Anasayfa » GENÇLİK » Yeni eğitim sistemi: Esnek ve güvencesiz, mütevekkil işçi öğrenciler ordusu yaratmak için

Yeni eğitim sistemi: Esnek ve güvencesiz, mütevekkil işçi öğrenciler ordusu yaratmak için

Milli Eğitim Bakanı, liselere getirilen bilmemkaçıncı yeni sistemi açıkladı. MEB’in “2019-2023 Stratejik Planı”na göre, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi zorunlu ders olurken Matematik, Felsefe, Tarih seçmeli ders haline getiriliyor. Klasik fizik, biyoloji, kimya dersleri de programda görünmüyor, bunların nasıl şekillendirileceği belirsiz. Ders sayısı azaltılıyor, rehberlik sistemi kaldırılıyor, kredi sistemi ve “Karier Ofisleri”ne geçiliyor.

Bakan Ziya Selçuk’un “esnek ve modüler sistem” olarak tanımladığı “yeni sistem” daha ziyade, din, ahlak, tasavvuf derslerinin zorunlu kılınması, matematik, tarih, doğa bilimleri, sosyal bilimlerin seçmeli hale getirilmesi ile tartışıldı. Bu, yeterince vahim, ama dahası var.

Bilindiği gibi neoliberal kapitalizm eğitim sistemini, sermaye birikimi ve piyasanın daha dolaysız bir bileşeni haline getirmektedir. Eğitim sistemi salt sermaye karlılığına ilişkin derslere indirgenmekte, sosyal ve doğa bilimleri adım adım tasfiye edilmektedir. Sosyal ve doğa bilimlerinin tasfiyesi, aynı zamanda sosyal ve politik yurttaşlık mefhumunun ortadan kaldırılması çerçevesindedir. Aynı zamanda teorik eğitim/bilgi ortadan kaldırılmakta, eğitim sadece sermayenin isterlerini uygulayabilir işgücü eğitimine indirgenmektedir.

“Yeni Eğitim Sistemi” de, bireyci, performansa dayalı rekabetçi, esnek ve güvencesiz işgücü üretimine geçişte yeni bir adımdır.

Ders sayısının azaltılması, rehberlik sisteminin kaldırılması, aynı zamanda öğretmen istihdam ve ücretlerini düşürme, öğretmen işsizliğini artırma uygulamasıdır. Öğrencinin okulda kaldığı sürenin azaltılması ise, öğrencilerin daha fazlasını aşırı düşük ücretlerle (asgari ücretin 3’te birine) çalıştırmaya sevketmeyi hedeflemektedir.

Bu da eğitimde neoliberal kapitalist “yeterlilik, performans” sistemleri, mesleki yeterlilik belgeleri, yerelleşme, özelleştirme, okul yönetimlerinde yerel sermayenin inisiyatifini artırma, tematik liseler gibi sayısız program paralelinde bir uygulamadır.

Neoliberal muhafazakar kapitalist eğitim sisteminde, dinci-gericilik dayatmasına tepki ve mücadele gerekli ama kendi başına yetersiz. Eğitim sisteminde kapitalizme ve eğitim kapitalizmine karşı bir sınıf mücadelesi, hem öğretmenler hem de öğrenci ve velileri temelinde ortaya konmak, dinci-gericiliğe karşı mücadele de bu temelde ele alınmak zorundadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*