Anasayfa » GÜNDEM » Yoldaştılar, Candılar, İnsandılar

Yoldaştılar, Candılar, İnsandılar

Koray Çapoğlu, Cebrail Günebakan, Uğur Özkan, Nartan Kılıç, Ferdane Kılıç, Veysel Özdemir, Nazegül Poyraz, Kasım Deprem, Alper Sapan, Okan Pirinç, Hatice Ezgi Sadet, Çağdaş Aydın, Ali Can Vural, Cemil Yıldız, Yunus Emre Şen, Mücahit Erol, Mehmet Ali Vural, Aydan Ezgi Şalcı, Mehmet Ali Barutçu, Osman Çiçek ve kimliği tespit edilemeyen diğer şehitler.

Rojava’nın çağrısına uyarak, yeni yaşama ses ve can katmak için yola çıktılar. Kobane’ye kütüpha ve çocuk parkı inşa etmeye, ağaç dikmeye, inşaatlarda çalışmaya, hastanelerde sağlık hizmeti vermeye gittiler.

Kimi “Devrime gidiyoruz” notuyla çıktı yola. Kimi, Çerkes halkının, selamını götürmek istedi. Kimi Karadeniz’in çocuklarından “selam var” dedi. Kimi yoldaşlarının “cebo”suydu, “Keko”suydu, “Cemil abi”siydi.

Gençtiler, yoldaştılar, dosttular, anneydiler, babaydılar, sevgiliydiler, candılar. İnsandılar.

EZGİ ‘DEVRİME GİDİYORUZ’ DEMİŞTİ

SGDF’li Ezgi Sadet, 20 yaşındaydı. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde 2. sınıf öğrencisiydi. Gezicilerdendi. Gezi günlerinde isyana durdu, andından Berkin’in, Ali İsmail’in, Ethem’in katillerinin peşine düştü.

“Bu devrim bütün cinsiyet önyargılarının kırıldığı bir devrim. Rojava Devrimi’nde kendi özgürlüğümüzü görüyoruz. Rojava’da kadınlar cinsiyet yargılarını yıkıp, cephede en ön saflara geçtiler” diyerek Rojava’da, Kobane’de kurulan yeni yaşama katkı vermeye gitti.
Kendi devriminin peşine düştü.

19 Temmuz’da BEKSAV’daydı, Kobane’ye götürülmek üzere toplanan yardımların tasniflenmesinde çalışıyordu. Ertesi gün instagram hesabına “Devrime gidiyoruz” notunu düştü ve Kadıköy’den yola çıktı. “İçimde sanki hep aynı şarkıyı çalan bir laterna” diye yazmıştı aylar önce. Bir laterna sesi gibi geçti aramızdan.

ÇERKES HALKININ ONURU OLDULAR

Suruç’da AKP destekli dinci faşist DAİŞ bir anne ile oğlu da katletti. Çerkes Ferdane Kılıç ile oğlu Nartan Kılıç da dünkü katliamda öldürüldü. Saldırıda Ferdane Kılıç’ın kızı Sinem Kılıç da yaralandı. HDP PM Üyesi Ferdane Kılıç ile çocukları sürgün ve soykırımlardan geçen Çerkes halkının onuru oldular, kanları Rojava halklarının kanına karıştı.

SİNOPLU BİR DEVRİMCİ CEMİL YILDIZ

Suruç katliamı, devrimin emekçilerinden Cemil Yıldız’ı da aramızdan aldı. ESP’li Yıldız, Sinopluydu. 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi’ndeki zulümlerin tanığı olan Yıldız, mücadeleden hiçbir zaman geri durmadı. İstanbul’dan yola çıkarken, gazetecilerin “Siz ne yapacaksınız Kobane’de?” sorusuna, “Devrimin işçilere de ihtiyacı varmış. İnşaatlarda çalışacağım” yanıtını vermişti.

ESKİ ETHA MUHABİRİ DE ŞEHİT OLDU

Katliamın aramızdan aldığı gençlerden biri Çağdaş Aydın oldu. Babası Fethi Aydın ile birlikte Kobane’ye gitmek üzere yola çıkan Aydın, bir dönem ETHA’da da muhabirlik yapmıştı. Saldırıda Baba Fethi Aydın da ağır yaralandı.

YOLDAŞLARININ ‘KEKE’Sİ DE ŞEHİT OLDU

SGDF’li Yunus Emre Şen de katliamda ölümsüzleşenlerden oldu. Yoldaşları ve arkadaşları tarafından “Keke” olarak anılan Yunus Emre Şen’li Vanlı bir sosyalistti. Uzun süre Ankara’da sosyalist gençlik çalışmalarında yer alan Şen, daha sonra Cebrail Günebakan ile birlikte Adana’da devrimci çalışma yürütmeye başlamıştı.

ÇETELERE KARŞI MÜCADELEDEN SURUÇ’A

Katledilen Cebrail Günebakan, SGDF MYK üyesiydi. İstanbul’un emekçi semtlerinde yürüttüğü mücadelede, Gülsuyu’nda çetelerin saldırılarında yaralandı. İstanbul’un ardından Adana’nın yoksul semtlerinde çalışma yürütmeye başladı. Rojava şehitleri için Adana’da 15 Aralık’ta açılan taziye çadırına polis saldırısında gözaltına alınmıştı. Günebakan’ın, polisin ağzını yırtarcasına parmaklarını soktuğu fotoğrafları yayınlanmış, gözaltı yoğun tepki çekmişti.

Katliamın aramızdan aldığı Okan Pirinç, 1997 yılında Samandağ’ın Hancağız Köyü’nde doğdu. Arap Alevi ulusundan olan Pirinç, lise yıllarında devrimci mücadele ile tanıştı. Yoldaşı Emre Aslan, Kobane’de şehit düştüğünde, “Mücadeleye bağlılık” sözünü yeniledi. Kobaneli çocuklar için topladığı oyuncaklarla Suruç’a gitmişti.

Uğur Özkan, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nin üyesiydi. Cizreli olan Özkan, ailesi 1993 yılında devletin saldırıları nedeniyle İstanbul’a göç etmek zorunda kalmıştı.

Alican Vural ve Aydan Ezgi Salcı Samsun’dan Suruç’a gitmişti. Salcı, Özgür Genç Kadın ve Sosyalist Kadın Meclisi çalışmalarını aktif olarak yürüten genç kadınlardandı.

ESP Kadıköy İlçe Örgütü ve HDK Kadıköy Gençlik Meclisi’nde çalışmalar yürüten Ece Dinç, ESP’nin 20. Yıl Buluşması’na çağrıda bulunduğu sırada arkadaşlarıyla birlikte ırkçı saldırıya uğramış ve ardından polislerce gözaltına alınmıştı. HDK ve SGDF’nin, Kobanê, Soma, işçi direnişleri gibi toplumsal olaylar için yaptığı tüm eylemlerde ön saflarda yer alan Dinç, geçtiğimiz yıl HDK tarafından Kadıköy’de açılan Kobanê için yardım standında da çalışma yürütmüştü.

SGDF çalışmalarında yer alan Büşra Mete, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisiydi.

Katiller, Kobane’de 28 Ocak’ta ölümsüzleşen YPG’li Mustafa Can Şeker’in (Şiyar Koçgiri) babası İsmet Can Şeker’i de aramızdan aldı.

TRABZONLU BİR DEVRİMCİ

Koray Çopoğlu. Trabzon’un Of ilçesinde doğan Çopoğlu, Devrimci Trabzonsporlu olarak kendini tanımlıyordu. Çopoğlu, Suruç’a elinde Trabzonspor bayrağı, kolunda Trabzonspor bilekliği ile gitti. Hrant Dink’in anmasında, Gezi’de, 1 Mayıs’ta yerini aldı, ardından da Kobane’nin sesine ses katmak için yola çıktı.

Suruç katliamında öldürülenlerde biri de Yüksekovalı genç öğretmen Süleyman Aksu oldu. Aksu, Şemsettin Onay Anadolu Lisesi’nde İngilizce öğretmenliği yapıyordu.

Mardin Kızıltepeli Emrullah Akhamur ve Murat Yurtgül çocukluk arkadaşıydılar. Beraber büyüdüler, beraber şehit düştüler, yanyana gömülecekler.

Kobane’ye çocuk parkı yapmak için yola çıkarken katledilenlerden biri de Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Nazlı Akyürek’ti.

ETHA

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*