Anasayfa » GENÇLİK » 24 Kasım’da sahte övgüler istemiyoruz!

24 Kasım’da sahte övgüler istemiyoruz!

Sahte kutlamalar değil, kendimize iş öğrencilerimize öğretmen istiyoruz!

24 Kasım’ın ilk saatlerinden gün tamamlanana kadar on binlerce okulda ve ülkenin dört bir köşesinde 24 Kasım Öğretmenler Günü ‘kutlanacak’. Tertemiz yürekli öğrencilerimiz tüm samimiyetleriyle çalışma şansı bulanlarımıza duydukları sevgiyi yaşadığımız sorunlardan habersiz dile getirecekler. Bunun yolu ya bir şiir, ya tek dal bir çiçek ya da sıcak bir öpücük olacak.

Bir de tüm samimiyetsizlikleri ile 12 Eylül’ün ürünü olan 24 Kasım’ı kutlayacak olanlar var. Onlar da mikrofonları kimseye bırakmayarak biz eğitim emekçilerinin ne kadar değerli olduğunu anlatmayı ve methiyeler dizmeyi ihmal etmeyecekler. Daha birkaç hafta önce, “öğretmenler çok tatil yapıyor, az çalışıyor” diyenler ya da 19 Kasım günü Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı’nın önüne yürümemize izin vermeyenler farklı bir maske giyip bize övgüler sıralayacaklar. TÜSİAD’dan, Başbakana, Mili Eğitim Bakanı’ndan milletvekillerine kadar, bizi pek seven bilcümlesi TV ekranlarında boy göstermek için sıraya girecekler. Başta işsizlik olmak üzere, bizlere güvencesiz çalışmayı, katı disiplin yönetmeliklerini, ağır çalışma koşullarını, yoksulluğu ve köleliği dayatanlar yapacak tüm bunları. Her yıl sahneye sunulan gösterimin 2011 modeli!

Tüm sıkıcı ve protokol gereği kutlamaların ardından okul zili acı acı çalacak ve “24 Kasım bitti, hadi sınıflara!” diyecekler. İşi olan eğitim emekçileri öğrencilerimizle sınıflara, işi olmayanlar da işsizlik girdabının karanlığına dönecekler. Devam eden ağır çalışma koşullarında, çocuklarımızı robota çeviren eğitim sistemi ile baş başa kalacağız yine. İşsizlik de devam edecek, yoksulluk da. Ücretli öğretmenlik de devam edecek, dershane ve özel okullarda ömrümüzü tükettiğimiz ücretli kölelik de. Kameralar karşısında açıklama yapan baylar ve bayanlar da hayatlarımızı nasıl daha çok kara zindana çevirebileceklerini planlamak için odalarına çekilecekler daha sonra.

Geçen yıl ve daha önceki 24 Kasımlarda da aynı gerçeklikti yaşanan, bu 24 Kasım’da da böyle olacak. Ancak bu 24 Kasım’da farklı olan birkaç önemli şey daha var. Geçtiğimiz 24 Kasım’da ataması yapılmayan bir öğretmen olan Şafak Bay arkadaşımız yaşam mücadelesi veriyordu, o şimdi aramızda yok. Yine geçtiğimiz yıl iş bekleyen öğretmen sayısı bu yıl en az 50 bin daha artmış durumda. Geçen yıla oranla ücretli öğretmen sayısı, dershanelerde ve özel kolejlerde köleliğe sürüklenenlerimizin sayısı da arttı. İşsizlik nedeniyle intihar edenlerimizin sayısı da. Geçen yıla oranla çalışma şansı elde eden arkadaşlarımızın aldığı ücretler ve kazanılmış haklarımız arasında da ciddi bir uçurum var. Bizler açısından her 24 Kasım, yaşanan gerçekliğin gizlenmesinden başka bir anlam ifade etmiyor.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen, geçen yıldan farklı olarak değişen iyi şeyler de var bu 24 Kasım’da. Kadrolu-güvenceli çalışma hakkı talebiyle birkaç yüz kişi sesini ancak çıkarabilirken, daha birkaç gün önce 19 Kasım’da binlerce olup ses veren bir öğretmen kitlesi var bu yıl. Bir dahaki 24 Kasım’da ise on binler olacak.

60’ı aşkın ilden binlerce arkadaşımızla birlikte ücretli öğretmenliğin kaldırılması ve kadrolu-güvenceli çalışma hakkı talebi ile Ankara’da buluştuk. Bir 24 Kasım haftasında eğitim emekçilerinin nasıl bir gelecekle karşı karşıya bırakıldığının açık bir göstergesiydi bu. Diğer önemli bir gösterge de, artık yalanlara, vaatlere karnımızın tok olduğunun, ataması yapılmayan 300 bin öğretmenin artık beklemekten yorulduğunun bir göstergesiydi de bu eylem aynı zamanda. Bizler ücretli öğretmenliğin kaldırılması, 300 bin arkadaşımıza sınavsız koşulsuz atama mücadelesi yürütmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki günler de bu haklı mücadelenin büyüdüğü günler olacak ve bir dahaki 24 Kasım’larda sahte övgüler değil gündemi belirleyenler bizler olacağız.

EĞİTİM EMEKÇİLERİ DERNEĞİ

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*