Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Zindanlardaki açlık grevleri için basın açıklaması

Zindanlardaki açlık grevleri için basın açıklaması

BASIN AÇIKLAMASI 13.04.2017

Türkiye Cezaevlerindeki mahpuslar 15 Şubat 2017 tarihinden beri süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladılar. Bugün itibari ile 21 farklı cezaevinde 236 mahpus süresi ve dönüşümsüz açlık grevindedir. 15 Mart itibari ile de birçok cezaevinde dönüşümlü 5’er günlük açlık grevleri de hali hazırda devam ediyor. Türkiye’deki tüm cezaevlerinde açlık grevine katılanların sayısı her gün artmaktadır. Süresiz ve Dönüşümsüz Açlık Grevleri; Şakran Cezaevinde 58. Gününde, Sincan Kadın Cezaevinde 50. Günündedir. Ailelerin ve avukatların gözlemlerine göre; tansiyonlarında sürekli iniş ve çıkışlar var, kilo kayıpları fazlalaşmış durumdadır. Ayrıca denge sağlamada zorlukların meydana geldiği de gözlenmiştir. Bu süreçler açlık grevindeki mahpuslar için kritik aşamalardır.
Açlık grevcisi zihinsel olarak ehliyetli, açlık grevine kendi iradesi ile karar vermiş, bu nedenle belirli bir zaman için yiyecek ve/veya sıvı almayı reddeden kişidir. Açlık grevindeki mahpusların kendi iradeleri doğrultusunda yapmış oldukları açlık grevleri ile ilgili Malta ve Tokyo bildirgelerinde; Dünya Tabipler Birliğinin ilkeleri belirlenmiştir. Bu ilkelerde açıkça belirtilmiştir ki: Hiçbir tıbbi personel açlık grevini sona erdirmesi için, açlık grevine giren kişi üzerinde baskı uygulayamaz; ancak, açlık grevine giren kişiye, açlık grevinin tıbbi sonuçları hakkında uzman tarafından bilgi verilmelidir.
Sonlandırıldığında dahi ciddi sağlık sorunları oluşabileceği göz önünde bulundurularak takip edilmesi gereken açlık grevindeki kişilere tıbbi bakım koşulsuz olarak sağlanmalıdır.
Açlık grevine giren kişilerin bağımsız olan ikinci bir kaynaktan uzman görüşü alma hakkı vardır.
Açlık grevine giren kişiye zorla yemek verilmeyecektir.
Kararlar veremeyecek hale geldiği andan itibaren, açlık grevine giren kişi tedavi ile ilgili isteğini belirten bir yaşama vasiyetnamesi yapmaya teşvik edilmeyecektir.
Açlık grevinde bulunanlara olası kötü sonuçları ve kalıcı olabilecek sekelleri önlemek için sağlıklı içme suyu, tuz, şeker ve yaşamsal önemi olan B1 vitamini mutlaka temin edilmeli ve verilmelidir. Sağlık hakkı temel haktır ve hiçbir kriter yaklaşımda farklılığı kabul edilebilir kılamaz. Bireylerin hekim seçme, sürecini takip edecek bir heyet talep etme hakkı; kendi bedeni hakkında karar verme hakkı kadar tartışılmazdır. Açlık grevi süresince yeterli sıvı alımı, yaşamsal değerlerinin sürekli ve düzenli takibi, sürekli ve eylemcinin istediği kadar sağlık durumları ve riskler hakkında dış etkilerden uzak bilgilendirme, kalınan oda temizliği, yeterli aydınlatma ve havalandırmanın sağlanması, yalnızca açık grevcilerin kullandığı temiz tuvaletlerin sağlanması da zorunludur.
Sağlıkları her gün daha da bozulan ve sonlandırılsa bile geri dönülemeyecek şekilde sağlıklarının bozulmasına engel olmak ve olası ölümleri engellemek için Adalet Bakanlığı mahpusların kendileri, avukatları ve aileleri nezdinde gerekli girişimlerde bulunmalıdır. Bağımsız tabip ve hukukçu heyetlerinin cezaevlerinde inceleme yaparak mahpuslarla iletişime geçebilmelidir. Hapishaneler de her türlü hak ihlalleri ve kısıtlayıcı uygulamalara da son verilmelidir. Yaşamların yok olması biz sivil toplum kuruluşları, hak temelli sivil toplum örgütleri ve insanlık için kabul edilemezdir. Tüm yaşam hakları insan onuruna yakışır bir şekilde korunmalıdır. Tüm demokratik kamuoyunu, kurum ve kuruluşları, sendikaları, kitle toplum örgütlerini, cezaevlerinde devam eden süresiz ve dönüşümsüz açlık grevleri konusunda duyarlı olmaya davet ediyoruz.

İnsan Hakları Derneği Ankara Şube
Ankara Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonu
Sağlık Emekçileri Sendikası Ankara Şube
Özgürlükçü Hukukçular Platformu
Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*