Anasayfa » GÜNDEM » TTB ve onurlu hekimlerle kolkola: İnsanca bir yaşam istem ve özleminin sözünü, boyuneğmezliğini, dayanışmasını büyütelim!

TTB ve onurlu hekimlerle kolkola: İnsanca bir yaşam istem ve özleminin sözünü, boyuneğmezliğini, dayanışmasını büyütelim!

“Savaşla baş etmenin yolu, adil, demokratik, eşitlikçi, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmaktır. Savaşa hayır, barış hemen şimdi.” açıklaması nedeniyle Erdoğan tarafından hedef gösterilen ve İç İşleri Bakanlığı tarafından soruşturma açılan Türk Tabibler Birliği genel merkez binası ve merkez konseyi başkanı ve üyelerinin evleri ve çalıştıkları hastanelerdeki odaları polis tarafından basıldı.

Polis TTB başkanı ve merkez konsey üyesi 11 hekimi evlerini basarak gözaltına aldı. Hekimlerin hastanelerdeki odaları da arandı, dolapları kırıldı.

TTB genel merkezini basan devlet postalları, bilgisayarlar, dosyalar, kitaplar dahil çok sayıda eşya ve kayıta el koydu.

Faşist hükümet, daha ortada bir yargı kararı bile yokken, TTB merkez konseyi üyesi hekimlerin, kamu hastanelerindeki görevlerinden atılacağını açıkladı!

TTB genel merkezinde polis işgal ve araması sürerken, toplanan hekimler ve dayanışma için gelen Ankara kitle örgütü temsilcileri, TTB üzerinde estirilen faşist terörü protesto etti. TTB’ye ve gözaltına alınan demokrat hekimlere sahip çıkan dayanışmacılar ile polis arasında arbede yaşandı.

Burjuva faşist devlet ve polisi, 10 Şubat 2017’de, Ankara Cebeci Üniversitesinde, faşist KHK ile ihraç edilmeye karşı direnen ve dayanışma için gelen akademisyenleri coplamış, biber gazı sıkmış, yerlerde sürüklemiş, protesto için yere bırakılan akademisyen cüppelerinin üzerinde postallarıyla tepinmişti.

Bugün de bazıları profesör ve doçent ünvanına sahip, TTB yöneticisi, 11 hekim, sabah 6.30 da evleri basılarak, kelepçelenerek, itilip kakılarak gözaltına alındı.

Faşizm, hiç bir ilke, kural, hukuk, değer tanımayan bir burjuva-faşist diktatörlüktür. En ufak demokratik, insani muhalefeti bile “hain” ilan ederek, kendi zombi-leşliğini saklayabileceğini, herşeyi ve herkesi postalla yönetebileceğini sanmaktadır.

Buna en iyi yanıt, hedef gösterilmeye ve zorbaca baskılara boyun eğmeyen onurlu sağlık emekçileri gibi direniştir, faşist saldırganlık ve pervasızlığa karşı TTB ve onurlu hekimlerle kol kola olmak, emeğin, sağlığın, özgürlüğün, insanca yeni bir yaşam istem ve özleminin sözünü, boyuneğmezliğini, özsavunmasını ve dayanışmasını büyütmektir.

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*