Anasayfa » GÜNDEM » Yeni kabine: Patronlar ve MGK kabinesi

Yeni kabine: Patronlar ve MGK kabinesi

Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay, THY Teknik AŞ yönetim kurulu üyesi ve Türk Telekom AŞ’nin yönetim kurulu başkan yardımcısı.

Hazine ve Maliye bakanı damat Albayrak, Çalık Grubunun genel müdürlüğünü yaptı. Abisi, Sabah-ATV’nin sahibi Turkuaz Medya Grubunun sahibi.

Ticaret bakanı Ruhsar Pekcan, çok sayıda büyük özel şirkette genel müdürlük ve yönetim kurulu üyeliği yaptı. DEİK Türkiye-Suriye İş Konseyi Başkanlığı ve TOBB Kadın Girişimciler Başkan Yardımcılığı yaptı. Büyük altyapı ihalelerini alan Karon Mühendislik şirketinin sahibi.

Eğitim bakanı Ziya Selçuk, Özel Maya Okulları zincirinin sahibi.

Sağlık bakanı Fahrettin Koca, Özel Medipol Hastaneleri ve Tıp Üniversitelerinin sahibi.

Turizm bakanı Mehmet Ersoy, ETS Tur ve Maxx Royal Otelleri sahibi ve cruise gemi işletmecisi.

Çevre bakanı, TOKİ’de yönetici görevlerde bulundu. Emlak Konut Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü.

Tarım bakanı Bekir Pakdemirli, en büyük özel şirketlerde genel müdürlük ve danışmanlık yaptı. Turkcell, BİM, Albaraka Katılım Bankası yönetim kurulu üyesi.

Cumhurbaşkanı ailesinin mal varlığı, aile şirketleri, çok çeşitli büyük şirketlerde altın hisselerini ayrıca saymak gerekmez.

Savunma bakanı Hulusi Akar, genelkurmay başkanı. İçişleri bakanı olarak Ağar çetesinden, ırkçı-faşist Suat Soylu devam ediyor.

Kapitalizm ve devletinin daha dolaysız kaynaşması. Devlet, tüm ülkeyi kapitalist şirket olarak işleten en büyük kapitalist şirket, kapitalist holding devletidir. Bu bir mecaz bile değil. “Yeni rejim”de başkanlığa bağlı kurulacak özel kurul ve ofisler arasında, “Finans Ofisi”, “İnsan Kaynakları Ofisi”, “Yatırım Ofisi” var. “İnsan kaynağının etkin ve verimli kullanımı” yani daha etkin ve verimli sömürüsü, ve “Türkiye’nin yatırım alanında cazibe merkezi haline getirilmesi” yani emek, insan, doğa yıkım ve yağmasının kolaylaştırılması en başa yazılmış.

Kamu/özel ayrımı çoktan bitmiştir. “Kamu”nun, eğitimden sağlığa, ulaşımdan çevreye zaten büyük yol katetmiş olan baştan aşağıya sermayeleşmesi, sermaye olarak işletilmesi alabildiğine hızlanacaktır. “Vatandaş” ve farz-ı mahal “hakları” sizlere ömür, (kamu emekçileri dahil) esnek ve güvencesiz işçi ve müşteridir.

Buna karşın, yeni kabinede, daha önce ismi geçen uluslararası sermaye teknokratı Acemoğlu, AB çıpası Mehmet Şimşek, Anadolu sermayesi çıpası Zeybekçi’nin olmaması, ekonomi politikalarının damat Berat Albayrak’ın eline teslim edilmesi, iç-dış mali oligarşik sermaye kesimlerini yeterince hoşnut etmedi. Dolar fırladı, borsa düştü. Küresel mali oligarşik sermaye, Türkiye kapitalizminin bu kabineyle kriz riskinin tekrar arttığı açıklamaları yaparak, damat Albayrak’ı “güven verici” adımlar atmaya çağırdı! TÜSİAD, yeni kabinenin açıklanmasının hemen ardından, bir kez daha “ekonomide yapısal, mali ve finansal tedbirleri içeren kapsamlı bir programın bir an evvel hayata geçirilmesi”ni istedi.

Yeni kabine, sermaye kesimlerinin temsiliyeti açısından bile dar ve belirsiz, parlamentodan sonra AKP’yi de geri plana iterek, doğrudan devlet ve özel kurum ve işletmelerine dayalı bir yapı gösteriyor. Yeni kurulan özel kurul ve ofislerin bileşimi ise yönetim program ve politikalarında daha belirleyici olacak gibi görünüyor. Sermaye kesimleri arasında her koşulda daha bir emek, işçi, kürt, kadın, insan, doğa düşmanı saldırganlık programında uzlaşı ve ortaklaşma kesin olmakla birlikte, ilerleyen kriz koşullarında güç ve paylaşım sarsıntıları, tabanı daha bir daralan bu yönetim yapılanmasının dengesizliklerini de artıracak.

İşçi sınıfı sert bir kavgaya hazırlanmak zorunda. “Baba devlet” bitti ve zaten hayaldi, “patron devlet” ile yüzleşme zamanı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*