Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Tüsiad-Müsiad el ele, işçi sınıfına saldırıda daha derin boyutlara!

Tüsiad-Müsiad el ele, işçi sınıfına saldırıda daha derin boyutlara!

Tüsiad ve Müsiad tarihlerinde ilk kez bir araya geldi, işçi sınıfının canına daha birleşik bir tarzda okumak için ortak faaliyet geliştirme kararları aldı.

Tüsiad ve Müsiad’ın genel başkanları ve yönetim kurulu üyeleri düzeyinde yapılan ilk görüşmeden önce Tüsiad genel başkanı yaptığı açıklamada, “Bugün özellikle kriz döneminden çıkan Türkiye’de, bundan sonra krize karşı ve kriz sonrası nasıl yapılanacağımız, sorunların üzerine nasıl gideceğimiz konusunda fikir alışverişinde bulunacağız” dedi.

Müsiad genel başkanı Ömer Cihad Vardan ise, “Farklı düşünceler, farklı altyapılar, farklı yöntemlerle de olsa ortak projeler üretip ortak hedeflere ulaşmak için çalışmak durumunda olduklarını“ söyledi:

“Biz bu konuyu başlatmış olduk. Umarım bundan sonraki çalışmalarda da çok değişik platformlarda yine bir araya gelerek ortak proje üretmenin yollarını arayacağız. Burada neler yapabileceğimizi, hangi konularda çalışabileceğimizi görüştük. Genel anlamda konuştuğumuz konular, Türkiye’nin ilerlemesine yönelik olarak ortak projeler yapabileceğimiz zeminini oluşturulması yönündeydi. Bunlardan biri özgürlükler ve demokratikleşme… Ayrıca eğitim konusunu ve işsizliği görüştük. Tahmin ediyorum bütün bu çalışmalar, Türkiye’de örnek olacak bir çalışmanın başlangıcı olması açısından önemli. Biz bugünden itibaren bu faaliyetleri sıkça gerçekleştirebileceğimizi düşünüyorum.” dedi.

Ömer Cihad Vardan, ziyarette Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren en önemli konulardan biri olan KOBİ’lerin geliştirilmesi ve transformasyonu konusunu da görüştüklerini belirterek, “TÜSİAD’ın bu konuyla ilgili özel bir projeleri var. Muhtemelen bu konularda işbirliği içinde olabileceğimizi düşünüyoruz” dedi. Vardan Tüsiad ile Müsiad’ın ortak çalışma grupları oluşturmasının da gündemde olduğunu belirterek, “Önümüzdeki gündeler bu çalışmaların daha derin boyutlara ulaşacağını tahmin ediyorum” dedi.

Tüsiad ve Müsiad’ın tarihlerinde ilk kez bir araya gelip Türkiye kapitalizminin kriz sonrası yeniden yapılanması, neoliberal demokrasi, KOBİ’lerin yeniden yapılandırılması, eğitim ve işsizlik (yani işgücünün yeniden yapılandırılması) gibi konularda ortak hedef, proje ve operasyonları gündemleştirmeleri, Türkiye kapitalizminin içsel dönüşüm sürecine ilişkin önemli bir veri daha sunuyor.

En başta Türkiye burjuvazisi ve devleti içindeki çelişkileri ve güç mücadelelerini aşırı abartıp iç savaş senaryolarından medet umarak asıl uzlaşmaz proletarya-burjuvazi çelişkisinin üzerini örtmeye çalışanların ayaklarının altındaki bir taşı daha çekip alıyor.

Tüsiad’da Yönetim Kurulu Değişikliğinin Gösterdikleri yazımızdan…

Tüsiad’da Yönetim Kurulu Değişikliğinin Gösterdikleri başlıklı yazımızda şunları vurgulamıştık:

“Bunlar, birincisi, emperyalist sermaye ile bağımlı tekelci sermaye arasındaki iç içe geçme düzeyine, ikincisi, Türkiye burjuvazisinin bölge gücü olmaya dönük bölge açılımlarına; üçüncüsü, İstanbul merkezli sermaye ile Anadolu sermayesi arasındaki çelişkileri yumuşatmaya dönük bir entegrasyon ve yönetişim uygulamasına; dördüncüsü, TÜSİAD’ın da kendi Kürt açılımını yapıp Kürt burjuvazisinin alt düzeyden içerilmesine dair işaretlerdir. Tümünün toplam sonucu ise, sermayenin küresel planda, bölgesel planda, Türkiye’de İstanbul merkezli sermaye ile Anadolu sermayesi arasında, Türk sermayesi ile Kürt sermayesi arasında, Güney ve Kuzey Kürdistan arasında ayrımları içinde daha geçişli hale gelmesidir. Bağımlı Türk tekelci burjuvazisinin de dışlayıcı ve tekçi hakimiyet anlayışından, sermaye kesimleri arasında daha kapsayıcı bir neoliberal yönetişim/demokrasi politikasına geçtiği; biricik uzlaşmaz karşıtlığın tüm kesimleriyle sermaye ile tüm kesimleriyle işçi sınıfı arasında olduğudur.(…)

TÜSİAD yönetim kurulu bileşiminin gösterdiği bir diğer nokta, sermayenin küresel, bölgesel, İstanbul-Anadolu, Türkiye-Kürdistan geçişliliği ve kombinasyonlarının artmakta oluşudur. İşçi sınıfının da küresel, bölgesel, İstanbul-Anadolu, Türkiye-Kürdistan geçişliliğinde mücadelesini geliştirebilmesi gerekir.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*