Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » TTIP, CETA ve TİSA Tekellerin yoğunlaşan hegemonyası…

TTIP, CETA ve TİSA Tekellerin yoğunlaşan hegemonyası…

TTIP; ( Transatlantic Trade and Investment Partnership) Transatlantik Ticaret ve Yatırım Sözleşmesi. AB ve ABD arasında 2013 yılından bu güne görüşmeler devam ediyor.2016 sonuna kadar karara bağlanması bekleniyor.

CETA ;(Comprehensive Economic and Trade Agreement) Ticaret ve Yatırim Sözleşmesi.AB ve Kanada arasında 2014 yılında çerçevesi tamamlanmış imzaya hazır hale getirilmiş.
TİSA;(Trade in Service Agreemen ) Ticaret ve Hizmetler Sözleşmesi. AB,ABD,Kanada,Japonya ve Avusturalya gibi ülkeler arasında yapılan sözleşme. Bu görüşmelerde yer alan Uruguay´da yaklaşık 8 ay süren direnişler sonrası, Uruguay TİSA dan çekildiğini açıkladı. Türkiye bu görüşmelerde yer alıyor.

ttip-ceta

Barrack Obama ve Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso ile AB Zirvesi’ne Başkanlık eden Herman Van Rompuy, 13 Şubat 2013 tarihinde ortak bir açıklama yaparak AB ve ABD arasında çok kapsamlı ticaret ve yatırım ortaklığı (Transatlantic Trade and Investment Partnership-TTIP) kurulması için müzakerelere başlama kararı aldıklarını duyurdular.(europa.eu/rapid/press-release_MEMO-13-94_en.htm) Ne var ki, görüşmelerin içeriği uzun zaman basından ve kamuoyundan gizli tutuldu.
Neden TTIP ve CETA?
AB ve ABD uzun zamandır ekonomik bir ´durgunluk´ ve kriz içindedir. Aralarındaki ticaret ve yatırım hacminin büyüklüğüne rağmen, AB ve ABD arasındaki ticari payda ciddi bir azalma oldu. AB’nin dünya ülkelerine yıllık ihracat artışı % 7,6 iken, ABD’ye olan ihracatındaki artış sadece % 1 ile sınırlı kaldı. ABD’nin AB’nin toplam ithalatındaki payı ise son on yılda yarı yarıya azalarak % 20,8 seviyesinden % 11,1’e düştü.

Trans-Atlantic Free Trade Agreement (TAFTA)

Küresel üretim ve ticaret ilişkilerindeki değişim ve başka pazar paylarının, özellikle Uzak Doğu Asya ülkeleri, başta Çin olmak üzere, ASEAN ( Güneydoğu Asya Uluslar Birliği- Filipinler, Malezya, Tayland, Endonezye ve Singapur),G.Kore ve Brezilya gibi yeni rakiplerin artan rekabetçi baskısı AB ve ABD için kaygı verici oldu. ABD uzun zamandır dünya liderliği prestijini kaybetmiş, bir yandan Trans-Pasifik Ortaklığı görüşmeleri yoluyla, diğer yandan Transatlantik ilişkileri ile Çin´e karşı rekabette güvenceler ağı oluşturma arayış ve çabalarına girmişti. Dünya Ticaret Örgütü bünyesinde başlatılan Doha Kalkınma Turu, çok taraflı ticaret görüşmelerinin de açmaza girmiş, beklentilere yanıt olmamıştı. ABD ve AB sermayesi, eşitsiz gelişim yasalarının doğurduğu rekabet ve değişen güçler dengesi/dengesizliği içinde ömrünü uzatma, rekabet içinde güç toplama ve krizden çıkışın bir yolu olarak TTIP ve CETA stratejisine giriştiler. Ulus devlet sınırları ve kısıtları içindeki sömürü kaynakları, gözü dönmüş sermaye için kırıntı denecek denli azalmış ve emperyalist kapitalist yağma rekabeti bölgesel sınırları dahi zorlar hale gelmiştir.

img_1319

Değişen toplum/ birey yapısı ve ihtiyaçlar, endüstri toplumundan hizmet toplumuna evrilen istihdam(esnek çalışma) alanında genişlemesine ve derinlemesine bir sömürünün, talan ve yağmanın anlaşmasıdır. TTIP,CETA ve TİSA.TTIP ortaklığı, başta çevre, gıda ve içecek, kozmetik, biyo-teknoloji, makine, havacılık ve uzay sanayi, tekstil ve kâğıt endüstrilerinde, çalışma standartları, rekabet politikaları, yatırımlar, insan, hayvan ve bitki ´sağlığı´ enerji kaynakları vb. alanların talanı projesi olarak, Dünya Ticaret Örgütü ile hedeflenenlerin çok çok ötesindedir. Küresel ticaretin yeni kurallarının ve normlarının büyük ölçüde bu anlaşmanın taraflarınca belirleneceğini ön görmek abartılı olmayacaktır. Çünkü serbest ticaret ve yatırım önünde engel oluşturan gümrükler ve sınırlar kaldırılarak ekonomik, siyasi ve askeri gücün birliği de oluşacak. ABD ve AB arasındaki mevcut ekonomik, siyasi ve askeri ilişkilerin güçlü bir iççice geçmişliğindeki durum içeresinden bakıldığında söz konusu anlaşmaların amaçları, hedefleri ve dünya içi sınıfı açısından sonuçları net anlaşılacaktır.

İçine girilen yeni süreç Avrupa Birliğinin oluşum süreci ile benzerlikler taşımakta. Belçika, Almanya, Lüksemburg, Fransa, İtalya ve Hollanda´dan oluşan 6 üye ile Avrupa Kömür Çelik Topluluğu olarak AB ye doğru ilk adımlar atıldı, daha sonra Avrupa Ekonomik Topluluğu, Avrupa Atom Enerji Topluluğu ve bütün bunların birleştirilmesi antlaşması ve yeni üye ülkeler ile genişleyip, ekonomik birlikler ile başlayan süreç hızla, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Meclisi, Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi vb. Kurumsal Siyasi kararlar alma organlarını oluşturdu. Zira AB ve ABD arasında yapılan TTIP görüşmelerine tek tek AB üye ülkeleri yerine Avrupa Komisyonu temsilcileri yürütmektedir. Avrupa vatandaşlığı, ortak para birimi, serbest dolaşım ve yerleşim koşulları vb. uygulamalar ile klasik Ulus devlet rolünü tamamen etkisizleştirmiş olmamakla birlikte zayıflatmıştır. Avrupa işçi sınıfına işsizlik, yoksulluk, sosyal yıkım, yaşam standartlarının kaybı olarak fatura edilen AB oluşumu ciddi bir kriz ve çatırdama ile de karşı karşıyadır.

Fransa TTIP görüşmelerine şerh düştü ve şimdilik erken olduğunu, kendi kültürleri ile uyuşmadığını ve doğru bir zaman olmadığını açıkladı. Fransa içerde yürüyen kitle eylem ve direnişlerinin sıkışmışlığı ile meşgul, bir de TTIP karşıtı eylemler ile uğraşmak istemiyor. İngiltere Brexit kararının getirdiği sorunlardan başını kaldıramıyor. İtalya 2014-2015 işçi grev ve direnişleriyle, Yunanistan AB çıktı çıkacak aşamasına kadar gelen bir çöküş içinden geçti.
TTIP ve CETA sürecinin Türkiye ye etkileri ne olacak?
Türkiye sermayesinin hem AB, özellikle Almanya ile büyük bir ekonomik pazar ilişkisi var, hem de ABD ile. Türkiye´nin AB ile Gümrük birliği sözleşmesi var fakat ABD ile yok. Örn: ABD Türkiye’den satın aldığı bir ürünü AB üzerinden daha ucuza alıyorsa, Türkiye’den almaktan vazgeçecek yada satın alma alanını daraltacak. Türkiye´ye, ABD ürünleri AB üzerinden TTIP sonrası gümrüksüz girmiş olacak bu da Türkiye ekonomisini ve benzer durumda olan diğer ülkeleri de etkileyerek daha fazla TTIP dışında kalamayacakları bir durumla karşı karşıya kalacak.

ttip-ceta

TTIP -CETA -TİSA STOP !
Bu kadar iç gündemler ile geçilen süreçlerde kapalı kapılar ardında yürüyen TTIP görüşmelerine karşı 2015 Ekiminde 250 bin kişi ve bu gün de 100 binlerce kişi, Almanya da eylemlere katıldı.
Berlin, Frankfurt/Main, Hamburg, Köln, Leipzig, München ve Stuttgart´a TTIP ve CETA’ya karşı on binlerce kişi bu gün sokaklardaydı. Eylem için çağrı yapan Birlik, Sivil Toplum Kuruluşları ve Sendika Konfederasyonu DGB’nin de yer aldığı 30 kurumdan oluşuyor. Sol Parti, Yeşiller, Korsanlar Partisi, Ekoloji ve Demokrasi Partisi ve SPD/ Sosyal Demokrat Partinin bazı şubeleri ise destekçi çağrıcılar.

TTIP ve CETA’yı ve buna karşı yapılan eylemleri, bu günkü gelişmeleri anlamak, dünya işçi sınıfı ve emekçi halklarının ne ile karşı karşıya olduklarını, neye hazırlanmak gerektiği açısından ciddi bir öneme sahip. İşsizlik, sosyal yıkım, yoksulluk, yaşam standartlarının daha da geriye çekilmesi, depresyon, çöküntü, kronik hastalık ve bunulmalar altında güçten kuvvetten düşürülen bir toplum. Ebetteki böyle bir tablo isyan ve kitlesel patlamalarla şimdiden karşı karşıyadır. Bu nedenledir ki 2013 te başlayan görüşmeler tam bir gizlilik içinde yürütüldü. Kokusu çıkmaya başlayınca ilk elden ekolojist hareketler, Attac, liberal sol hareketlerle başlayan eylemler hızla kitleselleşerek yayıldı. Eylemlerin yumuşak karnı ve TTIP´yi engellemede başarıya ulaşmasında en büyük engel, perspektif ve hedefin antikapitalist özden oldukça uzak olmasıdır. Sorgunun ve sorumlunun kapitalizm yerine burjuva parlamenterler ve politikacılar nezdinde kişiselleştirmeleridir.
Yazının sonunda eylem çağrıcıları listesi yer almaktadır. Eyleme katılanların TTIP ve CETA´ya karşı çıkmasının öne çıkan nedenleri arasında,
-Görüşmeler neden bizden gizleniyor? Demokrasi nerde?
-Amerikan gıda ürünleri Pazara sürülmeden önce,sağlığa zararlı olup olmadığı önceden test edilmiyor ve ürünlerin üzerine içindeki maddeler etkilenmiyor. Herhangi bir üründen etkilenme ya da zarar görülmesi durumunda tüketiciler şikayetçi olabilirler ve ondan sonra incelemeye alınıyor. Buna karşın Avrupa’nın pek çok ülkesinde ise pazara sürülmeden önce test ediliyor ve içerik maddesi etiketleniyor.

-Amerika’da tavuklar klor ile dezenfekte ediliyor, Avrupalılar klorlu tavuk yemek isteimg_1320miyor,
-Gümrüklerin açılması ve serbest ticaret büyük tekellerin karlarını arttıracak, küçük ve orta ölçekli işletmeler yok olma ve iflasla karşı karşıya kalacak,
-Amerika´da sebze, meyve ve besi hayvanları GDO´lu ürünler olarak yaygınlaşmış durumda. ABD´de ´96’lardan bu yana GDO tüketimi artmış, kronik hastalıklar 9 yıl içinde %7’lerden %13 lere çıkmıştır. Gıda alerjileri birdenbire arttı, otizm, üreme düzensizlikleri, sindirim problemleri vb. sorunlar yaygınlaşıyor.

-İşitsel -görsel kültürel endüstri alım satımı mantıksız bulunuyor ve ulusal değerlerin özgünlük kaybına uğrayacağından endişe ediliyor.
– esnek çalışma işgücünün dolaşımı konusundan bahis dahi edilmemektedir,
-Ürün üretim / iş ve mesleklerin standardize edilmesi. Örn: 8 değişik elektrik prizi tek tip ve model olması, Avrupa´da yaklaşık olarak 400 bin meslek var ve bunlar içerik ve eğitim süreciyle standardize edilecek. İş ve işçi haklarının en geri düzeyden standardize edileceğinden ise kimsenin kuşkusu olmamalı. Zira her kriz sürecinde iliğine kadar emilen işçi ve emekçiler olmuştur.
-TTIP süreci ve sonrasında AB de 508 milyon insan, ekonomi kapasitesi 14 trilyon, ABD de ise 320 milyon insan ve 15 trilyon ekonomi kapasitesi ile birbiriyle ilişkilenmiş olacak.
TTIP CETA STOP eylem birliği bileşenleri:
Attac,
DGB; Alman Sendikalar Birliği
NaturFreunde Deutschlands : Almanyanın doğa dostları
campact,( vatandaş inisiyatifi organize eden bir STK)
Der Paritätische; eşit haklara sahip..
Deutscher Kulturrat: Alman Kültür meclisi
Brot für die Welt; Dünya için Ekmek
Oxfam; Yoksulluğa karşı enternasyonal organizasyon
Mehr Demokratie: Daha fazla demokrasi
Naturschutzbund Deutschland:Doğayı koruma birliği Almanya
Greenpeace: Yeşil Barış
Arbeitsgemeinschaft bäuerliche Landwirtschaft; Tarım ve Köylü işçiler birligi
Umweltinstitut München; Çevre Enstitüsü Münih
Foodwatch: Tüketici hakları STK
Sum Of Us: Enternasyonal Tüketici hakları STK
Volkssolidarität : Halk Dayanışması
Katholische Arbeitnehmerbewegung : Katolik İşçi Hareketi
Bundjugend: Gençlik Birliği
DIDF: Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu
Digitalcourage: Dijital courage
Solidarische Landwirtschaft: Dayanışmacı Tarım
NaturFreundejugend: Doğa dostu Gençlik
Verband Deutscher Schriftsteller : Alman Yazarlar Derneği
Forum Umwelt und Entwicklung : Gelişim ve Çevre Forumu
Deutscher Mieterbund : Alman Kiracılar Birliği
PowerShift : Ekolijik ve Dayanışmacı Dünya Ekonomisi için hareket
LobbyControl : Lobi Kontrol
Arbeitsgemeinschaft KMU : Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Birliği
Bund für Umwelt und Naturschutz: Çevre ve Doğayı koruma için birlik
,

Bir yorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*