Anasayfa » GÜNDEM » 5. YIL ! PATLAYAN TÜPLER DEĞİL, SINIF ÖFKEMİZ OLSUN !

5. YIL ! PATLAYAN TÜPLER DEĞİL, SINIF ÖFKEMİZ OLSUN !

3 Şubat 2011de, Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgelerinde arka arkaya yaşanan patlamalarda, sermayenin 21 işçi arkadaşımızı katlinin üzerinden tam 5 yıl geçti. Rakamlara vurduğumuzda 2015 yılında en az 1.317 işçi öldürüldü. Hız kesmeyen işçi cinayetlerinde son veri ise, 2016 Ocak ayında en az 110 işçi ölümü!

k2
Bugün, Ostim-İvedik katliamın 5. yılında aileler yitirdiklerini anmak için patlamaların olduğu yere karanfil bıraktılar.

k1

 

k4

Sermayenin katlettiği diğer işçi cinayetlerinde olduğu gibi, gözlerimizin önünde gerçekleşen, OSTİM’de ve İVEDİK’ de yaşanan patlamalarda her şey apaçık ortadayken ve patronundan, belediyesine, OSTİM yönetiminden, Çalışma Bakanlığı’na kadar suçlular belli iken, onlarcasından sonra, Eylül 2015 de görülen karar davasında, patlamaların meydana geldiği Özkanlar ve Met -San firmalarının patronları beraat etmişti. Mahkeme heyeti 2 Ekim 2014 tarihinde tahliye olan Ersoy Gaz firması sahibi Kasım Ersoy’a “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak” suçunun iki patlamada da ayrı ayrı işlendiği gerekçesiyle 2 kez 18 yıl 9 ay olmak üzere toplam 37 yıl 6 ay hapis cezası vermişdi. Gaz firmasında çeşitli birimlerinde çalışan ve ”Tali kusurlu”bulunan Burhan Koç, Bahadır Esendik, Ali Bayındır ve Tuncay Karabenli’ ye 12 yıl arasında hapis cezaları verilmişdi. Ancak bu durum henüz bir sonuca bağlanmış değil. Anmada, duruma dair kısa bir açıklama yapan ailelerin avukatı, sürecin henüz Yargıtay Savcılığında olduğunu belirtti.Tutukluluk hali bulunmayan bu tür süreçlerin uzayabileceğinden ve neticede burjuva hukuk sisteminin durumundan yola çıkarak kararın kimin lehine olabileceğinin net bir şekilde kestirilemediğinin altını çizdi.

k5

k3

Sermayenin çıkarları doğrultusunda, AKP iktidarı eliyle hayata geçirilen yeni istihdam biçimli politikalarla, işçiler, günbegün daha da sağlıksız ve güvencesiz koşullarda çalışmak zorunda bırakılırken, yaygınlaştırılan taşeron kölelik sistemiyle işçi sağlığı ve güvenliği hiçe sayılıyor. Güvencesiz çalışma ve taşeronluk, işçi ölümlerinin önünü açıyor, patronların azami kar hırsını büyütmeye cesaret veriyor. Göstermelik yapılan yargılamalar yeni işçi cinayetlerine davetiye çıkarıyor.

Ücretini patrondan alan işgüvenliği uzmanlarının, güvenliğimizden sorumlu ilan edildiği bir işleyişte bizlere de patron lehine ölmek düşüyor. Burjuva hukuk sisteminde, işçi cinayetinde ölen işçilerin suçlu ilan edilmesi gibi, bizlere bizden başka sığınılacak liman kalmadığı anlatılıyor.

Hayatlarımızın hiçleşmesinin önüne geçecek tek şey ise örgütlü gücümüzdür. Bunun için, her bir işçinin çalıştığı atölyeyi, fabrikayı denetleyebilmesinin önü açılmalıdır.

Ostim-İvedik unutmadık; unutmayacağız..!

İş kazası değil, işçi cinayeti..!

Ostimde-İvedik’te her soluk ölümse yaşamak direnmektir..!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*