Anasayfa » GÜNDEM » Tekelci kapitalist savaşa ve işgale karşı Kadıköy’deyiz!

Tekelci kapitalist savaşa ve işgale karşı Kadıköy’deyiz!

İstanbul’da 1 Eylül Cumartesi günü Kadıköy’de düzenlenecek 1 Eylül mitingi, DİSK, KESK, TMMOB, Türk Tabipleri Birliği ve HDK ile çeşitli siyasi partilerin çağrısıyla yapılıyor. İstanbul’da mahalle toplantılarıyla çağrısı yapılan mitinge özellikle Kürtlerin katılımının yoğun olması bekleniyor.

1 Eylül Cumartesi günü Kadıköy’de düzenlenecek miting için saat 13.00′te Tepe Nautilus ve Haydarpaşa Numune olmak üzere iki kolda toplanılarak yürüyüşe geçilecek. Kadıköy İskelesi’nde yapılacak mitingin programı ise saat 14.00′te başlayacak.

Mitinge katılacak olan Devrimci Proletarya saat 13.00′te Tepe Nautilus kolunda toplanacak.

Devrimci Proletarya’nın bildirgesi:

Kapitalizme savaş, işçi sınıfı ve emekçilere barış!

Suriye, küresel krizin de sonucu olarak emperyalist kapitalist ülkeler arasında artan ekonomik-siyasi-askeri güç ve hegemonya mücadelelerinin merkezinde yer alıyor. Suriye’de gerici iç savaşın derinleşmesi, emperyalist kapitalist müdahale ve işgal politikaları bölgesel fay hattını harekete geçirdi ve bu savaş politikalarına engel olamadığımızda halkların birbirine boğazlatılması süreci işleyecektir.

İşçi sınıfı, sömürü alanlarını genişletmek ve derinleştirmek isteyen Türkiye tekelci burjuvazisinin ve kapitalist devletinin sermaye ve meta ihracıyla, petro-dolarları daha fazla çekmek ve enerji kaynakları ve dağılım hatları üzerinde etkili olmak, sermaye birikiminin kanallarını çoğaltmak ve genişletmek için giriştiği saldırgan politikalarına kararlılıkla karşı durmalıdır. Türkiye işçi sınıfının tekelci burjuvazisinin küresel temelde sermaye birikim sürecine geçmiş olmasından, küresel mali oligarşik hegemonyaya bağlı, ancak bölgede görece bağımsız inisiyatif alanı da olan bir bölgesel güç olmasından, bölgede rol ve entegrasyon modeli olarak öne çıkmasından zerrece bir çıkarı yoktur! Tekelci burjuvazinin, kapitalist devletin güç ve hegemonya mücadeleleriyle gönenen bir işçi sınıfı kendi sınıf düşmanının değirmenine su taşır. Bu kendi sınıf kardeşlerinin katillerine alkış tutmak, sınıf düşmanının bölge halklarının kanıyla da beslenen azami kar ve azami egemenlik programına selam durmaktır.

Burjuvazinin askeri olmayacağız!

Suriye’ye bir müdahale ve savaş, Türkiye işçi sınıfına ölüm ve ekonomik yıkım, krizin faturasını ödeme, grevlerin ve her türlü işçi eyleminin ve mücadele örgütlenmesinin yasaklanması ve bastırılması, daha düşük ücretlerle çalışma bedeli olarak dönecektir. İşçi sınıfı, Türkiye kapitalistlerinin ve emperyalistlerin çıkarları için savaşması, ölmesi ve öldürmesi demek olan bu politikaya kararlılıkla karşı çıkmalıdır. Hiçbir işçi, savaşa sürülmek istenen genç, kapitalistin silahının mermisi, silahının ateşleyicisi, emir eri olmamalıdır.

Türkiye işçi sınıfı, sınıf kardeşlerinin kanı üzerinden bölgenin yeniden paylaşım savaşlarına, hegemonya ve güç mücadelelerine sessiz kalmamalıdır. Bugün Suriye’de Türkiye’nin de doğrudan müdahalesinin olduğu bir gerici iç savaş yaşanıyor. İşçi sınıfı, Türkiye’nin bu kirli ve kanlı müdahale politikalarına kayıtsız kalamaz. Arap baharının etkisiyle gerici Esad rejimine karşı demokrasi talebiyle gelişen halk isyanının çürütülmesinde, emperyalist kapitalistler ve bölgesel güç konumundaki Türkiye ve İran başat rol oynamıştır. İşçi sınıfı ve emekçileri etnik, ulusal, dinsel, mezhepsel ayrım ve çatışmalarla zehirleyen emperyalist ve bölgesel tekelci kapitalistler, bölgedeki burjuva güçler Suriye halklarının düşmanıdır.

Ulusal, dinsel, mezhepsel düşmanlık ve ayrımlara hayır diyen, boğazlaşmaların karşısında durabilecek olan tek sınıf, işçi sınıfıdır! Ezilen halkların yanında, ulusal, dinsel ve mezhepsel baskıların karşısında net bir tutum koyabilecek olan tek sınıf, işçi sınıfıdır! Ancak, işçi sınıfı bu gerici savaşı önleyebilir. Ancak, böyle bir işçi sınıfı bulunduğu ülkelerdeki ve bölgedeki devrime önderlik edebilir. İşçi sınıfı, tekelci kapitalist Türkiye devletinin, emperyalist-kapitalistlerin mali oligarşik egemenlik ve hegemonyacılığına, savaşa ve işgale kararlılıkla karşı çıkmalıdır.

İşçilerin düşmanı kapitalistlerdir. En başta bulundukları ülkenin kapitalistleri ve tüm dünyadaki kapitalistlerdir. İşçilerin yürüteceği tek savaş kapitalistlere karşı savaş, sınıf savaşıdır. Türkiye’de de, Suriye’de de, Amerika’da da, Avrupa’da da kapitalist sınıfı yıkma savaşıdır. Kapitalistlerin iktidarını -her türlü sınıf diktatörlüğünü- yıkarak sömürüden kurtulma ve özgürleşme savaşıdır.

Suriye‘ye bir saldırı için Türkiye tekelci burjuvazisi ve emperyalist kapitalistlerin gün saydığı şu günlerde emperyalist kapitalist işgal ve savaşı engellemek için mücadele yürütmek, tekelci burjuvazinin sınıf çıkarları için ölmeye ve sınıf kardeşlerini öldürmeye sürülen işçi sınıfı ve emekçilerin ertelenemez gündemidir. Düşmanlıklar halklar arasında değil sınıflar arasındadır. Emperyalist ve bölgesel tekelci kapitalist saldırı, müdahale politikalarına, bölge emekçi halkları için kan banyosu anlamına gelecek olan savaşa karşı “İşçilerin birliği, halkların kardeşliği!” şiarını yükseltmeli, Türkiye’nin ilk sırada yazıldığı emperyalist ve bölgesel tekelci kapitalist savaşa dur diyecek bir irade ve gücün açığa çıkmasını sağlamalıyız.

İşçilerin birliği-halkların kardeşliği platformlarını oluşturarak, her türlü emperyalist ve bölgesel tekelci kapitalist pazarlık, anlaşma ve müdahale politikalarına, gerici iç savaşın örgütleyicilerinden biri olan Türkiye‘nin ekonomik-siyasi-askeri tüm müdahale politikalarına, kontrgerilla faaliyetlerine karşı mücadeleyi yükseltmeli, emperyalist kapitalist savaşların, müdahalelerin lojistik ve komuta merkezi olarak örgütlenen tüm NATO üslerinin ve en son bölge halklarına savaş kalkanı olarak kurulan Kürecik‘teki NATO Füze Kalkanı‘nın, Adana ve Hatay’da kurulan Özgür Suriye Ordusu adı altında faaliyet gösteren paramiliter güçlerin eğitim kamplarının kapatılmasını hedeflemeliyiz. Savaş durumunda ise işçi sınıfının yapacağı tek şey vardır: Emperyalist ve bölgesel tekelci kapitalist savaşa karşı sınıf savaşını yükselterek savaşı tekelci burjuvaziye karşı bir iç savaşa dönüştürmek, Türkiye tekelci burjuvazisinin bu savaşı kaybetmesi, müdahale ve işgal girişimlerinin başarısız olmasını sağlayacak bir mücadele yürütmek!

Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını savunmadan işçi sınıfının birliğini ve enternasyonal mücadelesini savunamayız!

Batı Kürdistan‘da özerkliğini ilan eden Kürt halkı Türk işçi sınıfı ve emekçilerinin düşmanı değildir. Kuzey Kürdistan’da ulusal statü, anadilde eğitim taleplerini yükselttikleri için Türk tekelci burjuvazisi ve devletinin baskı, zor ve imha politikalarıyla her gün karşı karşıya olan Kürt halkı, Türk işçi sınıfı ve emekçilerinin düşmanı değildir! Kürdüyle Türküyle işçi sınıfı ve emekçiler işçilerin birliği-halkların kardeşliği için enternasyonal sınıf mücadelesini yükseltmelidir.

Kesin ve net bir biçimde, Kuzey Kürdistan’da ve Kürdistan’ın tüm parçaları için Kürt ulusunun tam hak eşitliğini ve isterse ayrılıp kendi devletini kurma hakkını savunacağız. Batı Kürdistan’da özyönetimlerini oluşturarak özerkliklerini ilan eden ve ulusal demokratik haklarını kullanan Kürt halkına Türkiye’den, Türkiye’nin kışkırtmasıyla paramiliter gruplardan ve Esad rejiminden gelebilecek herhangi bir saldırıya karşı Kürt halkının yanında yer alacağız.

Bugün, burjuvazinin içeride ulusal demokratik hakları için mücadele eden Kürt halkına yönelen inkâr-imha-baskı-zor siyasetine; dışarıda Suriye ve bölge halklarına ölüm, yağma ve yıkım, kanlı boğazlaşmaları getirecek müdahale ve savaş politikalarına, Batı Kürdistan’da özerkliğini ilan eden Kürt halkına yönelecek bir müdahale operasyonuna sessiz kalmak, işçi sınıfının boynundaki ücretli kölelik prangasını çok daha ağırlaştıracaktır!

İşçi sınıfı, emperyalist, bölgesel tekelci ve yerel işbirlikçi kapitalist haydutların halkların kanı üzerinden güç ve paylaşım saldırganlığını durdurmak ve ulusal demokratik talepleri için mücadele eden Kürt halkına yönelen baskı, saldırı ve imha politikalarını, Kürdistan’da artık gizlenemez durumda olan savaş halini ortadan kaldırabilmek için kapitalist devlete karşı “savaş hali”ne geçmelidir. Bunun bugün sınıf dilindeki en somut karşılığı genel grev genel direniştir! Tekelci burjuvazinin savaş ekonomisi, akbaba siyasetini ancak bu şekilde işlemez hale getirebiliriz.

Emperyalist ve bölgesel tekelci savaşa karşı sınıf savaşını yükselt!
Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!
Emperyalist kapitalist savaşa-işgale hayır!
Kahrolsun kapitalizm!
İçeride-dışarıda tekelci kapitalist savaşı durduracağız!
Yaşasın ulusların kendi kaderini tayin hakkı!
Yaşasın bağımsız sosyalist Kürdistan!
Kahrolsun burjuva diktatörlük! Yaşasın sosyalist devrim!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*