Anasayfa » DÜNYA » Türkiye seçimlerinden dersini almayanlar, ABD başkanlık seçimlerinden medet umuyor: Şu “Laik Türklerin oyu Trump’a” kampanyası

Türkiye seçimlerinden dersini almayanlar, ABD başkanlık seçimlerinden medet umuyor: Şu “Laik Türklerin oyu Trump’a” kampanyası

indexABD emperyalist kapitalizminin başkanlık seçimleri, tam bir post-modern kitch şaheserine dönüşmüş durumda.

Trump’ın adayı olduğu Cumhuriyetçi Parti baronlarının çoğu Clinton’ı destekleyeceğini açıklarken, post-marksistler ve ulusalcı sol da Clinton’a desteklerini açıklamaya başladı.

En son İmmanuel Wallerstein, Gilbert Mercier ve Slavoj Zizek, İngiliz Guardian gazetesi Clinton’a karşı Trump’a açık veya “kötünün iyisi” türünden utangaç destek açıkladı.

Türkiye’de de KP ve HTKP’nin yayın organları sol.org.tr ve ilerihaber.org da Trump’a açık destek niteliğinde haber, yorum ve yazılar yayınlanıyor. Sol.org.tr’de Türkiye’deki ABD seçimlerinde oy kullanacak Amerikalılardan Trump taraftarı ve “Laik Türklerin Oyu Trump’a” kampanyasının organizatörlerinden “finans uzmanı” birinin Trump’ın “yeşil kuşak projesine son vereceği, Ortadoğu’ya barışı getireceği” türünden vaatlerine yer verildi. Pek anti-emperyalist, anti-ABD olan TKP, “Laik Türklerin Oyu Trump’a” kampanyasına da utangaç biçimde imza atmış oldu. En son Korkut Boratav’ın Wallerstein ve Mercier’den alıntılarla Trump’a açık destek verdiği bir yazısı yayınlandı.

Başlıca gerekçeleri Clinton’ın Rusya, Çin, İran’a karşı ve Ortadoğu’da daha saldırgan bir dış politika izleyeceği, ‘tek kusurunun göçmen düşmanlığı olduğunu’ iddia ettikleri Trump’ın ise daha içe kapanmacı, “establishment”in (ABD’de de kurulu düzenin) ezberini bozucu, dış politikada, Rusya ile ve Ortadoğu’da daha müzakereci olacağını söylemesi.

Ne diyelim, Türkiye’deki seçim ve parlamentarizm tellallığından hüsrana uğrayınca, şimdi işleri ABD başkanlık seçimlerinden ve Trump’tan medet beklemeye kalmış!

Clinton’ın daha saldırganlaşan bir emperyalist kapitalist dış politika izleyecek, 2. Bush’u pek aratmayacak bir neocon olduğu doğru. Fakat Trump’ın da neomilliyetçi-muhafazakar küresel bir mali oligark olduğu da aynı ölçüde doğru.

İkisi, son dönemlerinde dünyanın pek çok ülkesinde, mali oligarşik burjuvazinin iki kesimi arasında, neoliberal muhafazakar mali oligarşik teknokratizm ile neomilliyetçi-muhafazakar mali oligarşik popülizm arasında yaşanan; ve tüm siyasaseti, ve şu burjuva demokrasisinden geriye ne kaldıysa onu, ve kitlelerin kapitalizme karşı büyüyen yıkıma karşı korku ve tepkilerini yine ve daha beter biçimde bu mali oligarşik kapitalist mengeneye sıkıştırıp soğurmayı ve mali oligarşik çıkarlar için seferber etmeyi hedefleyen emek, insan ve doğa düşmanı çürüyen kapitalizmin prototipleridir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*