Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » TEKEL işçisi için onbinler Ankara’daydı (yenilendi)

TEKEL işçisi için onbinler Ankara’daydı (yenilendi)

TEKEL işçilerinin 68 gündür süren onurlu mücadelerinde, bugün Türkiye’nin dört bir yanından gelen sınıf kardeşleri, bir araya gelerek tek yumruk oldu.

Ölmek var, dönmek yok” diyen TEKEL işçileriyle dayanışmak için DİSK, KESK, Kamu-Sen ve Türk-İş’in örgütlediği eylemle Türkiye’nin dört bir yanından gelen işçi emekçiler Ankara’da buluştu.

Sabah erken saatlerde illerden kaldırılan otobüslerle Ankara’ya gelen sendikalar ve devrimci-demokrat kitle örgütleri Kolej Meydanı’nda bir araya geldi. Devrimci Proletarya “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni” yazan pankartıyla eylemde yerini aldı.

Binlerce işçi-emekçi oturma eylemini başlatmak üzere sloganlarla Sakarya Meydanı’na yürüdü. Onbinlerce işçi ve emekçi burada TEKEL işçileriyle birleşti. Sakarya Meydanı’nda çekilen halayların ardından Mustafa Türkel TEKEL işçileriyle dayanışmak için gelen sendika ve devrimci, demokrat kitle örgütlerini selamlayarak, hükümeti hedefe çakan teşhir konuşması yaptı. 22 Şubatta konfederasyonların genel başkanlarının bir araya gelerek, mücadelenin kalan kısmının nasıl yürütüleceğine dair karar alacaklarını bildirdi. Türkel’in konuşmasının ardından oturma eylemine geçildi. Oturma eylemi 21 Şubat Pazar günü saat 12.00′da sonlandırılcak ve kitlesel bir eylem gerçekleştirilecek.

Saat 14.00′da Türk-İş’in önünde Mustafa Kumlu bir konuşma yaptı.

Gece TEKEL işçileriyle birlikte

20 Şubat’ı 21 Şubat’a bağlayan geceyi TEKELdirenişçileriyle birlikte geçiren dayanışma güçlerinin önemli bir bölümü uyumadı. Çadırlardan ziyaretçilerle yapılan sohbetler, bazılarında bağlama, türkü sesleri kesilmedi. Sabahın ilk saatlerinde çadırkent programı uyarınca önce çevre temizliği yapıldı ve sonra ortak kahvaltılar yapıldı. Eylemin sonlandırılma saati olan 12:00’ye yaklaşılırken, çadırkentten slogan sesleri yeniden yükselmeye başladı.

Saat 12:00’de BES Örgütlenme Sekreteri Abidin Sırma, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Tek-Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel ve DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün Sakarya caddesinde birer konuşma yaptı. Daha sonra Türk-İş binası önünde yapılacak basın açıklaması ve konuşmalar için yürüyüş başladı. Caddeyi hıncahınç dolduran eylemciler, Türk-İş binası önüne geldiklerinde her zamanki gibi flamaların indirilmesi “uyarısı” ile karşılaştılar.

Söz alan KESK Genel Başkanı Sami Evren, konuşmasında TEKEL işçisinin zaferi kazandığını ancak 4-C’yi kaldırmanın şart olduğunu belirtti. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, “destekçi” rollerinin altını çizdi ve Tekgıda-İş ile Türk-İş’in alacağı kararlara tabi olduklarını açıkladı. Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız da konuşmuş olmak için konuştu ve Kumlu’dan sonra en fazla tepkiyi o topladı.

Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’nun gelene teşekkür, hükümete icazet konuşması, sık sık “Genel Grev Genel Direniş”, “Şalter inecek bu iş bitecek” “Söz bitti sıra grevde”, “Sendikalar göreve genel greve” sloganlarıyla kesildi. Direnişçilerin alana çıkacak kadar ilgi göstermediği konuşmaların ardından direnişçilerle dayanışma eylemine katılmaya gelen güçler illerine döndüler.

Sabah saatleri…

Sabah saatlerinde Türk-İş binası önünde bir grup TEKEL direnişçisinin yanı sıra Yol-İş ve Tezkoop-İş üyesi işçiyle serbest vezin konuşan Mustafa Türkel, eylemin gidişatına ilişkin ipuçları verdi. Sendika ve kitle örgütlerinin yüklenmedikleri açıkça belli olan, buna rağmen 10 binden fazla kişinin katıldığı 20 Şubat eylemi, TEKEL direnişinde kaldıraç rolünü oynamaktan uzaktı. İşçiler içerisinde sendikanın çözücü rolünü oynamayı sürdürdüğü de gözlenebiliyordu.

Mustafa Türkel, yaptığı sohbet sırasında TEKEL direnişinin 4/C statüsünde ciddi değişiklikler getirdiğini, örneğin çalışma saatlerinin 8 saat olarak sabitlendiğini belirtti. Bu ve benzeri konuşmalarla işçilerin 4/C’ye ısındırılmaya çalışıldığı, aynı zamanda da özgüçlerine güvensizliğin körüklendiği anlaşılıyor. 4/C’ye başvuruları engellemek için hiçbir şey yapılmıyor ve bütün bunlar “Biz zaten 70 gün burada direnmemizle kazandık” demagojisiyle somut kazanımlar elde edilmeden direnişin işçilerin “talebi, hatta kararı” üzerine bitirilmesinin zemini hazırlanıyor.

TEKEL direnişi, bu zorlandığı noktada yeniden soluklanmak, moral, özgüç ve destek bulmak için küçüklü büyüklü adımların atılmasını gerektiriyor. Devrimci güçlerin ve öncü işçilerin etkileşimi, bu adımların atılabildiği oranda anlam kazanacak ve hem somut kazanımlar hem de gelecek açısından tohumlar verecek.

20 Şubat günü TEKEL işçileriyle 1 günlük dayanışma eylemine katılmak için birçok ilden Ankara’ya gelen ve geceyi Sakarya caddesinde ve çadırkentte geçiren işçi ve emekçiler, devrimci güçler, sendikalar, kitle ve meslek örgütleri Ankara’dan ayrıldı.


Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*