Anasayfa » GÜNDEM » Zindanların “Özgür” Kuşları…

Zindanların “Özgür” Kuşları…

Mersin Üniversitesi’nde Sinema bölümünde okuyan arkadaşımız Ahmet Ekici 10 Mayıs günü gözaltına alınmıştı. Ahmet Ekici hakkındaki suçlamalar, sosyal medyada paylaştığı bir kaç içerik, BARIŞ akademisyenlerini uğurlamak, hocaları ile çay içmek, üniversitede bir kaç etkinliğe katılmak…
22 Mayıs sabahı tutuklama talebiyle mahkemeye çıkarıldıktan sonra, “örgüt üyeliği” iddiası ile aynı gün tutuklanan arkadaşımız Mersin hapishanesine gönderilmişti. Sonrasında İskenderun’a sürgün edilen arkadaşımızdan gelen mektubu sizlerle paylaşıyoruz.

“Zindanların “Özgür” Kuşları…

Bugün oturup düşündüğüm bir şeyi yazmadan günü bitirmeyeyim dedim.
Avluda, daha doğrusu 7 metre uzunluktaki beton blokların üstünde, güvercin ve serçelerin yuva yapmış olduğunu gördüm. İlk zamanlar garipsedim. Serçe yavruları sürekli volta attığımız zemine düşüyor, serçelerde can havliyle yavruları için en yüksek sesleri çıkarıyor. Bizim arkadaşlarda yavruları alıp üst kattaki demir parmaklıklar arasından çatıya atmaya çalışıyor, az çok tasvir etmişsinizdir gözünüzde. Ben gelmeden önceki denemelerde jiletli tellere takılıp ölen yavrular olmuş tabi. Ama çoğunlukla başarılı olup yavrular yuvasına sağ salim dönüyor.
Buraya kadar ufak bir anımdı anlattığım. Asıl değinmek istediğim konu ise “kuş olup uçsam keşke” sözünden geliyor.
Güzel bir kuş gördüklerinde “Ne güzel kuşlar, her yere uçup gidebiliyorlar. Keşke bende kuş olsam uçsam.” diyen arkadaşalrımı düşünüyorum. Acaba dışarıdaki o kuşların burada yuva yaptıklarını görseler ne tepki verirler acaba? Yani saçma gelebilir ilk düşününce ama bu kuşlar o kadar “özgür” ve binlerce kilometre yol alabilecek kanatlara sahipse neden gelip cezaevinde yuva yapıyorlar.
Bir diğer tarafıysa “ne olmuş yani, uygun bulduğu yerde yuvalanmış” işte bu kadar basit değil. Bugün 200.000’den fazla tutuklu bulunan cezaevlerinde kuşların olması, yuva yapmış olmalarını görmek büyük umut değil mi sizce? Hem doğaları gereği barınmakta hem de buradaki kader mahkumlarına umut olmaktalar. Sen gel yüksek ve jiletli telli duvarın üzerinde yuva yap, nasıl da “isyankar” yaratılış değil mi? Yanlış düşünmeyin dalga geçmiyorum.
Biz buradayız, ne yaparlarsa yapsınlar sizinle yaşamaya devam edeceğiz der gibiler. Çünkü onlarda farkında, yıllardır buralarda suçsuz yatan insanlar var ve onlar sayesinde güvendeler.
Yani anlayacağınız, cezaevi dediğimiz yerler tamamen “ceza” çekilen yerler değil. Öyle olsa bu kuşların işi ne? Evet baştan sona beton, dünyanın dört bir yanında olduğu gibi burada insanlık düşmanlarının yaptığı yerler. Ancak bir görseniz, görseler, serçeleri ve güvercinleri. Canilerin ve gaddarların çoğunun dışarıda olduğunu bilirsiniz, anlarsınız. Çünkü içgüdüleri vardır. Bir tehlike ve güvensizlikte bir daha dönmezler. Günlerdir kaldığım iki cezaevinde de serçeler ve güvercinler hep vardı. Bu bir umuttur bana.
Biraz “kamu spotu” gibi olacak ama sevin bu canları. Eviniz, bahçenize gelince kovmayın, katletmeyin. Bir tas su, bir parça ekmek yeter onlara. Sevin ki sizi nasıl sevdiklerini görebilin.”

Ahmet Ekici/ İskenderun M Tipi Kapalı Cezaevi C-1 Koğuşu

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*