Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Van Eğitim Sen’in Deprem sonrası raporu

Van Eğitim Sen’in Deprem sonrası raporu

Eğitim Sen Van şubesi deprem sonrası eğitimde yaşanan sorunlara dikkat çekmek üzere bir rapor yayınladı. Raporda Deprem sonrasında eğitim işçilerinin yaşadıkları sıkıntıların giderilmesi noktasında adımların atılmadığı dile getirildi.

Yayınlanan raporda;

“Depremlerden sonra okulların hasar görmesi sonucu geçici bir tedbir olarak eğitim-öğretime ileri bir tarihe kadar ara verildi. Okulların kapalı olduğu süre içerisinde, okulların eğitim-öğretime hazırlanması çalışmalarında yetersiz kalınmış ve ortaya çıkan kriz süreci iyi yönetilememiştir. Okulların kapalı olması, ekonomik sıkıntılar ve olumsuz iklim koşulları neticesinde kent hızla göç vermeye başlamış ve şehir adeta ”Hayalet Kent”e dönmüştür. Göç neticesinde başta 8 ve 12. sınıflar olmak üzere on binlerce öğrencimiz il dışına çıkarak eğitim öğretimlerine bu yerlerde devam etmek zorunda kalmışlardır. Okulların kapalı olduğu dönem içerisinde Van’a iki Milli Eğitim Bakanlığı müsteşarı gönderilmiş ve sorun çözülmeye çalışılmış ancak çözüm bulmak denen şey her gün okul müdürlerini toplayarak toplantı yapmaktan öteye geçememiştir. Yapılması düşünülen prefabrik sınıflar sadece iki okulumuzda hayata geçirilmiştir. Bir okulumuzda ise kurulan çadırlarda eğitim-öğretime devam edilmiştir.. Nihai çözüm olarak ise; hasar gören okulları “sağlam” denilen okullara taşımak şeklinde bir formül bulunmuştur.

Tüm eksikliklere rağmen önce 5 Aralık 2011tarihinde, Van merkez ve Erciş ilçesi hariç diğer ilçelerde eğitim-öğretime başlanmıştır. Bundan iki hafta sonra 26 Aralık 2011 tarihinde öğretmenler görevlerinin başında olmaları konusunda bilgilendirerek Van’a çağrıldılar. Üç gün süren seminerden sonra ise okullar 2-4 Ocak 2012 tarihinde eğitim-öğretime başlanmıştır.

Okulların eğitim-öğretime başlamasının üzerinden yaklaşık bir ay geçti. Yaşanan aksaklıkları, eksiklikleri giderme adına yeterince önlem alınmadığı için sorunlar bugün daha da artmıştır.” denildi.

Öğretmenlerin mevcut sorunları ise şu şekilde sıralandı:

1- Barınmaya İlişkin Sorunlar:
Yaşanan depremler neticesinde eğitim emekçileri olarak en fazla mağdur olduğumuz durum hiç şüphesiz barınma konusu olmuştur. İnsan en temel ihtiyacı olan barınma sorunu çözülmeden ondan verim beklemek imkansız bir durumdur. Deprem öncesi genellikle yüksek katlı binalarda ikamet eden eğitim emekçisi arkadaşlarımız, binaların hasar görmesi sonucu adeta sokakta kaldılar. Barınma sıkıntısı gidermek adına Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bekar öğretmenler için Barzani Konteyner Kenti, Kevenli TOKİ konutları ve ana okulları tahsis edilmiştir.
Barzani Konteyner Kentinde bekar öğretmen arkadaşlarımız barınmaktadır. Kentin sorunları devam etmektedir. Özellikle tuvalet ve banyoların dışarıda kurulması sonucu su donabilmekte ve hijyenik olarak sağlıksız koşullar doğabilmektedir. Banyoların elektrik tesisatları iyi yapılmadığı için su ısınmamakta ve öğretmen arkadaşlarımız banyo ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.
Kevenli Toki konutlarında ilk etapta 48 daire kiralanmış ve bayan öğretmenlere tahsis edilmiştir. 3+1 şeklindeki dairelerde 10 kişi kalacak şekilde tasarlanmıştır. Tahsis edilen dairelerde sadece ranza şeklinde yataklar mevcut olup, diğer eşyaların temini arkadaşlarımıza bırakılmıştır. Toki konutlarıyla ilgili bize gelen şikayetlerin başında konutların ısınamaması gelmektedir. Kaloriferlerin yanmaması sonucu öğretmen arkadaşlarımız soğukla da mücadele etmek zorunda kalmışlardır. Ayrıca kadın arkadaşların ikamet ettiği bu konutlarda erkek hizmetlilerin görev yapıyor olması rahatsızlık yaratan bir başka konudur.

Anaokullarında kalan arkadaşlarımızın ise sıkıntıları bugün itibariyle daha da büyümüştür. Daha önceleri kalabalık gruplar şeklinde barındırılan arkadaşlarımız bu yetmezmiş gibi bu yerleri boşaltmaları istenerek mağdur edilmektedirler. Öğretmen arkadaşlarımız bu yerlere yerleştirilip kendilerince bir düzen oluşturmuşken apar-topar adeta bu yerlerden atılmaları kabul edilir bir durum değildir.

Barınma konusunda en fazla mağdur olan arkadaşlarımız ise hiç şüphesiz evli olan arkadaşlarımız olmuştur. Sayısı binleri bulan başvuruya rağmen ilk etapta ayrılan konteyner sayısı sadece 190 adetti. Bugünkü durumda ise ayrılan sayı 400 olmasına karşın ihtiyacı gidermekten uzak bir sayıdır.

2-Ekonomik Sıkıntılar: Deprem süresince ek ders alamayan öğretmen arkadaşlarımız borçlarla boğuşmak zorunda kalmıştır. Maaşının çoğu kredilere giden ve geçimini ek derslerle sağlayan öğretmen arkadaşlarımızın bu dönem içerisinde ek dersleri ödenerek bir nebze olsun bu mağduriyet giderilebilir. Kaldı ki okulların kapalı olmasının sebebi bizler değildik ve yaşanan olağanüstü bir durumdu. Ayrıca öğretmenlerin görevlerinin başında oldukları seminer döneminin de ek dersleri ödenmemiştir. Milli Eğitim Müdürlüğü bu konuda adeta nereden kısabilirim mantığını yürütmüştür.
Deprem sonucunda çıkarılan deprem tazminatından 2 aylık süreyle öğretmen arkadaşlarımız yararlandırılmamıştır. Verilen dilekçelere “görüş gelmedi” denilerek herhangi bir girişimde bulunulmamıştır.
Milli Eğitim Müdürlüğü, öğretmen arkadaşlarımızın kullandığı kredileri erteleme istekleriyle yeterince ilgilenmemiş ve kamuoyu oluşturmakta yetersiz kalmıştır.
Deprem sonucunda çıkarılan deprem tazminatından Van merkez ve Erciş ilçesi dışında çalışan kamu emekçileri sanki depremden etkilenmemişler gibi bu tazminatın dışında tutulmuşlardır.

3-Görevlerine İlişkin Sorunlar: Bilindiği üzere depremlerden sonra başta 8 ve 12. sınıflarımız olmak üzere yaklaşık 70.000 öğrencimiz başka illere yollanarak eğitim-öğretimlerine buralarda devam etmek zorunda kaldılar. Azalan öğrenci sayılarına bağlı olarak norm kadro fazlası durumuna düşen bazı arkadaşlarımız istekleri dışında başka okullara görevlendirilmek istenmektedir. Bu durum çözüm odaklı olmaktan çok yeni sorunlar yaratacak bir uygulamadır. Ayrıca azalan öğrenci sayısı, sınıfların birleştirilmesini getirmiş ve ek dersle geçinen arkadaşlarımızın ek derslerini kaybetmesine yol açmıştır. Depremin yarattığı bütün olumsuzlukların bedelini öğretmenler olarak bizlere ödettirmeye çalışmak kabul edilemez bir durumdur.
Bilindiği üzere depremler neticesinde hasar gören okulların personel ve öğrencileri başka okullara taşınarak bir çözüm bulunmuş. Ancak taşıma yoluyla başka okullara giden öğrenciler arasında mahalle kavgaları yaşanmakta ve yaralanmalara varan olaylar yaşanmaktadır. Milli Eğitim Müdürlüğü bu planlamayı yaparken bunu düşünerek gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Ayrıca başka okullara giden öğretmen-idare ve diğer personele bakış açısı farklı olmakta, hor görülmekte ve tamamen istenmeyen bir durumda kendilerini hissetmelerine yol açmaktadır. Taşıma yoluyla giden öğretmenlerin eşyalarını koyacağı bir dolap bile çok görülmekte, laboratuar, spor salonu ve hatta öğretmenler odasını kullanmaları dahi zorlaştırılmaktadır. Mevcut okul idareleri kendi düzenlerini bozmamak adına taşıma yoluyla gelen diğer okulu zora sokacak uygulamalara imza atabilmektedir.

Bilindiği üzere deprem süreci ve deprem sonuncunda mağduriyetlerini dile getiren sendikalar ve öğretmen arkadaşlarımız baskılara maruz kalmış ve soruşturmalara maruz bırakılmışlardır. Milli Eğitim Müdürlüğü bu konuda da personeline sahip çıkacağına onlar hakkında disiplin soruşturmaları açarak başka bir skandala imza atmıştır. Ayrıca deprem süresince bazı yerel medya kanallarında öğretmenlerin mesleki şahsiyetlerine karşı yapılan hakaretlere karşı sessiz kalınmış ve personel sahiplenilmemiştir. Şunu açıkça söyleyebiliriz ki en fazla mağdur edilen, sahipsiz bırakılan kamu kuruluşu Milli Eğitim olmuştur. Yine depremlerden sonra stajyer öğretmenlerin yarım kalan eğitimleri açıklanan tarihlerde ağustos ayına kadar süreceği öngörülmektedir. Bu durum var olan mağduriyeti daha da arttırmaktan öteye geçemeyecek bir uygulamadır.

4-Tayin Hakkı: Depremler sonucunda emniyet-adalet gibi kurumlar depremden etkilenmiş ve psikolojik olarak yıpranmış personeline tayin hakkı vererek onların mağduriyetini gidermeye çalışmıştır. Ancak konu öğretmenler olunca sadece enkazda kalmış, yaralanmış, ya da bir yakınını kaybetmiş öğretmen arkadaşlarımızın tayin isteyebilecekleri belirtilmiştir. Kaldı ki bu koşulları taşıyan arkadaşlarımız bile hala atama beklerken diğer arkadaşlarımızın beklentisi nafile bir sonuç olmaktan öteye geçememiştir. İstenildiğinde Düzce ve Simav depremlerinde olduğu gibi tayin hakkı verilebilecek durumdur. Milli Eğitim Bakanlığının dediği gibi bu hak verilirse Van öğretmensiz kalmaz. Ayrıca eğer çekince yaratan durum buysa atama bekleyen yüzbinlerce öğretmen adayı arkadaşımız atanarak bu sorun çözülebilir.

OKULLARIN DURUMU: Depremler sonucunda Van merkezde 43 okul hasar gördüğü için eğitim-öğretim yapamaz raporu aldı ve bu okulların öğrenci ve personeli başka okullara taşındı ve hala taşınmaya devam ediyor. Ancak eğitim-öğretim yapılabilir denilen okulların dahi güvenli olduklarına yönelik ciddi tereddütler söz konusudur. Örnek verecek olursak ilk etapta sağlam raporu alan okullardan biri olan HÜRRİYET İlköğretim Okulu yapılan itirazlar sonucu ağır hasarlı olduğu ortaya çıkmış ve okul boşaltılmıştır. Yine benzer durumda KERİM TUNCER İlköğretim Okulu sağlam raporu alıp üç hafta eğitim- öğretim yaptıktan sonra hasarlı olduğu ortaya çıkmış ve boşaltılmasına karar verilmiştir. Verilen raporların örneklerde görüldüğü gibi sağlıksız şekilde yazılmış olması, hiçbir okulun aletsel incelemeden geçirilmeden gözlemlere dayanılarak raporların verilmiş olması geride kalan diğer okullara yönelik tereddütlerimizi arttırmaktadır. Milli Eğitim Müdürlüğünün burada yapması gereken bizce, tüm okulların vakit geçirilmeden aletsel incelemeden geçirilmesi ve hemen vakit geçirilmeden daha güvenli olan prefabrik sınıflar oluşturmasıdır. Her gün binlerce öğrencinin eğitim gördüğü okullarımızın güvenliğini en üst düzeyde tutmak birinci öncelik olmalıdır.

Okullarımızın sağlamlık konusunun yanında eksiklik arz eden başka çok sayıda eksikliği bulunmaktadır. Okullarımızdan gelen raporlar doğrultusunda özellikle ısınma, su, derslik yetersizliği gibi konularda ciddi eksiklikler yaşandığı ortaya çıkmaktadır. Bazı örnekler verecek olursak : DUMLUPINAR İlköğretim Okulu, kalorifer sisteminde arıza olduğu için ısınmamakta , öğretmen ve öğrenciler en soğuk günlerini yaşadığımız bu mevsimde hastalıklarla baş başa bırakılmaktadır. Benzer şekilde MEMURSEN İlköğretim Okulunda su olmadığı için hem ısınmamakta hem de su olmadığı için hijyen koşullarından yoksun bir şekilde eğitim-öğretime devam etmektedir. HACIBEKİR İlköğretim Okulunda derslik sıkıntısı yaşanmakta, AKKÖPRÜ İlköğretim Okulu ısınmamaktadır., Yine Aşik Köyü İlköğretim Okulunda elektrikler kesik(elektrik bağlantısı yok şebeke döşenmemiş, suyu yok) olduğu için ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır.

Bu saydığımız okullar sadece verdiğimiz birkaç örnektir. Bunun dışında benzer şartlarda eğitim-öğretim yapan çok sayıda okulun olduğunu biliyoruz. Bunun tespitini yapmak ve gerekli önlemleri almak Milli Eğitim Müdürlüğünün en temel görevidir.
Ayrıca okullarda blok ders uygulaması öğrencilerin hazır bulunmuşluk düzeyini ve öğrenme sürecine etkin katılımını olumsuz yönde etkilemektedir. Öğrencilerde dikkat dağınıklığına yol açan bu uygulamadan vazgeçilerek 40 dakika ders, 5-10 dakika teneffüs şeklinde ayarlanmalıdır.

ÖĞRENCİLERİN SIKINTILARI:
Bilindiği üzere depremlerden sonra başta 8 ve 12. sınıflarımız olmak üzere yaklaşık 70.000 öğrencimiz başka illere giderek eğitim-öğretimlerine burada devam etmek zorunda kaldılar. Gittikleri yerlerde takipleri sağlanmadığı için kaderlerine ter edildiler. Dönmek isteyenler para bulamadıkları için bulundukları yerlerde mahsur kaldılar. Çankırı, Tarsus, Erzincan gibi yerlerde saldırılara maruz kalarak yaralanmalara varan vakalar yaşandı. Burada kalan ve okullarına devam edenler ise taşıma yoluyla başka okullara nakledildiler. Burada da gerekli önlemler alınmadığı için taşımayla gittikleri okullarda kavgalar yaşandı ve yaralanma vakaları oluştu. Ayrıca taşıma olarak öğrencilerin tek bir toplanma merkezinden alınması öğrenciler açısından sıkıntı yaratan başka bir durumdur. Bunun yerine birkaç merkez seçilerek bu sorun çözülebilir.
Bilindiği üzere Van’da okulların hasar görmesiyle çoğu okul başka okullara taşınmak suretiyle eğitim-öğretime devam edebilmektedir. Ancak iki okulun tek bir okulda eğitim-öğretim yapması sabahçı-öğlenci sistemini mecbur kılmış ve daha 6 yaşındaki birinci sınıflar sabahın altısında okul yoluna düşmek zorunda bırakılmışlardır. Çocukların uykuya en fazla ihtiyaç duydukları yaş aralığında sabah erkenden okula gitmek zorunda kalması pedagojik olarak sakıncalı bir durumdur. Aynı şekilde ilköğretimde şu an uygulanan blok ders uygulaması da kendi içinde sakıncalar taşımaktadır. Şöyle ki 80 dakika boyunca derste kalan öğrenci dikkatini yitirmekte ve iyi bir öğrenim imkanı sağlanamamaktadır.
Öğrenciler üzerinde depremin yarattığı psikolojik travma devam etmekte olup, rehabilitasyon çalışmaları çok yetersizdir.
Deprem sonrası öğrenciler için moral, motivasyon ve rehabilitasyon niteliği taşıyan müzik, resim ve beden eğitimi gibi dersler yeterli atölye ve salon ortamlarının olmaması nedeniyle yapılamamaktadır.

MEM PERSONELİ: Deprem sürecinden en fazla mağdur olan personelin başında hiç şüphesiz Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde çalışan personel olmuştur. Depremin ilk gününden beri fedakarca kalıp çalışmalarına devam ettikleri halde barınma gibi en temel ihtiyaçları dahi karşılanamadı. Aylarca hasar gören binada çalışmak zorunda kaldıktan sonra konteynerlerde çalışabildiler. Sıkıntıları hala devam etmektedir.

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ:
Depremden sonra geçici bir tedbir olarak üniversite şubat ayına kadar tatil edilmiştir. Burada çalışan personelin de sıkıntıları hala devam etmektedir. Barınma konusunda sadece akademik personele konteyner tahsis edilirken idari personel bunun dışında tutulmuştur. Ayrıca fazla çalışma ücretleri de ödenmeyerek ekonomik olarak mağdur edilmişlerdir.

İLÇELER: Van merkez ile Erciş ilçesi hariç diğer tüm ilçeler depremi yaşamalarına rağmen deprem tazminatından yararlandırılmayarak mağdur edildiler. Depremin merkez üssüne yakın olan Muradiye, Gürpınar, Edremit gibi ilçelerimizde okullar yeterince incelenmeden acele bir şekilde açılarak tehlikeye atıldılar. Merkezden iki hafta önce eğitim- öğretime başlamalarına rağmen yarıyıl tatilinden yararlandırılmayarak mağdur edildiler. Özellikle Edremit v Gürpınar ilçelerinde görev yapan personel genellikle Van’da ikamet ettikleri halde konteyner tahsisinden yararlandırılmayarak bir kez daha mağdur edildiler.

Eğitim Sen Van Şubesinin çözüm olarak önerileri ise şunlar:

1-Üzerinden yaklaşık 3 ay geçmesine rağmen hala barınma sorunu çözülememiştir. Evi az-orta- ya da ağır hasarlı olup olmamasına bakılmaksızın isteyen herkese konteyner tahsis edilmelidir.
2-Bekar öğretmen arkadaşların kaldıkları yerlerin eksiklikleri bir an önce giderilmelidir.
3– Ana okullarında kalan arkadaşlarımızı daha iyi koşullarda kalabilecekleri yerler ayarlandıktan sonra bu yerlerden çıkarılmalıdır.
4-Verilecek olan deprem tazminatından Van’daki tüm eğitim emekçileri yararlandırılmalıdır. Kesinti yapılan iki aylık süre geri ödenmelidir.
5-Deprem süresince kesilen ek ders ücretleri geri ödenmelidir.
6-MEM personelinin barınma sorunu hemen giderilmelidir.
7-Tüm okullar aletsel incelemeden geçirilmelidir. Sağlam raporu alan okullara bu raporlar asılmalıdır.
8-Okulların ısınma, su, temizlik gibi eksiklikleri bir an önce giderilmelidir.
9-Taşıma yoluyla başka okullara giden personelin ihtiyaçları giderilmelidir.
10-Okul idarelerine resmi yazı gönderilerek taşımayla gelen okullara yardımcı olmaları istenmelidir.
11- Depremden etkilenen tüm eğitim emekçilerine tayin hakkı verilmelidir. Tayin hakkı için gerekli kamuoyu oluşturulmalıdır.
12-Öğretmenler hakkında açılan soruşturmalar derhal geri çekilmelidir. Öğretmenler üzerinde uygulanan baskı ve yıldırma politikalarına son verilmelidir.
13-Mesleki haklarımıza yönelik yerel medyada yer alan karalama kampanyalarına karşı hukuki süreç başlatılmalıdır.
14-İl dışına gönderilen öğrencilerin takibi sağlanmalıdır.
15- Öğrencilerin ve öğretmenlerin deprem travmasını atlatabilmeleri için tüm okullarda profesyonel rehabilitasyon hizmeti yürütülmelidir.
16-Taşıma merkezi tek yerden değil birkaç merkezi yer belirlenmelidir.
17-Açıklanan seminer tarihi ağustos ayından daha önceye alınmalıdır.(nisan-mayıs)
18-Bütün mahallelerde barınma alanları oluşturulmuştur. Öğretmenler için belli noktalarda barınma imkânı sağlamak yerine, okullarına en yakın barınma yerinde barınma imkanı sağlanmalıdır. Bunun sağlanamaması durumunda ise, tüm öğretmenlere okul servisi sağlanmalıdır.
19- Öğretmenlerin çoğu maaşlarını Ziraat Bankası’ndan aldıkları için Ziraat Bankası’ndan kredi kullanmışlar. Ziraat Bankası’nın kredileri en az 6 ay ertelemesi için bakanlık çalışma yapmalıdır.

SAYGILARIMIZLA
EĞİTİM SEN VAN ŞUBESİ 02.02.2012

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*