Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » TÜSİAD-Erdoğan gerilimi sürüyor!

TÜSİAD-Erdoğan gerilimi sürüyor!

Tekelci oligarşik kapitalizmin iktidar bloğu fraksiyonları arasında gerilim artıyor.

Erdoğan 31 Mart yerel seçimlerinden sonra TÜSİAD’ın çıkışlarına karşı iki kez sopa sallamıştı.

TÜSİAD YİK toplantısında buna, YİK başkanı Tuncay Özilhan’ın konuşmasındaki, yönetememe ve rejim sorunu ve krizleri imasıyla cevap verdi:

“İyi işleyen bir demokrasinin en temel özelliklerinden birisi iktidarın seçimle el değiştirebilmesidir. Toplumsal değişimin yakıcı olduğu, mevcut iktidarların ve liderlerin çetrefilli sorunlarla baş etmekte zorlandığı zamanlarda, toplumun önünü açan çözümleri ancak demokrasiler üretir… Rotadan şaşmamak için kullanacağımız üç çıpa var: ekonomide liberal piyasa düzeni, kural temelli uluslararası sistemle olan ittifak, ülke içinde de demokrasi ve hukukun üstünlüğü…Parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş henüz tamamlanmamış gözüküyor.”

Erdoğan bu sözlere dün akşam İç Güvenlik Birimleri iftarında yarı mağduriyet yarı sopa sallama tonuyla cevap verdi:

“TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan bu şekilde açıklamak istemezdim ama buram buram demokrasi hazımsızlığı kokan, Türkiye’yi karalamak için istatistik kimliğine başvuran konuşmasını üzüntüyle dinledim. Beyefendi 17 yıl önce Türkiye’nin kişi başına milli geliri neydi şimdi ne oldu? Sen o gün neredeydin, bugün ekonomik olarak neredesin. O günden bugüne sadece firman ne kadar büyüdü, arkadaşların ne kadar güçlendi onu masaya yatırmıyoruz. Ben sizin 17 yıl önceki durumunuzu da bugünkü durumunuzu da biliyorum. Yeri gelirse bunları da teşhir ederim. Türkiye’yi dışarıdan vuranlar vurmaya çalışıyor, ama içeriden vuranlara bunun hesabını sormasını bilirim.

TÜSİAD’ın kasıtlı olarak Türkiye’yi alt sırada gösteren istatistiklerin ilizyonuna sığınmak yerine mesela başlattığımız 2,5 milyonluk istihdam seferberliğine niçin destek vermiyor bunu da hatırlatırım. Size burada iş düşmüyor mu? Dev fabrikalarınız var, holdingsiniz. Ne olur 5 tane 10 tane işsiz insan alsan neyini kaybedersin. Bunları dert edinmiyorsunuz, onlara bunu hatırlatıyorum. Biz TÜSİAD’ın politik taraflıktan daha ziyade Türkiye’nin ekonomik mücadelesine yaptığı katkılarla gündeme gelmesini arzu ederdik. Daha bir hafta önce ziyaretime geldiniz. Sizlerle biz neleri konuştuk, bir hafta geçmeden yaptıkları açıklamalar bak, unutmayalım bu ülke hepimizin ortak vatanıdır. Bu dolarlar, bu avrolar sizi kurtarmaz, bu millet sizi kurtarırsa kurtarır.”

Erdoğan’ın her seçim sürecinde Batı eksenli büyük sermaye kesimlerine kükreyip onlara karşı yoksulun işsizin koruyucusu kollayıcısı efekti yapması adettendir. Ama bu kez, durum biraz farklı görünüyor. Bu farklılığın başında ise, TÜSİAD’ın ilk kez yönetememe ve rejim krizini bu kadar açık ifade etmesi ve kendi neoliberal mali oligarşik programını bir rica değil ısrarcı ve zorlayıcı bir alternatif olarak sunması geliyor.

Erdoğan’ın buna karşı tüm söyleyebildiği ise, TÜSİAD’çıların sermayelerini katlaması için bugüne kadar neler yaptığını hatırlatmak, istihdam konusunda TÜSİAD’ı “halka şikayet etmek”. Bir de tabii, “sizi kriz ve bataktan kurtarırsam yine ben kurtarırım” türünden yarı vaat yarı tehditler… Erdoğan’ın TÜSİAD ile yapılan gizli anlaşmaları, birlikte çevirdikleri dolapları açıklamakla tehdit etmeyi ima etmesi ise, bu iki sermaye fraksiyonu arasındaki uzlaşım içinden yeniden harekete geçen güç ve paylaşım çekişmesinin hangi noktaya geldiğini gösteriyor.

Her ikisi de kitlelerin hoşnutsuzluğunu birbirine karşı yedeklemeye çalışıyor. Küçük burjuva reformist sol ise, tepedeki bu tekelci oligarşik güçler çatlağı ve çekişmesinde, her zamanki gibi Erdoğan’ın TÜSİAD’a tehdit ve şantajlarını “tehşir ederken”, TÜSİAD’ın neoliberal despotik küreselleşme ve ABD-AB ittifakı istemine karşı itinayla susuyor!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*