Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » TÜSİAD: 24 Haziran sermaye için hayırlı olacak, tıkır tıkır karlarımız için OHAL farklı kılıf altında sürsün, grev hakkı olmasın!

TÜSİAD: 24 Haziran sermaye için hayırlı olacak, tıkır tıkır karlarımız için OHAL farklı kılıf altında sürsün, grev hakkı olmasın!

Erdoğan’dan seçim öncesi büyük sermaye efendilerine azami kar güvencesi ve öpücük açıklamalarından sonra, TÜSİAD’dan da “bilmukabele efenim” yanıtı geldi.

TÜSİAD başkanı Erol Bilecik, bir seminerde yaptığı konuşmada, 24 Haziran Seçimi’nin “Türkiye (yani sermaye) için hayırlara vesile olacağı”, OHAL’in farklı bir kılıf altında sürdürülebileceği, grev hakkının lüzumsuz olduğunu söyledi.

Bilecik’in konuşmasından satır başları:

24 HAZİRAN SEÇİMİ:

“Seçimin erken değil vaktinde yapılması yönünde açıklamalarda bulunmuştuk. Ancak 24 Haziran bir karardır. Bu karar iş dünyasının değil siyasi otoritenin kararıdır. Bu doğrultuda bunun sonuçları itibarıyla Türkiye’ye hayırlara vesile olacağı bir inancı tekrardan paylaştık. Bunun Kasım’da veya daha geç bir ayda olacağına Haziran’da olmasının daha olumlu olacağı görüşünü de paylaştık.”

OHAL:

“Devleti yönetenlerimiz, sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bütün hassasiyetiyle bu konuları (OHAL’in devamı-bn) gündeme getirdikleri konusunda en ufak bir şüphemiz yok. Ülkemizde gerek şehirlerimizde gerek sınırlarımızda hiçbir terör vakasına yanıtsız kalmayacak, gerek polis gerek askeri tedbirler olarak OHAL konusuna farklı bakmayacak terör ve güvenlik anlamında olsun ülkemize en ufak bir toz zerresi gelmeyecek şekilde bunun korunması bizim için önemli. Burada bütün mesele dünyanın baktığı gözlükle bakıldığı üzere olağanüstü hal koşullarının eleştiriye maruz kalacak konulara sahip olması. Yoksa iş dünyası tamamıyla ’konsensüs’ diyebileceğimiz; hemfikir olan ana konusu teröre dönük olarak yapılan mücadelede güvenliğe yapılacak en küçük saldırı da bile OHAL koşulları açısından hiçbir sıkıntımız olamaz. O bakımdan OHAL koşullarının bir kanun maddesiyle bir Fransa örneği olabilir; ya da kendimize özgü bir yapısı olabilir. Bu noktalarda ’farklı bir değişime uğrayabilir mi’ noktasında görüşlerimizi ifade ediyoruz. İki gözümüzün biri ekonomidedir biri de dış politikadadır. Böyle baktığımız zaman dış ilişkilerden zaman zaman gelen sese bizim dikkat etmemiz gerekir. Buradaki eleştirilere kulak vermemiz gerekiyor. Ama kendi doğrularımızı bulmak kaydıyla…Yani aslolan iyi ve güçlü bir küresel rekabette güçlü bir Türkiye yaratmaktır. Bunun koşulları da ’dünyada daha iyi algısı olan bir Türkiye’ yaratmaktır.””

GREV HAKKI:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın söylemek istediği biraz daha farklı bir şey. Toplam demokrasi boyutuna ve bütün bunun bileşenlerine bakıldığı zaman grev de tabii ki bir hak. Ama aslolan şu; iyi ekonomiyi besleyen ana noktalarına bakıldığı zaman işvereniyle işçisiyle bütünlüktür. Topyekün bakıldığında umuda koşan, iyiliğe koşan ve güçlü bir işdünyası ekosisteminin tıkır tıkır çalışmasıdır. Yani grev hakkının bu noktalardaki ifadesi olmasa da olur diye düşünüyorum.”

TÜSİAD, gayet açık seçik biçimde, “OHAL kaldırılsın tiradlarımız, görünüşü kurtarmak içindir. OHAL konusuna usul dışında Erdoğan’dan farklı bakmıyoruz. Küresel kapitalizmde daha fazla yer tutmak ve tıkır tıkır sermaye birikimimizi daha fazla emek-insan-doğa yıkımı üzerinden sürdürebilmek ve yükseltebilmek, aşırı borçlarımızı da işçi-emekçilerin sırtına yıkmak için, işçiler, emekçiler, ezilenler üzerinde tekelci oligarşik zorbalık gereklidir, grev, direniş yasakları sonsuza kadar devam etmeli, işçileri sermayeye daha fazla köleleştirici neokorparativist uygulamalar dayatılmaya devam edilmeli… Yalnız bunları bu kadar kaba yapmayalım, OHAL’i filan biraz kılıfına uyduralım…” demiş oluyor.

Erdoğan ve Bilecik’in, mali oligarşik sermayenin azami kar ve azami diktatörlük ihtiyaç ve iştahlarını birkez daha karşılıklı teyid ettikleri bu sözler, halen 24 Haziran seçimlerinden (ve TÜSİAD’dan) “demokrasi” bekleyenlere armağan olsun!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*