Anasayfa » GÜNDEM » Yerel seçimler üzerine notlar

Yerel seçimler üzerine notlar

Burjuva yerel seçimlerin “yüksek” burjuva siyaseti kulvarlarındaki ilk eldeki sonuçları şöyle görünüyor:

Erdoğan-AKP oy oranı itibarıyla yine 1. parti olmasına karşın zatın bu seferki balkon konuşmasındaki surat ekşiliğinden anlaşılabileceği gibi burjuva yerel seçimlerin tek kaybedeni oldu.

Ortağı MHP ise, belediye genel meclislerindeki payını yüzde 20’ye kadar çıkartarak, Erdoğan-AKP’den aldığı “beka” payını da artıracağı, burjuva yerel seçimin kazananları arasında yer aldı.

Liberal halkçı HDP’nin AKP-MHP ittifakına kaybettirmek için dışardan ve dolaylı olarak desteklediği CHP-İYİP burjuva gerici “Ozan Arif” ittifağı ise burjuva yerel seçimlerinin asıl kazananı oldu. CHP bu ittifakıyla birlikte, 3 büyük kilit şehrin yanısıra, klasik Ege kuşağının ötesine geçerek Akdeniz kuşağının tamamını aldı, İç Anadolu ve Karadeniz’de bile bazı belediyelerini almış oldu.

Burjuva yerel seçimlerin görünmeyen asıl kazananı ise TÜSİAD oldu. TÜSİAD’ın Erdoğan-AKP’den çok uzun süredir istediği ve beklediği ekonomik kriz programını tam kapsamıyla uygulatmak için eli güçlenmiş oldu. Burjuva-faşist iktidarın seçimler sürecinde elinden geldiğince “asprin tedavisi” ile ekonomiyi idare etmeye çabaladığı, asıl neoliberal kapitalist saldırı ve dehşet programlarının yerel seçimlerden sonra gündeme geleceği zaten biliniyordu. Ancak Erdoğan’ın yerel seçim akşamı, uzun zamandır kullanmaktan kaçındığı neoliberal teknokrasinin jargonunu tam da TÜSİAD tarzında üstüne basa basa defalarca vurgulaması (“Güçlü Ekonomi Programı”, “Yapısal Reform Programı”, “Teknolojik Gelişme Programı”) sandıktan kimin ve neyin çıktığını göstergesi.

Yine bol bol “beka, terör, Fırat’ın Doğusu, istikrar” çemkirmeleri ise, hem yıpranan iktidarını yeniden konsolide etmeye çalışmak hem de zaten sosyal yıkım programlarını vites büyüterek yürütebilmek için, iktidarın beylik alet çantasına işaret ediyor. Yerel seçim sonuçları itibarıyla, buna, tam da TÜSİAD’ın isteyebileceği gibi, burjuva demokrasisinden hayali beklentilerini giderek yitirmekte olan kitlelerde yeniden bu yöndeki hayali beklenti ve dileklerini canlandırma çabalarını da eklemek gerekir.

Nitekim yerel seçim akşamı CHP ve İYİP şeflerinin tüm vurguları bu yöndeydi: “(Burjuva) Demokrasi kazandı!” Yani: ‘Aman ha kitleler şiddetlenen yakıcı istem ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda kendi bağımsız güç, örgütlenme ve eyleminize itibar etmeyin, şu çürümüş burjuva demokrasimizin -ya da ondan geriye ne kaldıysa- iktidara bir ihtar verdiğine ve dileklerinizi belki bir gün gerçekleştirebilme ihtimaline güvenin!!’

Yerel seçimler, kitleler nezdinde ise, başta sosyo-ekonomik çelişkilerin yıkıcı biçimde keskinleşmesi olmak üzere, belli bir ruh hali değişimine işaret ediyor. Bu, şapşal burjuva seçim analizcilerinin “kitleler iktidara benim ekonomik sorunlarımla ilgilen lütfen diye azıcık iktidarın kulağını çekti” türünden yorumlarının ötesinde bir dinamiğe de sahip. Ancak, liberal ve ulusalcı halkçı solun her zamanki “bir nebze iyileştirilmiş kapitalizm ve burjuva demokrasisi” hayal ve icazetiyle burjuva muhalefetin inceltilmiş bileşeni olmaktan öteye gidememesinin gösterdiği gibi, burjuva güçler arasındaki çekişme ve uzlaşmalar, ve bu sisteme “çağrılar” ve “dilekler” içinde boğulma tehlikesiyle karşı karşıya.

İsteyen bu burjuva bataklığında çamurdan “umut” heykelleri yapmaya devam edebilir. Bizim için gerçek umut, tam da bu tıkanan, çürüyen, sarsılan kapitalist toplum sistemi içindeki uzlaşmaz sınıfsal çelişki ve mücadelelerin tarihsel gelişim sürecindedir. Sistemin ve rejimin sarsıntı ve kıvranışları, “yüksek” burjuva siyaset sandık ve kulvarlarında ne olup bittiğinin değil, kitlelerin bastırıldıkça büyüyen gerçek sınıfsal istem, ihtiyaç ve özlemlerin büyümesinden, bir bütün olarak tekelci oligarşik kapitalist üretim, yeniden üretim ve iktidar ilişkiler cenderesine sığmaz hale gelmesindendir.

Burjuva ekonomisi, siyaseti ve kültüründeki iflas sürecinin burjuvazi için bile bir sır olmaktan çıktığı günümüzde, AKP’nin AKPlileşenlerce geriletildiği ve burjuva gerici seçimlerle “demokrasi kazandı”, “umut kazandı” türü fantazilerle oyalanmak yerine, daha büyük amaç ve umutların daha büyük ve bağımsız enerjisiyle, uzlaşmaz sınıf mücadelesine ve bunu yeni ve daha yüksek bir yaşam tutkusuyla bütünleştirmeye odaklanmak gerekir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*