Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » TÜPRAŞ işçileriyle sınıf dayanışmasına!

TÜPRAŞ işçileriyle sınıf dayanışmasına!

Türkiye’nin en büyük ve en sermaye yoğun tekelci sermaye işletmesi TÜPRAŞ’ta TİS sürecinde, Türkiye’nin en büyük sermaye grubu Koç’un dayatmaları da, TÜPRAŞ işçilerinin işyerini terketmemeyle birleşen direnişi de devam ediyor.

Koç, TÜPRAŞ işçilerine TİS süreçlerinin 3 yıla uzatılmasını, vardiya sisteminin değiştirilmesi, izinlerin kısılması, esneklik ve performans sistemleriyle kazanılmış haklarının gaspını dayatmakla kalmıyor. İşçilerin bu dayatmalara direnmesine karşı da kirli savaş açmış durumda. AKP medyasında işçilerin “asgari ücretin 5 katını aldığı ve daha fazlasını istediği” türünden yalanlarla, TÜPRAŞ işçilerini tecrit etmeye, asgari ücretli işçi kesimlerini TÜPRAŞ işçilerine karşı proveke etmeye çalışıyor.

Oysa TÜPRAŞ işçilerinin ortalama net ücreti 3500 lira civarında. Bu ücret, ancak primler, mesailer, ek sosyal ödentiler ile birlikte brüt 5-6 bin lira civarına çıkabiliyor ki, bu da ek vergi dilimlerine takılarak kesintiye tabi olan bir rakam.

Oysa Koç’un hak gaspı dayatmaları nedeniyle, işçilerin ücret zammı istemi bile gündeme gelememiş durumda. Koç, işçilere hak gaspı ve sıfır zam dayatmasını realize edebilmek için bu kirli savaş yöntemlerine başvuruyor.

Kaldı ki, TÜPRAŞ işçileri gerçekten 10 bin lira ücret alıyor olsalardı, Koç’un TÜPRAŞ işçilerinin kanından emdiği yıllık 3 milyar lirayı aşan karına göre “çok” mu olacaktı? Şirket CEO ve genel müdürlerinin 150 bin doların üstündeki maaşlarına göre “çok” mu olacaktı? Devlet bürokratlarının (çeşitli avantalarla 10 katına çıkan) 30 bin-75 bin lira arası maaşlarına göre “çok” mu olacaktı?

Bu da bir yana, daha önemlisi şudur: TÜPRAŞ Türkiye’nin en sermaye yoğun işletmesidir. Emek üretkenliğinin, dolayısıyla göreli artı-değer sömürüsünün en yüksek olduğu işletmedir. Başka deyişle, TÜPRAŞ işçisi, asgari ücretin 2.5 katını aldığı halde, ortalama bir asgari ücretli işçiden belki 10 kat fazla sömürülür; çünkü sermayeye karşılıksız ürettiği artı-değer çok daha fazladır.

Daha önemlisi şudur: TÜPRAŞ’taki sınıf mücadelesi, önümüzdeki sınıf mücadelesi açısından kritik bir noktada durmaktadır. Çünkü, başta işçi sınıfının metal-otomotiv gibi kritik sektörleri olmak üzere, 2019’un ikinci yarısından itibaren TİS dönemi mücadeleleri artacak. Koç TÜPRAŞ işçisinin direnişini bastırarak, 3 yıllık TİS, hak ve izin gaspları, sıfır sözleşme dayatmalarının tüm sendikalı büyük sanayi işçilerine dayatılmasının önü açılacak. Aynı zamanda kıdem gaspı gibi kapıda bekleyen saldırılar için de büyük sermaye ve devletinin eli güçlenmiş olacak.

TÜPRAŞ’ta malum grev yasağı var. Koç bununla da yetinmiyor, TÜPRAŞ işçilerinin fiili direnişi de etkisizleştirmek için, TİS’i 12 Eylül faşizminden kalma ve AKP-Erdoğan faşist iktidarının devam ettirdiği Yüksek Hakem Kurulu’na götürerek, TİS’i faşist devlet darbesiyle bitirmeye çalışıyor. İşte size, AKP-Erdoğan’a karşı “demokratik muhalefet” yapma pozlarına yatan Koç-TÜSİAD’ın gerçek yüzü.

TÜPRAŞ işçilerinin direnişi ile sınıf dayanışması, bu yüzden kritik öneme sahiptir. Sınıf mücadelesini yine çıkmaz ayın son perşembesine erteleyerek gizleyen ve boğmaya çalışanlara karşı, TÜPRAŞ işçileriyle eylemli sınıf dayanışmasını yükseltelim!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*