Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Yeni anayasa tasarısı: Asgari ücretten vergi alınmayacak (!)

Yeni anayasa tasarısı: Asgari ücretten vergi alınmayacak (!)

Burjuva anayasa uzlaşma komisyonu, “asgari ücret hakkı” konusunda şu tasarıda uzlaştı: “Asgari ücretten vergi alınmaz ve belirlenmesinde çalışanların geçim şartları gözetilir.”

Asgari ücretten bir de vergi kesilmemesi, işçi sınıfının 40 yıllık istemidir. Ancak “asgari ücretten vergi alınmaması”nın anayasa tasarısına geçirilmesi, bu istemin gerçekleştiği anlamına gelmiyor. Çünkü söz konusu olan yalnızca yüzde 10 civarındaki gelir vergisidir. Asgari ücret, gelir vergisinin kaldırılmasıyla en fazla 70-80 lira civarında fark edecek.

Oysa asgari ücretli bunun 3-4 katını, dolaylı vergiler, sigorta prim kesintileri, harçlar olarak ödüyor. Asgari ücretliden kesilen toplam vergiler içinde gelir vergisinin payı zaten hızla azalırken, dolaylı vergilerin (KDV, ÖTV, ücretler dışında her şeye yapılan zamlar) payı muazzam artıyor. Yalnız son bir yılda dolaylı vergilerde artış yüzde 30′u bulmaktadır. Burjuvazi ve hükümeti, asgari ücretten gelir vergisini kaldırır görünürken, dolaylı vergi kesintilerini bundan çok daha fazla artırıyor.

Burjuva anayasa uzlaşma komisyonunun tuzakları bununla da kalmıyor. Gelir vergisini yalnızca asgari ücretten kaldırırken, asgari ücretten 50-100 lira fazla ücret alanlardan gelir vergisi kesintisini sürdürüyor. Böylelikle, işçi sınıfının geniş bir kesimini oluşturan asgari ücretli işçilerin, asgari ücretin üzerinde bir ücret zammı alabilmek için verdikleri mücadeleyi tasfiye edip, asgari ücrete boyun eğmelerini koşulluyor. Asgari ücreti çok daha geniş bir işçi kesimi için azami ücret haline getirmeyi hedefliyor.

“Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları gözönünde bulundurulur…” ifadesi hiçbir güvence getirmiyor. Tam tersine, asgari ücretin belirlenmesinde işçinin ailesi ve çocuklarının geçimini kapsam dışında bırakıyor. İşçi ailelerine “kölece çalışmayana asgari geçim bile yok” dayatmasıyla, her işçi ailesinde, eşlerin, çocukların tamamının kölece çalışmaya zorlanması, bu tasarının örtük bir içerimidir.

“Asgari geçim şartları”nın ne olduğu, nasıl belirleneceğine dair hiçbir şey yok. En kötü ev kirasının mevcut asgari ücretin yarısı, salt ulaşım, iletişim, doğal gaz, elektrik, su harcamalarının diğer yarısı kadar olduğu yerde hangi geçim şartları? Eğitim, sağlık, eğlenme, tatil-seyahat, serbest zaman, toplumsal-kültürel gereksinmeler, kendini ve toplumsal ilişkilerini geliştirme, gelecek güvencesi, bu “geçim şartları”nın neresinde? Neoliberal ücretli kölelik rejiminin “geçim şartları”, işçinin tüm çalışma ve yaşam enerjisini olabildiğince hızlı biçimde kökünden söküp alıncaya kadar kölece çalışabilir durumda tutmakla sınırlı, işçiler için adeta soykırım şartlarıdır.

“Asgari ücretin belirlenmesinde çalışanların geçim şartları” ya kimin tarafından gözetilecek? İşçileri eze eze karlarını artırmadan başka hiçbir şeyi gözetmeyen burjuvazi ve hükümeti, bir de kenar süsü olan kukla sendika patronları! Türk-İş’in her yıl kendi hesapladığı yoksulluk sınırının bile yarısı civarında asgari ücrete imza atması, geçim şartlarının nasıl gözetileceğini de gösterir.

Burjuva anayasa uzlaşma komisyonunun, asgari ücretli işçilerden vergi kesintisinin kaldırılmasını ve geçim şartlarını “anayasal güvence altına aldığı” ikiyüzlü bir yalandan ibarettir.

Asgari ücretten ve daha yüksek ücretlerin asgari ücret kadar kısmından gelir vergisi kaldırılmalıdır. En adaletsiz vergi türü olarak, vergilerin yüzde 85′ini işçi ve emekçilere yıkan dolaylı vergiler (KDV, ÖTV, vd) kaldırılmalıdır. Başta temel gıda ürünleri, konut, doğal gaz, elektrik, ulaşım, sağlık, eğitim olmak üzere, işçilerin temel geçim koşullarına zam yasaklanmalıdır.

Asgari ücretli ve (bilimsel olarak saptanacak) yoksulluk sınırı altında ücret alan işçilere, konut, doğal gaz, elektrik, su, sağlık, eğitim, ulaşım harcamaları devlet tarafından üstlenilmeli ve parasız sağlanmalıdır.

Patronlara, tüm mülk sahibi sömürücü ve asalaklara, artan oranlı vergi konulmalıdır.

Asgari ücretin belirlenmesinde, tüm işçi örgütlerinin katılımıyla 4 kişilik işçi ailesinin tüm (asgari değil) temel ekonomik, toplumsal, kültürel gereksinmelerini kapsayarak hesaplanacak yoksulluk sınırı esas alınmalı, tüm asgari ücretli işçilerin sendika hakkı ve asgari ücretin belirlenme sürecinde genel grev hakkı olmalıdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*