Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Tsunami denizden değil betondan gelir!

Tsunami denizden değil betondan gelir!

İstanbul’da 17 Temmuz gecesi başlayan aşırı yağışlar kenti sel sularına gömdü. Silivri Büyükçekmece Başakşehir Üsküdar, Şişli, Fatih, Bakırköy bölgelerinde evlerde ve yollarda büyük sel baskınları yaşandı, Metro ve Metrobüs istasyonları, kavşaklar, viyadükler dahil bir çok yeri su bastı, Avrasya Tüneli ve metrolar kapatıldı, pek çok araç ve kişi yollarda kaldı, pek çok kişi boğulma tehlikesi yaşadı, sular ortasında kalanlar botlarla kurtarılmaya çalışıldı.

Ulaştırma Bakanı ve Belediye “bu bir afet, zarar büyük” açıklamaları yaptı. Afet Koordinasyon Merkezi yeni sel felaketlerine karşı uyarıda bulundu, İstanbul Valiliği “özel araçların trafiğe çıkmaması ricası”nda bulundu.

Meteoroloji, daha önce “şiddetli ve yer yer aşırı yağış beklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir” açıklamasında bulunmuştu. Orman ve Su İşleri Bakanı ise, “Dün bu yağışın geleceğini gördük ve Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımıza bunu anlattım.” dedi.

Ve tabii hiç bir tedbir alınmadı.

Meteoroloji ve Orman-Su İşlerinin birkaç gün önceki uyarıları bir yana, Haziran sonlarından itibaren aşırı sıcak dalgasını şiddetli ve aşırı yağış ve fırtınaların izleyeceği Dünya Meteoroloji Kurumu tarafından açıklanmıştı. O da bir yana, aşırı sıcak dalgalarını aşırı yağış ve sellerin izleyeceğini artık ortalama vatandaşlar bile deneyimleriyle biliyor.

Ve tabii hiç bir tedbir alınmadı.

Zaten çürüyen kapitalizm aşırı hava olaylarını, silme betonlaştırdığı, suyu emecek toprak ve suyun akacağı yer bırakmadığı şehirleri geçici tedbir ve uyarılarla kurtarılabilir olmaktan çoktan çıkmış bulunuyor.

Aşırı betonlaşmış şehirler, aşırı yapıların rüzgarı kesmesi ve sıcağı emip geri yansıtması nedeniyle, aşırı sıcak dalgalarında bile 4-5 derece daha fazla sıcağa maruz kalıyor. Ardından aşırı yağmur ile sel baskınlarına uğruyor. İnsanların caddelerde boğulma tehlikesi yaşadığı görüntüler ortaya çıkıyor. Her yeri beton-çelik, HES ile dolduran tekelci kapitalizm ve iktidarı, doğa yıkımı yangınına körük, sellere yelkenle gidiyor. Her yeri beton-çelik, HES ile dolduran tekelci kapitalizm ve iktidarı, aşırı hava olaylarına, aşırı sıcaklara ve aşırı yağışlara karşı toplumsal sağlık ve can güvenliği için en ufak altyapı düzenlemesi yapmıyor.

Şehrin göbeğinde sel suları içinde debelenen insanlar kimilerine pek “eğlenceli” gelebilir. Nitekim Kanal a, sel haberini “İstanbullular yağmurun keyfini çıkardı” diye verdi! Oysa her yıl Ankara ve İstanbul’da yaşanan, giderek daha büyük yıkım ve can kaybı tehlikesi içeren sel baskınları, çürüyen kapitalizmin emek, insan, doğa yıkımının, çürüyen şehirlerinin geldiği noktayı gösteriyor.

Kapitalizmin emek, insan, doğa ile bağdaşmazlığı, kendini büyüyen felaketlerle gösteriyor.

Siz hala tsunami denizden gelir mi sanıyorsunuz? Hayır, sermayeden geliyor!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*