Anasayfa » GENÇLİK » Üniversiteler: Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!

Üniversiteler: Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!

Üniversiteler kaynıyor. Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsüne toplanma çağrısı, polisin bastırmacı şiddeti, öğretim üyelerini dövmesi, yerlerde sürüklemesi, gözaltına alması, buna karşın direniş ve eylemler büyük bir yankı yarattı. BÜ, ODTÜ, DTCF gibi pek çok üniversite toplantılar ve direniş kararları yayılıyor. Protestolar, ihraç edilen hocaları uğurlamak için yapılan toplanma ve derslerden, daha ciddi direniş ve eylem kararlarına doğru evriliyor.

Önemli bir direnişin yaşandığı AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesindeki forumda hocalar ve öğrenciler 10 günlük boykot kararı aldı. Diğer büyük metropol üniversitelerindeki öğrenci ve öğretim üyeleri toplantılarından çeşitli dayanışma ve eylem kararları çıkıyor.

Artan tepki ve direnişler, ve bunların yaygınlaşma eğilimi göstermesi, burjuva hükümeti ciddi biçimde sıkıştırmaya ve endişelendirmeye başladı. Tıpkı infial yaratan ve sokaklara çıkılan tecavüz yasasına karşı direnişle olduğu gibi, AKP içi ve tabanında telaş ve çatlak sinyalleri kendini göstermeye başladı.

Fehmi Koru benzerleri, 12 Eylül ve 28 Şubat akademisyen tasfiyelerinden örnekler vererek, “bunu bugün (başkanlık ve anayasa referandumu öncesi-bn) yapmayacaktınız!” diye yazdı. Hürriyet gazetesi, AKP grup toplantısında tasfiyelere karşı yalpalama ve çatlak sesleri yazdı. Habere göre AKP grup yönetim kurulundakiler Başbakan Yardımcısı Canikli’ye tasfiye listesini kimin hazırladığını sordular ve YÖK’e ulaşamadıklarını söyleyip sıkıştırdılar. Canikli topu YÖK’e, o da rektörlere atarak, durumdan sıyrılmaya çalıştılar.

İlk resmi açıklamayı da yapan Canikli, “gündeme gelen eleştirilerin değerlendirileceğini ve YÖK’ten durumu yeniden değerlendirmesinin isteneceği” türünden eveleme geveleme oyalama beklenti yaratma bürokratizminin klasik bir örneğini verdi.

Bu kez tasfiyeleri biçimsel protestolarla geçiştirmeyip, daha ciddi üniversite sokak eylem ve direnişiyle onları biraz sıkıştırdık. Ve tecavüz yasasında olduğu gibi evelemeye gevelemeye bocalamaya başladılar. Ancak bu çürümüş bürokratizmin tüm vaat ve oyalamalarına karnımız tok. Bekleyerek değil meşru ve fiili eylem ve direnişlerle sonuç alınabileceğini gördük.

Demir tavında dövülür. Şimdi kitlesel forum, boykot, direniş, işgalleri bütün üniversitelere, okullara yaymanın zamanıdır.

Varlık fonu gaspları da büyük tepki topladı. Referandum konusunda da AKP bocalıyor, hayır ve boykot tutumlarının kendi tabanını bile etkilemesi karşısında sıkışıyor. İşçi direnişleri ve tepkileri artıyor. Üniversitelerdeki tepkiler artıyor…

ABD, Romanya, Güney Kore gibi pek çok ülkede mevcut yönetimlere karşı kitle kabarışlarıyla, baharın ayak sesleri duyuluyor.

Bahara ve 8 Mart’a doğru gidiyoruz.

Önemli olan sokak inisiyatifinin, fiili grev, direniş, boykot, işgallerin bu cenderiyi çatlatması ve anti-kapitalist sınıf ekseninin geliştirilmesidir.

Üstüne gitmeye devam. Kararnamaler, yasalar, OHAL’ler, postallı ve bürokratik hesaplar sokakta bozulur, yasalar ve gelecek sokaklarda yapılır. 

Atılan tüm sol, muhalif öğretim üyeleri ve kamu emekçileri görevlerine derhal iade edilsin!

Bu daha başlangıç mücadeleye devam!

Biz bu çürümüş sistem ve rejime karşıt, yepyeni bir eğitim ve yaşam istiyoruz!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*