Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » 1 Mayıs’ta her dilden Enternasyonal’le!

1 Mayıs’ta her dilden Enternasyonal’le!

Yaşasın 1 Mayıs! Bîji Yek Gulan!
Dünyanın Bütün İşçileri Birleşin! Hemû Karkeran Cîhane Yek Bûn!

İşçiler ancak birleşip birlikte mücadele ettikçe sınıf olurlar. İşçi sınıfı, iç rekabetini, bölünmüşlüğünü gömdükçe, burjuva sınıf düşmanının karşısında kolun, kafanın, duygunun gücüyle dikilebilir, tarihsel emeline ulaşmak için korkusuzca yürüyebilir.

1 Mayıs’ın yolu böyle açıldı. 8 saatlik işgünü için tek bir gövde gibi harekete geçen işçi sınıfı tam 20 yıllık bir mücadelenin sonunda 1 Mayıs bayrağını göndere çekti. 120 yıl önce birlikte mücadele ederek sınıf bilinci ve ruhunu kazanan işçilerin Londra’dan Peru’ya, Paris’ten Küba’ya… düzenledikleri grev ve gösteriler büyük sevdamızın başlangıcı oldu.

1 Mayıs’ı yaratan, 8 saatlik işgünü mücadelesi nezdinde işçi sınıfının yeni bir yaşam ihtiyacıydı. “8 saat çalışma, 8 saat uyku, 8 saat dinlenme”! 12-14 saatlik tüketici çalışmaya, izbe barınaklarda üstüste uyumaya, kalan zamanda da içki, cehalet ve yoksunluk içerisinde çürütülmeye başkaldırısıydı. En ileri, sınıf bilinçli temsilcileri için ise o, işçi sınıfının kurtuluşuna, sosyalizme giden amansız yolun başlangıcıydı.

Biz işçileri bu 1 Mayıs’ta da bir araya getiren, merdiven altı atölyelerden plazalara, madenlerden hastanelere, organize sanayi bölgelerinden kapitalist çiftliklere, tersanelerden dizi setlerine, devasa fabrikalardan evlere… sokaklara akıtan, yeni bir yaşam ihtiyacıdır! Öfkemiz, ne tek başına çalışma saatlerine ve düşük ücretlere, ne yoksulluğumuza, ne kültürel sefalete karşıdır. Hepsi ve çok daha fazlasına, bir bütün olarak burjuva sınıfın küresel hakimiyetine karşıdır. Mücadele ufkumuzu hükümete karşı mücadeleyle sınırlandırmak isteyenlerin söylediklerinin aksine, burjuva sınıfın işçi sınıfı ve emekçiler üzerindeki diktatörlüğüne, burjuvaların demokrasisine karşıdır.

Yeni bir yaşam, sosyalist devrim demektir. Proletaryanın ve kent yoksullarının burjuva demokrasisini yıkması, işçi sınıfının iktidarı olan konseyler demokrasisinin kurulması demektir. Sosyalist devrim, işyeri duvarlarındaki işçi kanının, yaşamlarımızı yarıya indiren artıdeğer sömürüsünün sonudur. Burjuvazinin karı ve güvenliği için her hareketimizin banka kartlarına, mobeselere kaydedilmesinin maziye gömülmesidir. Sosyalizm, “Çalışmayan yemez” demektir. Herkesin topluma kattığı kadarını alması, üretenlerin yönetmesi, yaşamlarımız hakkında başka kimsenin değil, biz işçi ve emekçilerin karar vermesi demektir. 6 saatten fazla çalışmamak, bir işi makineler yapabiliyorsa insan emeğini kullanmamak, yaşamak için zorunlu emeği en aza indirmektir. Ev hapsinden kapitalizmde ancak ücretli kölelik kotasıyla çıkabilen kadının, yönetimin, bilimin, kültürün en önünde yer alması, bağımlılık zincirlerini sonsuza dek koparmasıdır. Hiçbir ulusun ezilmemesi, ulusların özgürce kaynaşmasıdır, anadilde Enternasyonal’dir. Dünyanın en ileri ülkesinde kaderinizin bir Fukuşima’yla çizilmemesidir. Sosyalizm, kalabalıklar içindeki yalnızlığımızın, bir tıkla herkese ulaşabilirken bir türlü kendimiz gibi olamamanın, her şeyin, çocuklarımızın bile alınır satılır hale gelmesinin son bulmasıdır.

Yeni bir yaşam, komünizmdir! İnsanlığın binlerce yıllık acılarına malolmuş her türden egemenlik ilişkisinin, insanın varlığını kötürümleştiren işbölümünün olmadığı bir dünya için savaşmak gerekir! Devletin, pasaportların, ulusların, sınıfların, paranın, reklamların, orduların, polisin, dinlerin, hapishanelerin, oy sandıklarının… olmadığı bir dünya. Ne düştür o, ne bir hayal! İşçi sınıfının kendisi ve insanlık için son görevi, sosyalist devrim yolundan geçerek komünizme yürümektir. Bir tek ülkede, birçok ülkede, tüm dünyada sosyalist devrim! Sömürü ve zulmün pençelerinden kurtulmuş, sosyalizmin kızıl bayrağı altında milyon milyon toplanan özgür emekçilerle kapitalizmi kuşatıp nefessiz bırakıncaya kadar, tek bir ordu, tek bir gövde halinde ilerlemek!

Bu 1 Mayıs’ta burjuvaların demokrasisine, burjuva sınıf egemenliğine, emperyalist kapitalizme ve saldırganlığa, halkların tepesine yağdırılan bombalara karşı her kuşaktan, Kürt ve Türk, kadın ve erkek işçi ve emekçiler, konseyler demokrasisi ve sınıfsız komünist toplum yolunda sosyalist ve demokratik taleplerimizi haykıralım. İşçi sınıfının özlemlerinin ve mücadelesinin burjuva demokrasisine, oy sandıklarına, burjuva anayasasına sığmayacağını, kurtuluşumuzun onları yırtıp atmaktan geçtiğini birlik ve dayanışmamızla gösterelim! Dünyanın dört bir yanındaki sınıf kardeşlerimizle aynı ruhla, her dilden Enternasyonal’i söyleyelim!

Yaşasın 1 Mayıs! Bıji Yek Gulan!
Dünyanın Bütün İşçileri Birleşin! Hemu Karkeran Cihane Yekbun!
Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni!
Kahrolsun Burjuva Diktatörlüğü!
Sermaye İçin Değil İşçiler İçin Demokrasi!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*