Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Yasalarınız, Yönetmelikleriniz, Bakanlıklarınız BATSIN!…

Yasalarınız, Yönetmelikleriniz, Bakanlıklarınız BATSIN!…

İşçilerin Sendika Hakkını Ellerinden Alan;

Yasalarınız, Yönetmelikleriniz, Bakanlıklarınız BATSIN!…

HAKKIMIZ OLANI İSTİYORUZ!

DEV SAĞLIK İŞ üyesi taşeron sağlık işçileri ne istiyor?

Başkanı, Gn.Sekreteri ve yönetim kurulu üyeleri başta olmak üzere onlarca işçi neden Çalışma Bakanlığı önünden biber gazlı polis saldırısı ile gözaltına alınıyor?

Kamuoyuna seslerini duyurabilmek için Taksim İlk Yardım Hastanesinin çatısına çıkıp, onlarca metrelik pankartlarıyla bütün taksimi inleten işçilerin zoru ne?

Adana, Mardin, Bursa, Diyarbakır, Van, Antalya, Hakkari ve Kocaeli başta olmak üzere Ankara ve İstanbul’un onlarca hastanesinde bugün eylem yapacak olan taşeron sağlık işçileri gerçekten ne istiyor ?

İki gündür DİSK Devrimci Sağlık İş üyesi taşerondan çalıştırılan sağlık işçileri ayakta. Çünkü AKP hükümeti tarafından çıkarılıp “bir devrim” diye yutturulmaya çalışılan 6356 sayılı “Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası” taşeron işçilerinin sendika hakkını ortadan kaldırıyor. Fiilen imkansız kılıyor. Bırakalım yeni işçilerin sendikaya üye olabilmesini, binbir güçlükle sendikaya üye olan, noter parasını cebinden ödeyen, başhekiminden, hastane müdürüne, şirket sahibinden, bakanına kadar herkesin tehditlerine rağmen sendika üyeliğinden vazgeçmeyen 10.000 taşeron sağlık işçisinin Dev Sağlık İş’e üyelikleri bürokratik bahaneler yaratılarak yok sayılıyor.

10 BİN TAŞERON İŞÇİNİN SENDİKA ÜYELİĞİ TANINMIYOR,

AKP BİNBİR ZORLUKLA SENDİKAYA ÜYE OLAN TAŞERON İŞÇİLERİN SENDİKA ÜYELİĞİNİ YOK SAYIYOR!

Bütün dünyada kabul edilen evrensel gerçekliktir ki, işçilerin patronlar karşısında haklarının asgari düzeyde korunabilmesi ve geliştirilebilmesinin tek yolu sendikalı olmalarıdır. Bu nedenle bir yasanın, bir düzenlemenin işçinin yararına olup olmadığının en önemli göstergesi sendikalaşması konusunda kendisine çıkarılan zorluklardır.

Ülkemizde sendika üyesi olmak işten atılmakla eşanlamlı hale getirilmiş ve dünyanın en pahalı benzininin satıldığı ülke aynı zamanda dünyanın en az sendikalı işçisi olan ülke haline getirilmiştir. Tüm bu engellere rağmen, çalışma koşullarını ve haklarını insani hale getirmek amacıyla, asgari ücret olarak aldıkları maaşın önemli bir kısmını da noter parası olarak cebinden ödeyerek sendika üyesi olan 10.000 taşeron sağlık işçisinin sendika üyeliği geçersiz kılınıyor.

AKP hükümetinin medyada “taşerona müjde” olarak lanse ettiği yeni düzenlemeler gerçekte sendika üyesi olmuş 10 bin sağlık işçisini yok sayıyor. İşçilerin taşeron şirketlerin kar hırsına köle olmaları için her türlü oyun oynanıyor.

Yeni çıkarılan sendikalar yasası ve çokça gündem yapılan taşeron çalışanlara umut dağıtılan “taşeron düzenlemesinin” işçiler için gerçekten yararlı olabilmesi için başta sendikalaşma hakları üzerindeki tüm engellemelerin ortadan kaldırılması gerekir. Taşeron işçilerin üyelik formunu imzaladıkları sendikaya üyeliklerini bilgisayar programı üzerinden yok sayan iktidara işçi düşmanı dışında bir sıfat konamaz. Bu nedenle 10.000 sağlık işçisini sendikasızlaştıran AKP hükümeti işçi düşmanı kimliğini daha da perçinlemiş oluyor.

Yeni çıkartılan 6356 sayılı “Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası” taşeron işçilerinin sendika hakkını ortadan kaldırıyor. İşçilerin çalıştırılmasına aracılık eden taşeron şirketlerin, SGK bildirimlerini farlı farklı işkollarından yapması ve bunun her ay değişebilir olmasıyla taşeron işçilerinin sendika üyelikleri yok sayılıyor.

Yeni yasayla işçilerin sendika üyelikleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kayıtlarına göre değil, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre tanımlanıyor. Üyelerimizin SGK kayıtları da çalıştırıldığı şirketler üzerinden ve onların beyanlarına göre belirleniyor. Yani taşeron şirket işçilerin SGK kaydını sağlık işkolu yerine inşaat, nakliye, turizm, gıda, genel hizmetler gibi kendi istediği farklı alanlarda gösterebiliyor. Kimi durumlarda da taşeron şirketler işçileri iş yerleri olan hastanelerde değil hizmet ihalesi aldığı farklı işyerleri üzerinden sigortalı göstererek sendika üyeliklerinin düşmesine yol açıyor. Bu durumda taşeron işçiler için sendika bir “hayal”e dönüşüyor.

SORUN TEKNİK DEĞİL!

Çalışma Bakanlığı yetkilileri sorunu bir teknik aksaklık olarak göstererek bilgi işlem sistemine müdahale edemedikleri için sağlık işçisi olan üyelerimizin sendika üyeliğini tanımamakta ısrar ediyor. Oysa biz biliyoruz ki, yaşanan sorunun kaynağı teknik bir aksaklık değil hükümetin taşeronlaştırma politikasının kendisidir. Asıl amaç bizleri sendikasızlaştırmak, asıl amaç sendika hakkımızı, toplu pazarlık hakkımızı gaspederek bu akıldışı, bu insanlık dışı sistemi sürdürmek. Asıl amaç bizi ucuz ve güvencesiz çalıştırmak, emeğimiz ve alınterimiz üzerinden birilerine daha fazla para kazandırmaktır.

Taşeron işçilerini geleceksizliğe mahkum edip örgütlü gücünü elinden almak isteyen bu düzenlemeye karşı sessiz kalmayacağız. Geleceğimizi ihale masalarında pazarlamak isteyenlerin oyununu bozduğumuz gibi, sendika hakkımızı beraberinde toplu sözleşme ve grev hakkımızla birlikte gasp eden taşeron şirketlerin ve bir taşeron şirketin kağıt üzerindeki beyanını esas alan SGK ve Bakanlık kayıtlarının bürokrasisinin bizi teslim almasına izin vermeyeceğiz!.

Bütün üyelerimizin kendi özgür kararı ile belirledikleri sendikalı olma talebinin önündeki tüm engeller kaldırılıncaya, üyelikleri onaylanıncaya ve tüm taşeron sağlık işçilerinin başta sendikalı olma hakları olmak üzere emeklerinin korunacağı bir düzen oluşuncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

DİSK/DEVRİMCİ SAĞLIK-İŞ GENEL YÖNETİM KURULU

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*