Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Van’daki hekimler ve sağlık emekçilerinin çığlığına kulak verin!

Van’daki hekimler ve sağlık emekçilerinin çığlığına kulak verin!

Türk Tabipleri Birliği ve Ankara Tabip Odası, Van’da görev yapan ve depremin üzerinden 43 gün geçmesine karşın halen çadırlarda ya da arabalarda yaşayan hekimler ve sağlık emekçilerinin durumuna dikkat çekmek amaciyla 4 Aralık günü Sağlık Bakanlığı önünde bir basın açıklaması yaptı ve bir nöbet düzeniyle geceyi geçirmek üzere çadır kurdu.

Basın açıklamasının okunmasından sonra çadırın kaldırılmasını isteyen polis, başka bir gerekçe bulamayınca Kabahatler Kanunu’nun çevre kirliliğini düzenleyen maddesine dayanarak, yani çadırın çevre kirliliği yarattığı gerekçesiyle basın aciklamasından ve çadırın kurulmasından yaklaşık 4 saat sonra çadırı söktü. TTB ve ATO yöneticisi ve temsilcisi hekimler bu süre boyunca çadırın önünde nöbet tuttular.

“Van’daki hekimler ve sağlık çalışanlarının çığlığına kulak verin” başlıklı basın açıklamasında şöyle deniyor:

Bugün Van depreminin 43. günü. Geceleri -10 dereceye ulaşan ağır kış koşullarında soğuk ve rutubet nedeniyle barınma en temel insani gereksinimlerin başında geliyor.

Ne yazık ki cok zorlu kış koşullarında bölgedeki herkes çok yetersiz ve kötü koşullarda barınmaktadir. Barınma koşulları tek başina hastalıklar için zemin oluşturmaktadır. Yetersiz barınma koşulları özellikle bebek ve yaşlılar açısından çok tehlikelidir. Bölgede solunum yolu enfeksiyonları artmıştır, zatürree, bronşit gibi hastalıklar çok yaygındır. Bu hastalıkların ölümcül seyretmemesi ve artmaması için korunaklı barınaklara şiddetle ve acilen gereksinim vardır. Bölge için korunaklı barınak çadırdan öte bir anlam taşımaktadır. Bölgede halka ve çalışanlara yönelik olarak psikososyal hizmetler yetersizdir. Sağlık çalışanları dahil tüm Van halkı deprem sonrası stres yaşamaktadır.

Halkın sağlık gereksiniminin karşılanması için sağlık çalışanları yaşamsal önem taşımaktadır. Ancak bu olumsuz koşullar sağlık çalışanları için de geçerlidir. Hekimler ve sağlık çalışanlarının önemli bir kısmı da derme çatma çadırlarda barınmaktadırlar. Neredeyse tüm hekimlerin ve sağlık çalışanlarının aileleri parçalanmıştır. Çocuklarını, yakınlarını güvenli yerlere taşıyan sağlık çalışanları ve hekimler bu zor koşullarda yaşam mücadelesi vermektedirler. Bunun yanı sıra koşulları benzer biçimde hiç de uygun olmayan birimlerde sağlık hizmeti verme çabası göstermektedirler. Bölgede depremden bu yana özveriyle, insanüstü bir gayretle sağlık hizmeti sunan tüm hekimlere ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür borçluyuz. Sizlerle adları bizde saklı olan ve basın açıklaması yapmaları imza ile engellenen hekim ve sağlık çalışanlarının kendi koşullarına dair ifadelerinden birkaç örneği paylaşmak istiyoruz.

35 gündür derme çatma çadırda kalıyorum.
36 saattir uyumadan çalışıyorum.
Kullanacak temiz tuvalet bulamıyorum; bu nedenle daha az yemek yiyor, daha az su içiyorum.
20 gündür banyo yapamıyorum.
Çimento işçilerinin iş sonrası kullandığı banyoyu kullanmaya uzağa gidiyorum.
Kaçsam kimse hesap sormaz, ama ben çalışıyorum ve çalışmak istiyorum.
Hizmet sunduğumuz çadırlar sağlık hizmeti sunumu için uygun değil.

Arkadaşlarımızın da ifade ettikleri gibi sağlık hizmeti verilmeye çalışılan birimlerin koşullarının ve olanaklarının çok yetersiz olduğunu ve deyim yerindeyse oldukça ilkel koşullarda hizmet sunmaya çalışıldığını ifade etmek gerekir. Erciş’te kurulan ve “Sahra Hastanesi” olarak adlandırılan birim aslında bir çadırlı poliklinik. Bir hastanede bulunması gereken temel iç donanim ve altyapıdan yoksun, yataklı tedavi hizmeti vermeyen bir birim. Van’da ise bu bile yok. Bölgedeki tüm tedavi hizmetleri ambulanslarla uzak yakın illere taşıma uzerine kurulmuş.

Birinci basamak sağlık kuruluşları olan Aile Sağlığı Merkezleri ise birçoğunun hasarlı olmaları nedeniyle henüz tam verimli biçimde hizmet verememektedir. Bu tablo 2011 yılının Tünkiye’sine hiç yakışmamaktadır, deyim yerindeyse bu bir skandaldır.

Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının en temel gereksinimlerinin; barınma, tuvalet ve yıkanma sorunlarının bile çözülmediği bir yerde halkın sorunlarının boyutunu tahmin etmek hiç zor değildir.
Arkadaşlarımızın beklemeye tahammüllerinin kalmadığını, tükendiklerini, her şeye rağmen hizmet vermeyi sürdürdüklerini biliyoruz. Bizler arkadaşlarımız soğukta, açıkta iken burada sıcak evlerimizde huzurlu olamayız. Bu çadırı onların en temel insani hakları olan barınma hakkı taleplerini görünür kılmak için buraya, Sağlık Bakanlığı’nın önüne kuruyoruz. Bizler şu an Ankara’da olsak da yüreğimiz onlarla. Sağlık Bakanlığı’ndan bu kabul edilemez durumun bir an önce düzeltilmesini talep ediyoruz. Kalıcı çözüm olmadığını bilmekle birlikte, ağır kış koşullarında geçici olarak da olsa daha iyi bir barınma sağlayacak olan konteynırların bir an önce yeterli sayıda ve altyapısı sağlanmış olarak kullanıma sokulmasını bekliyoruz.

Türk Tabipleri Birliği
Ankara Tabip Odası

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*