Anasayfa » GÜNDEM » Yasaların yasası: Sermayeye kar olmayan hiçbir varlığın varlık hakkı yoktur!

Yasaların yasası: Sermayeye kar olmayan hiçbir varlığın varlık hakkı yoktur!

felekMeclis Plan ve Bütçe Komisyonundan OHAL kapsamında geçirilen yeni torba yasaya el çabukluğuyla konulan bir maddeyle Özelleştirme İdaresine 100’den fazla kamu kurumunun elindeki hisse, gayrimenkul ve her türlü varlıklarını satma konusunda olağanüstü yetki verildi.

Yasa maddesi, TÜSİAD, MÜSİAD ve TOBB gibi büyük burjuva kesimlerinin “büyük memnuniyet”le karşıladıkları “Varlık Barışı” düzenlemesinin görülmemiş bir hızla uygulamaya geçirilmesi anlamına geliyor. “Varlık barışı, yurt içi ve yurt dışındaki atıl servet ve varlıkların ekonomiye kazandırılması”nı, yani çok büyük teşviklerle sermayeleştirilmesi ve tekelci burjuvazinin cebine inmesini öngörüyor.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, yasa üzerine Meclis’te verilen soru önergelerine; listede yeralan TRT gibi kurumların özelleştirilmesinin sözkonusu olmadığı, “yalnızca”, bu kurumların elindeki “atıl ve ihtiyaç fazlası” hisse senedi, gayrimenkul ve diğer varlıkların, “bu kurumlar istediği takdirde” ÖİB tarafından “yüzde 5 komisyonla” değerlendirme ve satışının yapılacağını söyledi.

Kamu kurumları kendi varlıklarını Kamu İhale Kanunu ve Devlet İhale Kanununa tabi biçimde kendileri satabiliyor. Yeni yasa ise Özelleştirme İdaresine, İhale Kanunlarına ve denetimine tabi olmadan ve imar değişikliği yaparak satış yetkisi veriyor. Böylelikle Özelleştirme İdaresi, listedeki 100 kurumun boş ya da 3-5 katlı kamu binasının olduğu arazi imarını Plaza, AVM gibi mega rantlı ticarı imar yetkisine dönüştürüp ihale yasalarına tabi olmadan istediği büyük sermaye grubuna satabilecek.

Böylece daha önce kamu kurumlarının tek tek yaptıkları gayrımenkul ve emlak spekülasyon ve satışları, tek elde merkezleştiriliyor. Özelleştirme İdaresi, ihalesiz, denetimsiz, görülmemiş büyüklükte bir gayrımenkul spekülatörü ve emlak komisyoncusuna dönüştürülüyor. Banka-borsa-gayrımenkul-emlak-inşaat tekellerine yeni bir olağanüstü kar alanı açılıyor.

Yasanın ilişkili olduğu diğer düzenlemeler ise Varlık Fonu tasarısı ve menkul kıymetleştirme yasası. Yasa, Özelleştirme İdaresine, oluşturulucak Devlet Yatırım Fonu’na kamu varlıkları spekülatörlüğü ve komisyonculuğu üzerinden en hızlı biçimde kaynak aktaracak.

Özelleştirme İdaresi kamu kurumlarının ellerindeki hisselerin ve büyük çaplı mevduat gibi rezerv ve gelirlerinin (menkul kıymetleştirmeyle) alım satımını yapabilecek. İlk elde dikkat çeken, hisselerinin bir kısmı sembolik olarak CHP’nin elinde olan, ancak gelirleri Türk Dil ve Tarih Kurumlarına bırakılan İş Bankası’daki kamu hisseleri veya gelirlerinin de özelleştirilmesinin önünün açılıyor olması.

Kritik bir nokta da, yasayla, kamu mallarından farklı bir statüye sahip olan vakıf malları üzerinde spekülasyon ve satış yetkisinin de Özelleştirme İdaresine verilmesi. Vakıflar Genel Müdürlüğünün elindeki muazzam vakıf varlıklarının da imarları değiştirilerek satışının önü açılıyor.
Yasa, neoliberal kapitalizmin yasasıdır: Sermaye çevrimine girmeyen, sermaye çevrimini büyütmeyen, sermayeye yeni sömürü ve asalaklık aracı olarak en hızlı ve kolay biçimde yeni değer kazandırmayan hiçbir varlığa, varlık hakkı tanınmıyor.

Varlık Fonu, Varlık Barışı, Menkul Kıymetleştirme, yeni özelleştirme yasası, Özel Emeklilik Sigortasının zorunlu hale getirilmesi…. toplamda: Bir kutupta her şeyin -ya da geriye ne kaldıysa- mali sermaye birikimine, sömürü ve asalaklığı büyütmeye çevrilmesi, diğer kutupta ise çok daha yıkıcı proleterleşme ve sefalet birikimi anlamına gelmektedir. Bir yanda “kamu”nun adeta toptan mali sermayeleştirilmesi, diğer yanda işçilerin ve emekçilerin son demokratik ve sosyal hak ve güvence kalıntılarının yıkılması, aynı sürecin iki yüzüdür.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*