Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Toktaş’ta işçiler üretimi durdurdu

Toktaş’ta işçiler üretimi durdurdu

Ceyhan Toktaş direk üretim fabrikasında iş bırakma kararı alan işçiler kamyonlarla gelen ağaçları indirmeyerek üretimi durdurdu. Kamyonların yükü boşaltmaması ve üretimin gerçekleşmemesi üzerine müdürün patrona durumu iletmesiyle apor topar fabrikaya gelen patron Ali işçilere yalvardı ve üretime başlamalarını bu hafta içinde mutlaka paralarını hesaplarına geçeceği sözü verdi, bu durumda işçiler bir günlük durdurdukları üretim üzerine yeniden işe başladılar. İşe yeniden başlayan işçiler bu hafta içi paranın yatmaması ve diğer eksikliklerin giderilmemesi durumunda tekrardan üretimi durduracaklarını bu sefer işe hiç gitmeyeceklerini bildirdiler.

İşçiler üretimi durdurma sürecini İşçi Meclisi’ne anlattılar

”Patron böyle bir birliktelik içerisinde olduğumuzun farkında değildi, karşısına bu durumda çıkınca çok şaşırdı, her zaman gelip bağıran çağıran azarlayan patron bu sefer elleri titreyerek bizlere yalvardı. İşe gittiğimizde hep beraber tek tek yeniden karar aldık ve kimsenin birliğimizi bozmaması gerektiği üzerine konuşma yapıldı. Ben teker teker sordum, hepimiz bir miyiz? Biriz diye cevaplar geldi. Kimisi ben bu işe bundan sonra hayatımı koyarım, dediği dahi oldu. Biz işçilere bir güven gelmiş, gerçekten ayrı bir şey olduk, yani birbirimize karşı ısındık, birbirimizi daha çok sever olduk. Bu birliktelik bizi aynı zamanda birbirimizle bütünleştirmişti. Neden daha önce böyle bir şey yapmamıştık ki? Neyse üretimi durdurma kararı aldığımız ilk sabah yurtdışından ağaç yüklü kamyonlar geldi, kamyoncu bize, hadi indirin ne duruyorsunuz, dedi. Tabi kimse kolunu kaldırmadı, kamyoncu yalvardı yakardı, müdür koşarak geldi grevde olduğumuzu söyledik. Müdür bize ne dese beğenirsiniz, “böyle grev mi olur, işinizi yapın bitirin sonra grev yaparsınız.” Koyun can derdinde, kasap et derdinde. Tabi biz hep beraber güldük müdüre. Sonra müdür bizim bir arkadaşın omuzunu sıkarak hep senin başının altından çıkıyor bu iş, dedi. Biz ayağa kaltık, burada bu iş bir kişinin başının altından çıkmıyor, burada hepimiz bu kararı, ortak aldık, diyerek müdüre konuşma yaptık. İşin ciddiyetini yeni anlayan müdür patrona koştu hemen. (Biz işçiler sıradan işçi değiliz, patronun bizim gibi bu işte yetenekli işçi bulabilmesi zaman alır, bu durumuda iyi biliyoruz)

Müdür patronla görüşüyor, patron yarın gelirim diyerek oyalamaya çalışıyordu. Sonra biz işi tümden bırakıp eve gideceğimizi söyleyince müdür tutuştu , “işçiler komple iş yerini tek ediyor ”, deyince patron bırakmasınlar bir saate kadar geliyorum, demiş. Patron hızlıca geliyordu uzaktan. Kimi arkadaşlarda hala çekimserlik vardı, her zaman bağıran çağıran patron şimdi de gelip kızacak diye, oysa kızamazdı onun bize ihtiyacı vardı. Patron geldi biz konuşmadık, kendisinin bir şey demesini bekledik. Ben baya heycanlıydım ama sonra o esen gürleyen patronun elinin titrediğini ağlayacak gibi surat ifadesini görünce üzerimde hiçbir şey kalmadı. Patron neden iş bıraktınız, der demez durumu anlattık, “bizim çocuklarımızın ağzına emzik alamıyoruz, sen neden bahsediyorsun” dedik. Patron kekelemekten başka bir şey yapmadı. Sonra borçlarını ödediğini artık refaha çıkmak üzere olduğunu işe başladığımız an bu hafta içinde biriken maaşlarımızı ödeyeceğini söyledi. Biz kabul etmedik ve biz işçiler aşağı inip bu konu üzerine toplantı yapacağımızı söyleyince patron bize yalvarmaya başladı, ne konuşacaksınız, hep beraber konuşuyoruz işte, dedi. O ara çay tepsisi ile çayçı içeri girdi üç tane çay getirmişti biri müdüre, diğeri patrona, öteki ise yanındaki diğer çakalınaydı. Patron birden çaycıya döndü bağırdı, burada üç kişimiyiz hepimize çay getirsene, dedi. Biz şaşırdık, çaycıda şaşırdı. Patron bize çay getittirdi! Çayı içtikten sonra sıkı tartışmaların ardından hafta içi bitimine kadar patrona müsaade verildi. Tüm arkadaşlar böyle bir şey yaptığımıza inanamadı, dışardan birkaç kişi yaptığımız eylemin hiçbir şeye yaramadığını söyledi, oysa nasıl yaramadı ki? Patron eksiklerimizi giderecek ve bir daha bizim maaşlarımızı eksik yatırmayı üç defa düşünecek! Artık burada işçilerin olduğunu, ayağını yere denk basması gerektiğini görmüş oldu ve bizde istediğimiz zaman burada üretimi durduracağımızı kendisine göstermiş olduk, üstelik daha bitmedi sürecek.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*