Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Yeni TÜSİAD başkanı ve bir işçi sağlığı hekiminin ona karşı verdiği mücadele

Yeni TÜSİAD başkanı ve bir işçi sağlığı hekiminin ona karşı verdiği mücadele

İtalya merkezli Karlowski tekelci sermaye grubuna ait Organik Kimya şirketinin CEO’su yeni TÜSİAD başkanı oldu. Organik Kimya patronları, işyerinde yoğun kanserojen kimyasallara maruz kalan işçilerin sağlığına ilişkin rapor hazırlayan işyeri hekimi Ahmet Tellioğlu’nu işten atmasıyla tanınıyor. TTB İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu Yürütme Kurulu Üyesi Ahmet Tellioğlu, Organik Kimya’dan sonra işe girdiği OYAK Beton’da da beton santrali ve taş ocağında çalışan taşeron işçilerin sağlık durumuna ilişkin rapor hazırladığı için yine işten atılmıştı.

Ahmet Tellioğlu’nun Organik Kimya’daki işçi sağlığı mücadelesine ilişkin yazısını yayımlıyoruz:

İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanlarının Bağımsızlığı – Dr. Ahmet Tellioğlu (İSİG Meclisi/11.09.2014)

İstanbul’da çok tehlikeli sınıfta bir işyeri (Organik Kimya A.Ş /Kemerburgaz.  Türkiye’nin en büyük kimya işverenlerinden biri. Patron Kaslowski’ler İtalyan, diğer fabrika Roterdam’da. Yani standartları çok yüksek. Fabrikanın damarlarında medeniyet akıyor.)
Yaklaşık 400 çalışan. 200’ü üretim, 75’i AR-GE (bakanlık tescilli AR-GE), diğerleri ofis lojistik. 
Çeşitli polimerler, türlü kimyasallar üretilmekte. Kimyasallar, ağırlıklar (itilen, çekilen, kaldırılan) ve tozlar temel tehlikelerdir.
1.Gün: İşyeri Hekimi çalışmaya başlar: 20 saat/hafta. İşveren temsilcisi ve İK Müdürü herşeyin modern ve yasalara uygun olmasını istemektedir (ne güzel:)
50.Gün: İşyeri Hekimi çalışanlarla/yöneticilerle yaptığı görüşmeler ve 4 ay önce İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi (İMHH) tarafından yapılan sağlık taraması sonuçları ışığında temel işyeri durum saptamalarını yapar ve işverenle paylaşır: sağlık taramasına katılan işçiler taramayı yıllık muayene zannetmektedir  risk değerlendirmesi çalışmalarına işyeri hekimi katılmamıştır, işe giriş tetkikleri risklere göre yapılandırılmamıştır, işyerinde işlevsel bir İSİG Kurulu yoktur, noter onaylı defter yoktur vb…
110. Gün: İşyeri Hekimi tarafından İMHH’e sevk edilen kimi tarama sonuçları şüpheli çalışanlar hakkında ‘toksik/zararlı’ kimyasala maruziyet raporları düzenlenir.
130. Gün: Bir üretim biriminde pilot olarak yapılan ikinci taramada işyeri hekimi KKD’lerin kimyasal maruziyete karşı yeterince koruyucu olmadığını görür.
180. Gün: İşyeri Hekimi tüm mevcut kişisel sağlık dosyalarının inceler, sonuçlarını yöneticilerle paylaşır: İşyerinde son 10 yılda düzensiz olarak ve çalışanları kısmen kapsayan sağlık taramaları yapılmıştır: Kimin hangi değerlendirmeyle taramalara katıldığı belli değildir. Son 3 yılda da 20’i aşkın çalışan hakkında ‘toksik/zararlı kimyasala maruziyet’ raporları düzenlenmiştir. İşyeri Hekimi uyarır: ‘Sağlık taramalarının risk değerlendirmesi temelinde yapılması gerekir ve bu toksik maruziyet raporları son derece önemlidir’.
240. Gün işyeri hekimi lomber diskopati vakaları ışığında işvereni ağırlıklarla ilgili olarak özel olarak uyarır.
300.Gün: Risk altındaki tüm çalışanların sağlık taraması yapılır: 20’i aşkın çalışanın sonuçlarında maruziyet şüphesi vardır.
410. Gün: İşyeri Hekimi maruziyetlerle ilgili olarak işvereni uyarır: O güne değin düzenlenmiş maruziyet raporları ve kendi değerlendirmeleri temelinde ortam havasında olması muhtemel kimyasal isimlerini de anarak işveren temsilcisi ve ilgili yöneticilerden uygun ortam ölçümlerini talep eder. (Mail ortamında)
440. Gün: İşyeri hekimi o yıl içinde İMHH tarafından ilave 10’u aşkın maruziyet raporu düzenlenmiş olmasından hareketle tüm yöneticileri toksikolojik izlem sonuçları ışığında kimyasallar konusunda tekrar uyarır (Mail ortamında)
460. Gün: İşyeri Hekimi ilgili yöneticilerden birini ‘kimyasal maruziyet raporları’ hakkında genel müdürü bilgilendirmesi’  konusunda hassaten uyarır; ‘bu raporların bu gün değilse de yarın çalışanları ciddi sağlık sorunlarının beklediğine işaret ettiğini, bunun şirket bakımından ciddi sorun olarak kabul edilmesi gerektiğini’söyler (Bu arada işyeri hekiminin maruziyet şüphesi ile İMHH’e sevk ettiği çalışanların tetkikleri sürmektedir. Her hafta 1 ya da 2 çalışan İMHH’de tetkik edilmekte ve hakkında maruziyet raporu düzenlenmektedir.)
462 Gün: İşyeri hekimi o hafta lomber HNP ve servikal HNP tanıları almış 3 çalışanı (1 üretim, 2 ofis) Meslek Hastalığı şüphesiyle İMHH’e sevk eder. 
467. Gün: Üretim müdürü sevklerden şikayetle ‘bunu konuşalım’ der. (mail ortamında ve kopyalanamaz, print edilemez bir maille)
468. Gün: İşveren temsilcisi İMHH’e yapılan sevklerle ilgili olarak işyeri hekimi’ni toplantıya çağırır ve işyeri hekiminin göreve başladığı günden bu güne İMHH sevk ettiği kişilerin listesini talep eder. (mail ortamında)
469. Gün: İşveren temsilcisi ve iki ilgili yönetici ile toplantı:işveren temsilcisi, üretim müdürü ve İK müdürü işyeri hekimine çalışanları gereksiz yere İMHH’ne sevk ettiğini’ söyleyerek kendisinden bu kadar fazla sayıda çalışanı İMHH’e sevk etmemesini isterler, halihazırdaki sevkleri açıklamasını isterler. ‘Sevklerin şirket çıkarlarını tehdit ettiğini, bu kadar sevk ve sonucunda da meslek hastalığı tanısı olursa bunun hesabını kimsenin şirkete veremeyeceğini’ ifade ederler. 
İşyeri Hekimi: ‘Benim tıbbi kararlarımı şirket çıkarı motifiyle tartışamazsınız. Tıbbi kararlarımla ilgili kuşku ya da problemleriniz varsa yasalarda yazılı usulleri izleyerek itiraz edebilirsiniz.’ İşyeri hekimi kararlarının hesap sorar tarzda tartışılması karşısında yöneticilere’hekimlerin her türlü ortamda görevlerini tıp meslek ilkeleri ve yasalar çerçevesinde bağımsız bir biçimde yapmaları esastır, mesleki bağımsızlığımdan taviz vermem’  der kendisini baskı altına almalarına izin vermeyeceğini bildirir. Toplantının ardından da durumu şirketin genel müdürüne (aynı zamanda sahibi) mail yazar: Bahse konu toplantı ve yöneticilerden şikayetle ‘burada tıp meslek ilkeleri ve ilgili yasalar çerçevesinde bağımsız şekilde işyeri hekimliği yapabilmek için yardımınızı istiyorum’ der.
İŞYERİ HEKİMİNE YARDIM GELİYOR
473. Gün: İşyeri hekimi daha önce iki kez tüm şirket yönetcilerine mail olarak bildirdiği kimyasallarla ilgili öneri ve uyarılarını noter onaylı deftere geçer.
474. Gün: Üretim müdürü işyeri hekiminin 2 ay ve sonra da 1 ay önce yolladığı kimyasallarla ilgili maili ‘o bizde yok, bu bizde yok, şu da zaten kapalı proses ediliyor’  biçiminde yanıtlar.
475. Gün Sabah Saatleri: İşyeri Hekimi üretim müdürüne cevap yazar: ‘tamam sen haklı ol da bu sayısı otuzu aşan maruziyet raporlarını ne yapalım? ben görmezden mi geleyim şirket görmezden mi gelsin’ diye sorar.
ŞİRKET KİMYASAL MARUZİYET RAPORLARINA KARŞI DUYARLILIĞINI HEMEN SERGİLİYOR
476. Gün Öğle Vakti: İşveren temsilcisi ‘noter onaylı deftere şirkette bulunmayan kimyasallardan hareketle şirketi suçlayıcı ifadeler yazdığı bunun da doğruluk ve sadakatle bağdaşmadığı’ gerekçesiyle işyeri hekiminden savunma ister. (Bahse konu işveren temsilcisi o güne değin noter onaylı defterle hiç ilgilenmemiş ilk sayfası hariç imzalamamıştır. Hatta işyeri hekimi noter onaylı defterle ilgili işveren sorumluluklarına dikkat çeken bir mail de iletmiştir kendisine)
478. Gün: İşyeri Hekimi savunmasını verir: Hekim bağımsızlığını, hekim sorumluluğunu, noter onaylı defterin amacını ve kimyasallarla ilgili son 2 aylık olayı anlatır.
479. Gün Öğle Vakti: İşyeri hekimi durumu Tabip Odası ve Çalışma Bakanlığı’na bildirir.
479. Gün akşam Üzeri: İşyeri Hekimi’nin sözleşmesi fesh edilir. 

489.Gün: İstanbul Tabip Odası Sekreteri Dr. Ali Çerkezoğlu, İstanbul Tabip Odası İşyeri Hekimliği Komisyonu Başkanı Dr. Mustafa Tamyürek, İstanbul Tabip Odası Avukatı Meriç Eyüboğlu işyeri hekimi ile görüşür: Hukuki sürecin işyeri hekimlerinin mesleki bağımsızlığına katkı sağlayacak bir içerik ve tarzla yürütülmesine karar verilir. İstanbul Tabip Odası hukuki süreci üstlenir, işe iade davasının Tabip Odası hukuk bürosunca açılmasına / yürütülmesine karar verilir. Hukuki süreç işe iademin yanında işten atılma gerekçemin ‘bağımsızlığıma müdahale girişimine direnmem ve yasayla belirlenmiş görevlerimi bihakkın yerine getirmeye çalışmam’ olarak tescil edilmesini sağlamayı amaçlayacaktır.
508.Gün: İşe iade davası açılır.611. Gün: ilk duruşma. Biz tam kadro oradayız. Tabip Odası Sekreterimiz de destek amacıyla duruşmada. Karşı taraftan sadece 1 avukat var. Mahkemeye sundukları belgede yetersiz olduğum ve işçileri gereksiz yere Meslek hastalıkları Hastanesine sevkederek onları kışkırttığım tezini işlemişler (Soruşturma safhasındaki Doğruluk ve sadakatten ayrılma >>> işten atma safhasında Yetersizlik + Doğruluk ve sadakatten ayrılma haline gelmişti. Şimdi de Yetersizlik + Doğruluk ve sadakatten ayrılma  >>> Yetersizlik + işçileri kışkırtma haline gelmiş. Hadi hayırlısı:))709. Gün: İkinci duruşma. Kendilerini ‘Bir doktorun kararlarını şirket çıkarı motifiyle tartışamazsınız, tıbbi kararlarıma itirazınız varsa yasalarda yazılı usülleri izleyin’ şeklinde uyarmak zorunda kaldığım ve tam da bu nedenle beni işten atan Tesis Müdürü Haluk Erceber, İK Müdürü Asuman Yorulmaz (Üretim Müdürü Hakan Uygur eksik?!)(1) Organik Kimya’nın tanıkları. Benim işçileri kışkırttığım odaklı bir tanıklık yapıyorlar.772. Gün: Üçüncü duruşma. Organik Kimya’nın başka tanıkları beklenmektedir ama mahkemeye başka tanık gelmez (not etmiş olayım: bu da hekim ve insan olarak iftihar ettiğim bir durumdur, yüzlerce Organik Kimya çalışanını muayene ettim. aleyhime tanıklık edecek bir kimse bulamadılar). Bu arada Organik Kimya avukatları mahkemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müfettişlerinin Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 04.11.2013 tarihli talimatıyla tesiste ‘13.11.2013 günü iş sağlığı ve güvenliği yönünden’ yaptıkları denetimin raporunu sunar. Gerçekten üzerinde durulması gereken bir belge. Şöyle baksanız ÇSGB cidden denetim yapmış gibi. Fakat denetimin içinde ‘479. Gün Öğle Vakti: İşyeri hekimi durumu Tabip Odası ve Çalışma Bakanlığı’na ‘…6331 sayılı yasada da güvence altına alınmış olan görevimi bağımsız bir şekilde yerine getirmemin engellenmesi ve tıbbi olanları dahil görevlerime engel olunması nedeniyle gereği için bilgilerinize sunarımla biten bir dilekçeyle bildirir’ yok. (Bu arada teftiş raporu benim ‘hekim bağımsızlığıyla ilgili şikayetimden o kadar bihaber ki Organik Kimya raporu benim haksızlığımın delili olarak sunuyor mahkemeye.)Mahkeme dosyayı uzman hukukçu ve hekimden oluşan bir bilirkişi heyetine havale eder. … Gün:868. Gün: İş Sağlığı Bilimi Uzmanı bir hekim ve İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku uzmanı bir hukukçudan oluşan bilirkişi heyetinin raporu mahkemeye ulaşır: “… işyeri hekiminin iş güvenliği uzmanının mesleki bağımsızlığı, iş güvencesi işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının çalışanların sağlığının korunabilmesinin temel anahtarlarından olarak görülmelidir. … Somut örnekte (Organik Kimya A.Ş) de açıkça görüldüğü gibi iş sağlığı ve güvenliği kültürü yerleşmemiş işyerlerinde çalışanların sağlığının sürdürülmesine yönelik çabalar, işyeri hekiminin görevleri yetkileri ve yükümlülükleri işten atılşmanın gerekçesi yapılabilmektedir. … Unutulmamalıdır ki feshedilen iş akdi sadece işçi işveren anlaşmazlığını değil işyerlerinde, sağlıksız ve güvensiz çalışma koşullarının devam ettirilmesi inadını da içerebilir.

Netice olarak davacı işçinin işyeri hekimliğinde yetersizliğinin söz konusu olmadığı, gerekli mesleki eğitim, tecrübe ve sertifikaya sahip olduğu, işyeri hekimliğini yasal düzenlemelerde kendisine verilen görev yetki ve yükümlülükler dahilinde yürüttüğü, meslek hastalıkları hastanesine sevk ve onaylı deftere görüşlerini yazmak konularının olumsuz bir davranış değil işyeri hekiminin yasal görev ve yükümlülüğü olduğu kanaatine varılmıştır.
889. Gün: Mahkeme “… Mahkememizce yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından davacının … işyerindeki çalışmasını yasal düzenlemeler, kendisine verilen görev ve yetkiler dahilinde yürüttüğü , meslek hastalıkları hastanesine sevk ve onaylı görüşlerini yazmak konularının olumsuz bir davranış olmadığı aksine öngörülen davranışın davacının görev ve yükümlülüğü olduğu” gerekçesiyle işyeri hekiminin işe iadesine karar verir.
1-‘Yönetici ne yapsın firma adına hareket ediyor’ diye düşünerek burada kişilerin isimlerini anmamı yadırgayanlar olabilir. Burada anılan Organik Kimya yöneticileri esasen Türkiye’ye musallat olmuş işçiyi insan olarak değil de basit bir üretim faktörü ve masraf kalemi olarak gören patronların ‘patrona hizmet et gerisini boşver’ mottosuyla istihdam ettikjleri yöneticilerin tipik temsilcileri: Örneğin burada ismi anılan İK Müdürü Asuman Yorulmaz görev yaptığım 16 ay boyunca sadece 1 kere en üst düzey yöneticilerden birinin bir sağlık problemi için 1 e-mail attı. Üst düzey yöneticiler hariç çalışanların sağlık koşullarıyla ilgisi minimumdu. Tesis Mühendislik Müdürü Haluk Erceber: İSO’nun Temel Kimya Sanayi Meslek Komite başkanı. Ama işyeri hekimine ‘meslek hastanesine bu kadar kişi sevk edemezsin’ diyebiliyor. Üretim Müdürü Hakan Uygur. ‘Meslek Hastanesine bu kadar sevk yaparsan bunu  patrona anlatamam ben’ diyebiliyor. 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*