Anasayfa » GÜNDEM » Yaralıların durumu iyiye gidiyor

Yaralıların durumu iyiye gidiyor

Dilan Alp Babasının Hey Tekstil Direnişi İçin 1 Mayıs’taydı

Polisin attığı gaz bombası kapsülü nedeniyle yaralanan Dilan Alp’in bilincinin açılmaya başlandığı söylendi.

Alp’in Hey Tekstil’de işten çıkarılan ve 1,5 yıldır direnen babası Ali Ekber Alp, “Yaralananlar marjinal gruplar” sözlerine tepki gösterdi.

“Vali yaralananların marjinal gruplar olduğunu söylüyor. Yalan söylüyorlar. Dilan’ın görüntüsü olduğu için onun hakkında yorum yapamamış. 1,5 yıldır işten çıkarıldığı için hak mücadelesi veren bir babanın marjinal çocuğu olabilir mi?

“Dilan okuyan bir çocuk. Benim 1,5 yıldır sokaklarda, meydanlarda verdiğim mücadelesini görüp etkilendi ve ondan esinlenerek 1 Mayıs’a katıldı. Ben de Beşiktaş’taydım. O da arkadaşlarıyla Tarlabaşı’ndaydı, polisten kaçarken olmuş olay. Polisler hemen merdivenden düştü yalanını yaymaya çalıştılar ama videosu var.”

Dilan Alp nasıl yaralandı?

Aralarında Alp’in de olduğu dokuz kişiye Dolapdere’de polis gaz sıkmaya başladı. Tanımadıkları bir ailenin evine sığınmak istediler. O esnada Alp’e çok kısa mesafeden gaz bombası attılar ve tanıkların anlatımına göre kafasını kaldırıma da çarptı. Polis eve gelip gaz sıkmaya devam etti. Eve sığınan iki arkadaşı daha yaralandı ve gözaltına alındı. Alp’in kafa taban ve temporal bölgesinde kırık oluştu; dün beyin ameliyatına alındı.

Alp’in avukatı Gülizar Tuncer, savcılığıa suç duyurusunda bulunarak polisin video kayıtlarının saklanması talebini de ilettiler.

Hey Tekstil işçileri kim?

Çoğunluğu kadın 420 HEY Tekstil İşçisi işverenleri Aynur Bektaş ve Süreyya Bektaş tarafından üç aylık maaşları ve tazminatları verilmeden işten çıkarıldı. Aynur Bektaş’a istihdam yarattığı için 2010 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Üstün Hizmet Ödülü verilmişti. Bektaş hala Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimleri yöneticisi.

İşçiler, o günden beri yani 1,5 yıldır gerek fabrika önünde gerekse sokaklarda hatta mecliste seslerini duyurmaya çalışıyor. İşçiler birçok kez polis saldırısına uğradı. Hey Tekstil işçileri, işverenin üretim yaptığı Taksim’deki Mango mağazasını da kısa süreli işgal etmişti.

****

Serdal Gül’den İyi Haber

Polis’in attığı gaz bombası mermisinin başına isabet etmesi sonucu beyin kanaması geçiren 28 yaşındaki metal işçisi ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) üyesi Serdal Gül’ün bilinci açıldı.

Okmeydanı Memorial Hastanesi’ndeki ameliyattan sonra uyutulan Gül, bu sabah uyandırıldı. Bilinci açılan Gül, gözlerini açtı ve konuştu.

****

Gaz Bombasıyla Yaralanan Öğretmen Uyandı ve Gülümsedi

Öğretmen Meral Dönmez, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma gününde Okmeydanı’nda başına gelen gaz kapsülü sonucu ağır yaralandı, şuuru 12 saat sonra açılan Dönmez bugün ilk kez gülümsedi.

Bahçelievler’deki Medical Park Hastanesi’nde tedavi gören Dönmez’le ilgili bianet’e bilgi veren ailesi ve Avukat Efkan Bolaç, bugün saat 13:00 itibariyle hayati fonksiyonlarını makineye bağlı olmaksızın yerine getirebildiğini, doktorların durumu izlediğini belirtti.

Doktorların son açıklamasına göre, bir yıl boyunca normal hareketleri yapmasında sorunlar çıkabilir, denge ve duyma problemleri yaşayabilir. Başka bir kalıcı hasar kalıp kalmayacağı tomografi sonuçlarının incelenmesinin ardından kesinleşecek.

26 yaşındaki Dönmez, kafatasındaki kırıklar sonucu oluşan beyin ödeminden dolayı 48 saat hastanede gözetim altında tutulacak.

Dönmez’in anne ve babası, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun “bunlar marjinal gruplar” şeklindeki açıklamasına çok üzüldüklerini belirterek, “Meral, Vali’nin iddia ettiği gibi ‘kendi attığı taşla’ değil, gaz bombası kapsülüyle yaralandı. Hakkını arayan insanlara marjinal diyorlar, öyle bile olsa bu onlara öldürme hakkını mı veriyor?” diye sordu.

Dönmez dün Okmeydanı’nda basın açıklaması yapmak isteyen gruba yapılan polis saldırısı sonucu başına gaz bombası kapsülünün isabet etmesi ve patlamasıyla ağır yaralandı. Bayılan Dönmez önce Türkiye Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradaki doktorlar hastanede yeterli teknik ekipman bulunmadığını söyleyerek Dönmez’i dün gece Medical Park Hastanesi’nde sevk etti.

Dün geceden beri yoğun bakımda.

Hapse atılınca KPSS’ye giremedi

Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden 2009’da mezun olan ve atanamadığı için özel ders veren Dönmez ile Ankara Üniversitesi öğrencisi 23 yaşındaki Gülşah Işıklı, Kocaeli’de 3 Aralık 2011’de Avukat Hurşit Berk’in bürosunun penceresinden, “Füze kalkanı değil, demokratik lise istiyoruz” yazılı pankartı açmalarının ardından gözaltına alındı, 5 Aralık 2011’de tutuklandı.

İddianamede, her ikisinin de aleyhine delil olarak, Kocaeli’ndeki Sabri Yalım Parkı’nda yapılan füze kalkanı karşıtı basın açıklamasına katılmaları ve burada attıkları “Ne ABD ne AB tam bağımsız Türkiye” ve “Füze kalkanına hayır” şeklindeki sloganlar gösterildi.

Dönmez ve Işıklı bir yıl Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde tutuklu kaldı. Bu süre içerisinde Işıklı okuldaki final sınavlarına, Dönmez de Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) giremedi.

26 Kasım 2012’deki duruşmada her ikisi de tahliye edilirken, Türk Ceza Kanunu (TCK) 220/6. maddesi uyarınca yargılandıkları “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” ve Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7/2. maddesindeki “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarından 6’şar yıl 8’er ay hapis cezası aldılar.

****

İHD’den Taksim’de Protesto Eylemi

eylemİnsan Hakları Derneği (İHD), 1 Mayıs’ta içlerinde hayati tehlikesi de olan insanların polisin kendilerine verilen talimat doğrultusunda hedef gözeterek yaptığı saldırı sonucu yaralandığını söyledi.

Taksim Tramvay Durağı’nda toplanan grup ellerinde başlarına isabet eden gaz bombası kapsülü sonucu ağır yaralanan Serdar Gül ve Dilan Alp’in fotoğraflarını taşıdı.

İHD adına konuşan Ümit Efe, 1 Mayıs’ın devlet müdahalesi olmadığı için üç yıldır barış içinde kutlandığına dikkat çekerek bu yıl “halkın güvenliğini düşünüyoruz” söyleminin gerçekdışı olduğunu belirtti.

“Gözaltına alınanlar Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü önünde, otobüsler içinde bazıları elleri tersten kelepçeli olmak üzere tuvalet, su, yiyecek ihtiyaçları karşılanmadan 12 saate yakın bir süre tutuldular. Bu açık bir işkence. Sorumlusu Vali ve gerekli hukuksal işlemleri gerçekleştirmeyen nöbetçi savcı.

“Başta Başbakan, İçişleri Bakanı ve İstanbul Valisi olmak üzere devlet yetkililerinin yapmış olduğu Taksim Meydanı’ndaki inşaat çalışmalarının halkın güvenliğini tehlikeye attığı gerekçesinin gerçekleri yansıtmadığı konuyu takip edenler tarafından çok iyi biliniyor.

“Polis ve jandarma güçleri toplanma özgürlüğünü haksız ve gayrimeşru biçimde ihlal ederek halkın can güvenliğini tehlikeye atmaktan, insanların canına, vücut bütünlüklerine kast etmekten en ufak bir rahatsızlık duymadı. Bu tutum bize ‘Hayata Dönüş’ adı verilen operasyonla onlarca mahpusun öldürülmesi olayını hatırlattı. Bu sefer de ‘Halkın Güvenliği’ denilerek o güvenlik ortadan kaldırıldı. Gençlerimiz, insanlarımız ölümle yaşam arasında gidip gelmektedir. Ömür boyu taşıyacakları sakatlık ve hastalıklara maruz kalmışlar.”

Açıklamaya göre, Dilan Alp, Serdar Gül, Zafer Yolcu, Fehmi Oran, İbrahim Akal ve Meral Dönmez başlarına isabet eden gaz mermileri sonucu yaralandı. Akal bir gözünü kaybetti.

(Kaynak: Bianet)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*