ve (kongre tarafından asla onaylanmayan) NATO savaşına desteğini geri çekmesi için 15 tanıyor.

Son anda Temsilciler Meclisi Sözcüsü John “Ağlayan Bebek” Boehner, bağlayıcı olmayan bir önerge uyduruverdi. Savaş Yetkileri Yasası ile Başkan’a 60 gün uzatma veren bu önergede, siyasi ve stratejik amaçlarımızın detaylandırılması isteniyor ve yönetim askeri harekât için “ikna edici neden” vermemekle suçlanıyordu. Önerge, 268’e 145 oyla meclisten geçti. 45 Demokrat, karşı tarafa geçerek Cumhuriyetçilerle oy verdi. Daha da önemlisi, Libya’da yönetimi daha fazla haktan mahrum bırakan Kucinich tasarısı, Demokrat “kabul diyenlerden” (61) daha fazla Cumhuriyetçi oy (87) topladı.

Neler oluyor böyle?

The Hill’in haberine göre, “bir Demokrat bunu ‘kıyametin işareti’ olarak nitelendirdi”. Olayı biraz abartsa da, oylama ortaya çıkan Büyük Bir Şey’in gerçekten de işaretiydi.

Hiç şüphesiz bir kısmı bu nedenle olsa da, sırf partizan çıkarcılıktan fazla bir şeydi. Oylama, ABD dış politikasının uygulanmasıyla ilgili Cumhuriyetçiler ve muhafazakârlarda tümden bir değişimi ifade ediyordu. Kosova savaşından bu yana ilk kez, Büyük Eski Parti (GOP-Cumhuriyetçiler) meclis toplantısı, iki-tarafı-da-tutan(bipartizan) küresel müdahale dış politikamıza meydan okuyordu. Libya bunun bir örneğiydi.

Şartlar her şeydir. Son aylarda ülkeyi saran ekonomik kriz (işsizlik oranının yüzde 9’lara çıkması ve emlak piyasasındaki felaket), müdahale-karşıtlarının yıllardır söylediklerini, “ülkemiz parçalanırken biz dışarıda ‘ülke kuruyoruz’”u, anlamalarını sağladı. Cumhuriyetçiler dâhil herkes rahatlıkla anlayabildi. 2010 “çay partisi” çömezleri de ağabeylerinin Bush döneminde anlamayı reddettiği dersi kolaylıkla öğreniyor: Artık Dünyanın Polisi olmaya gücümüz yetmez.

Demokratlar için, bu sadece parti sadakati ya da siyasi misilleme tehdidi değildi, bu onları hizada tutan bir şeydi. Azınlık lideri Nancy Pelosi, Meclis kürsüsünde kendi partisinin üyelerine sonuna kadar dayanma çağrısı yaptı:

“Daha önce de ifade ettiğim gibi, Libya’daki NATO-önderliğindeki çabalar, daimi Meclis istişaresiyle güçlenecektir. Sözcü Boehner ve Meclis Üyesi Kucinich’in önergeleri, şimdiki halleriyle, bölgedeki çabalarımızı ilerletmeyecektir ve NATO ortaklarımıza yanlış mesaj gönderecektir”.

Pelosi’ye cevap dünyadaki herhangi bir ülkeden daha fazla askeri üsse sahip Kuzey Carolina’dan Cumhuriyetçi Walter B. Jones’dan geldi:

“NATO’nun hisleri. NATO’nun hisleri. Peki, Amerikan halkının duyguları ne olacak? Artık onların öncelik olma zamanı gelmedi mi?”

Amerikan halkının ezici şekilde ABD’nin Libya’daki müdahalesine karşı çıkması, Pelosi-msiler ve Cumhuriyetçi müttefikleri Adam Kinzinger (Illinois) gibiler için önemi yok. Kinzinger, açıklanamaz şekilde, “Bu savaş, Libya’daki bu müdahale, bence kendini satıyor/masrafını çıkarıyor” dedi.

Gerçek ise kamuoyunun bunu yutmadığıdır. Düzenbaz ve aptallardan oluşan Pelosi-Kinzinger ittifakı da bunu gayet farkında.

Kinzinger, ABD’nin kara birlikleri göndermesini seçenek dışı kalmasını reddeden hevesli bir neocon’dur. Ayrıca Obama yönetiminin 100 binlerin Kaddafi tarafından öldürüleceği iddialarını da seslendirmiştir. Bu çılgın ve temelsiz iddianın, daha önce olduğu gibi bir kez daha yanlışlığı ortaya çıktı. Yani, Irak’ta olduğu söylenen asla-bulunamayan “kitle imha silahları” gibi… Bugün BM, Libya’da her iki tarafı da ihlaller için kınıyor. Fakat bunu kavramak, kaslı ve kuş beyinli ve kare-çeneli eski Özel Kuvvetler “ordu aygırları” için çok zor.

İmparatorluğun krizi kaynama noktasına ulaşıp ABD mali ve ahlaki iflasa daha da gömüldükçe; deniz aşırı garnizonlu hamiliklerimiz ve askeri üslerimiz çatırdayıp battıkça, evdeki cephede hatlar çiziliyor ve Savaş Partisi, tamamen yeni siyasi renklendirmeye girişiyor.

Pelosi-imsiler için savaş, sadece başka bir Keynesçi “canlandırıcı” program. Tıpkı Cumhuriyetçi Jim Moran’ın aptalca Kongre tartışmasında öne sürdüğü gibi kendimizi “ahlaki süper güç” olarak kabul ettirmemizin bir yolu… Geçen Pazar ABC’nin “Bu Hafta” programında bu liberal savaş çığırtkanlarının ne kadar “ahlaki” olduğu açıkça görüldü. “İlerlemeci” ekonomist Paul Krugman, hükümetin bizi ekonomik depresyondan harcama yaparak kurtaracağına inanan Keynesçi adam, yeni bir savaşın ülkenin görünen ekonomik sorunlarını çözeceğini ilan etti:

“Birdenbire askeri bir büyümemiz ve savaş tehdidimiz olsaydı, ekonominin ne kadar hızla düzeleceğine şaşardınız”.

Fed’in sürekli değersizleşen birkaç trilyon dolar daha basması gibi “doğru” yol karşısında, bunun canlandırma için “yanlış” yol olacağını da eklemeyi unutmadı. Parantez içerisinde söylenen bu uyarı vitrinlere bir hareketten başka bir şey değildi. Amerika’nın “ahlaki süper gücü” hakkında Cumhuriyetçi Moran’ın aptalca övünmesine karşı, gerçekten kaç kişi ekonomik krizimizi “çözmek” için Washington’un savaşa başvurmayacağına inanıyor?

Elbette savaşın ekonomi için iyi olacağı saçmalığın daniskası ancak buna rağmen bu görüş, hükümetlerin harcamasının iyi olduğuna inanan tüm Keynesçilerin kalplerinin en yakın yerinde saklı. Neye harcadığımızın hiçbir önemi yok. Teoride, dolarları uçaklardan Trablus semalarına atabiliriz ve aynı “yararlı” ekonomik “canlandırmayı” elde edebiliriz. Üşütük bir ekonomik “teori” önerildi mi ki uygulansın. Yine de, yönetim ile Meclis’teki ve guru-okrasi içerindeki destekçilerinin benimsediği görüş bu.

Devlet kapitalizmi ya da kurumsal sosyalizm kendini idame edemez. Ekonomiyi düzde tutacak akılsız ivmeyi sürdürmek için Federal Rezerv’den kesintisiz para akışına ihtiyaç duyar. Sonuç olarak bu yol bizi değersiz dolara ve bankalara köleliğe götürür. (Aldığımız paranın faizini sonsuza dek ödediğimiz). Kısa vadede, Büyük Hükümet’ten nemalanan siyasetçiler ve çıkar grupları; erklerini, ikramiyelerini ve ayrıcalıklarını devam ettirir. Zaten bildikleri ya da önemsedikleri tek şey de kısa vadedir. Yani onların savaş çığlıkları, hükümetin para basmasını sürdürme isteğidir! Ekonominin cesedini “canlandırmaya” devam edin, böylece hayat illüzyonu sanılsın. Ve hazır olun daha insan cesedi yaratmaya, çünkü savaş bir “canlandırıcı”dır.

Evet, “insancıl” gibi rol yapan insan zombileri için canlandırıcıdır. Ulusal güvenlik meşruiyeti olmayan bir başkan ve savaşsever imajından kurtulmayı beceremeyen bir parti için de böyledir. Ancak gerçek dünyada, savaş bir yıkımdır. Barışçıl kapitalist yatırımın tersine, meyvesi ölüm ve yıkımdır, sermaye ürünleri değil. İdeolojiyle-hareket eden bir “ekonomistin” ancak çarpık zihninde masumların kitlesel katli suç değildir.

Yeni hatlar çiziliyor. Bir tarafta hükümetleri, insan varoluşunun nihai sonu ve kızıl elması, ekonomik hayatın kurtarıcısı ve kaynağı, bir ulusun motive edici erki olarak görenler var. Öteki tarafta, bu öneriyi karşı çıkan ve hükümeti Büyük Yıkıcı ve özgürlük ile refahın düşmanı olarak gören sürekli büyüyen bir hareket bulunuyor. Öncekiler yani Savaş Partisi ile ittifak yapanlar nihayette Devlete Tapıyorlar. Bu arada diğer taraftakiler, farkında olsunlar olmasınlar Savaş Partisi’nin en ölümcül düşmanlarıdır.

Bu nedenle David Frum gibi neoconlar, “çay partisini” hükümeti çok fazla, çok hızlı daraltmayı istedikleri için kıyasıya eleştiriyor. Çünkü biliyorlar ki savaş planlarına başa çıkılmayacak engeller çıkacak. Büyük Hükümet olmadan bir Amerikan İmparatorluğu mümkün değildir. Her ücraya yayılmış deniz aşırı üs ağı ve uydu devletleri, ödeyecek sınırsız kaynağınız olmadan elinizde tutamazsınız. Bu nedenledir ki Frum, Çay Particilerinin hükümetin büyüklüğünü ve kapsamını daraltma çabalarını küçümsemektedir. Bu yüzden Cumhuriyetçi Ekâbirler, Cumhuriyetçi Parti’yi ele geçirme tehdidine sahip ayaklanmadan ölümcül bir korku duyuyor.

İmparatorluğun krizi, Amerika’nın her cepheye fazlasıyla yayılmış krizidir. Bunun içine Cumhuriyetçiler ve muhafazakârların da artık fark ettiği gibi dış politika cephesi de dâhildir. Her iki partinin Ekâbirlerinin korkuları yakındır. Dua edelim, hızlı ve acımasızca gelsin.

*Amerikalı ünlü muhalif yazar ve antiwar sitesinin genel yayın yönetmeni.

Bu makale Oğuz Eser tarafından Timeturk.Com için tercüme edilmiştir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*