Anasayfa » BASINDAN » Üretken olmayan emekçiler olarak ODTÜ öğretim üyeleri

Üretken olmayan emekçiler olarak ODTÜ öğretim üyeleri

Bir okul düşünün ki bütün öğrencileri terörist, bütün akademisyenleri yalancı, rektörü ise bu terörist grubunun bizzat lideri. İşte bu iğrenç kitle birleşmiş anlaşmış, bir çiçek kadar narin ve zarif olan polisleri pusuya düşürmek için silahlanmış ve gözü dönmüş gibi savaşa koşmuş, fakat polis kendini savunmak zorunda kalınca utanmadan da şimdi polisi karalama kampanyası başlatmış. Zaten ders falan anlatıldığı yok, hepsi tiyatro. Nasıl adam öldürülür, nasıl polise zarar verilir eğitimi veriliyor okulda da işte hepsi terörist değil mi, birleşmişler herkesi kandırmaya çalışıyorlar. Yer mi bu millet bunları be, bakın nasıl da maskeleri düştü! (hats nickli kullanıcı, 22/12/2012) (1)

Yukarıda mükemmel bir şekilde betimlenen 18 Aralık’ta ODTÜ’de meydana gelen olaylar, bir anda Türkiye’nin gündemine oturdu. Fakat bizim dikkatimizi çeken ise ODTÜ’ye bilmem kaç bin polisin yığılması, protestocu grup ilerlerken polisin biber gazı atmaya başlaması vb. gibi bilindik olaylar olmadı. (En azından daha önce herhangi bir eyleme katılmış olanlar açısından.) Dikkatimizi olaylar üzerine söylenenler çekti. Özellikle de Başbakan’ın söylemleri. Başbakan ODTÜ’de meydana gelen ve kışkırtma olarak nitelendirdiği olaylarla ilgili olarak bir çok kesime yöneltilen eleştirilerinden önemli bir kısmını ise ODTÜ öğretim üyelerine ayırdı.

“Eğer bu hocalar öğrencilerini böyle yetiştiriyorsa onlara da yazıklar olsun. Bize böyle hocalar lazım değil. Bir defa bir hoca öğrencisine ilme saygılı olmayı öğretmesi lazım. Sen ideolojik olarak, bunu yapan iktidarı kabul etmeye bilirsin ancak gerçeği kabul edeceksin” (2)

“Siz ne biçim öğretim üyesisiniz, sizin yetiştirdiğiniz öğrenciler bunlarsa bizim ülkemiz batmış, bitmiş.” (3)

Başbakanın deyimiyle ODTÜ hocaları, sisteme lazım değil ve onlar olursa ülke batmış, bitmiş. Çünkü sisteme karşıt öğrenciler yetiştiriyorlar. Sisteme karşıttan kasıt ise; eleştiri yapabilen, düşünen, sorgulayan, kendisine verileni kabul etmeyen öğrenciler yetiştirmeleri. Özetle, bugün öğretim üyelerinden istenilenin tam tersini yetiştirmeleri.

Okuyucular “bu da nereden çıktı?” dese de; Marksizmin bitmek bilmeyen üretken emek-üretken olmayan emek tartışmasında ODTÜ hocalarını konumlandırmak gerekirse ODTÜ hocaları tam anlamıyla üretken olmayan emekçilerdir. ODTÜ’deki olaylardan Marksizmin bir türlü bitmek bilmeyen üretken emek-üretken olmayan emek tartışmasına gelmek garip gelebilir. Fakat emekçiyi üretken emek konumuna getiren sermaye ilişkisinin yeniden üretiminin sağlamasıdır. Çünkü sermaye ilişkisi “bir tarafta kapitalisti, diğer tarafta işçiyi üretir ve yeniden üretir”. (4) Bununla da kalmaz “ büyük kapitalistlerin bir kutupta, daha fazla ücretli işçinin öteki kutupta toplanmasını” üretir. “Yalnızca sermaye üretmez, kendi karşıtını da üretir” (5).

İşte ODTÜ hocaları da bu sermaye ilişkisinin, sınıflı toplumun üretilmesinin önüne taş koyanlardır. Çünkü bir kere öğrencilerine “kendilerine verileni doğru bulma, sorgulamadan kabul etme, yönetenin her yaptığını doğru bulma, boyun eğme”yi öğretmemektedirler ki, düzen açısından bu tam bir üretmeme örneğidir. Hatta sosyalizmi öğretmelerinden bile daha büyük bir suçtur. Bu yüzden kapitalist sistem için üretken değildirler. Çünkü kim ki kapitalist sistemin var olması için, sınıf ilişkisinin, düzenin devamı için üretiyorsa üretken emekçi, tam tersi bağlamda düzene uygun nesillerin yetiştirilmesine taş koyuyorsa üretken olmayan emekçidir (6).

Düzen için tam bir talihsizlik, tüm emekçiler ve ezilenler için, bizim için, bir talihlilik eseri olan ODTÜ hocalarına saygılarımızla.

Özgür Yüce
Öğretmen

Notlar:
(1)http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=18+aral%C4%B1k+2012+odt%C3%BC+olaylar%C4%B1&a=td ( 23 Aralık 2012)

(2)http://www.habergazete.com/haber-detay/1/6983/Basbakann-ODTu-olaylari-provokasyondur-2012-12-22.html (23 Aralık 2012)

(3) http://www.bianet.org/bianet/insan-haklari/143020-odtu-niye-gurur-duymuyor) ( 23 Aralık 2012)

(4) Marx, K. (2011) Kapital Cilt I ,Çev.: N. Satlıgan ve M. Selik, İstanbul: Yordam Kitap: 559).

(5) Marx, Karl (1975) Economic and Philosophical Manuscripts, in Early Writings, Harmondsworth: Penguin: 305

(6) Harvie, D. (2005) “All labour produces value and we all struggle against value,” The Commoner, 10, 132-171.

sendika.org

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*